T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3363
Karar No : 2023/1262
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı … Vergi Dairesi Müdürlüğü - … / …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.'den (eski unvan: ... Dijital Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.) tahsil edilemeyen amme alacağının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca, kanunî temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline ilişkin olarak düzenlenen … tarih ve … sayılı 286,871.59-TL tutarlı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
25/02/2008 tarih ve 7006 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'ndeki ilana göre, davacının eski unvanıyla ... Dijital Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeliğine atanmasıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili hâle getirildiği, 23/05/2014 tarihli genel kurul kararıyla hisselerini devrettiğinin ve yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğinin 29/05/2014 tarih ve 8579 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, 2013 yılına ilişkin Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) kararlarıyla anılan şirket adına tesis edilen idari para cezalarının yasal sürede ödenmemesi üzerine … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirleri düzenlenmek suretiyle şirket hakkında cebr-i icra işlemlerinin başlatıldığı, söz konusu ödeme emirlerinin anılan şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmaları sonucunda söz konusu ödeme emirlerine dahil olan alacakların asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin tespit edildiği, bunun üzerine dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği; davacının yönetim kurulu üyesi sıfatı ile temsile ve ilzama yetkili olduğu dönemde tahakkuk eden ve asıl borçlu şirketten tahsiline olanak bulunmadığı anlaşılan para cezalarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı hakkında düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Asıl borçlu şirket adına RTÜK tarafından verilen 2013 yılına ilişkin idari para cezalarının ödenmemesi üzerine söz konusu alacağın asıl borçlu şirketten tahsili için … tarih ve … sayılı, … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında … tarih ve … sayılı ödeme emrinin sehven yazıldığı anlaşıldığından, belirtilen hata düzeltilerek, İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2021/5030, K:2022/1099 sayılı kararıyla;
Dosyanın incelenmesinden, eski unvanı ... Dijital Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan ... Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.'nin 08/02/2008 tarihli Ana Sözleşmesi'nde "Şirketi Temsil ve İlzam Yönetim Kurulu Üyelerinin Görev Taksimi" başlıklı 8. maddesinde, davacının kanuni temsil yetkisine ilişkin olarak "Yönetim Kurulunun temsil ve yetki paylaşımında şirket ortağı ve yönetim kurulu başkanı Mustafa Poyraz tek başına şirketi her hususta ahzu kabza, temsil ve ilzama yetkilidir" düzenlenmesinin bulunduğu, bu hususun 25/02/2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde tescil ve ilan edildiği, davacının hisselerini devrettiği 22/05/2014 tarihine kadar kanuni temsil yetkisini sürdüğü, 22/05/2014 tarihinde şirkette bulunan tüm hisselerini devrettiği, devir işleminin ardından 30/09/2016 tarihinde, hisseleri devralan kişi tarafından şirket adına, dava konusu ödeme emrine dahil 2013 yılına ilişkin RTÜK idari para cezalarını da kapsayan şirket borçlarının, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırılan söz konusu borçlara ilişkin ikinci taksidin, vade tarihi geldiği hâlde ödenmemesi sebebiyle yapılandırma işleminin 28/07/2017 tarihinde iptal edildiği, davacının kanuni temsilci olduğu 2013 dönemine ilişkin RTÜK idari para cezalarının, asıl borçlu şirketten tahsil imkânı bulunmadığından bahisle 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsili amacıyla 27/02/2019 tarihli ödeme emrinin düzenlendiği, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının görüldüğü,
Uyuşmazlığın, 2008-2014 yılları arasında şirketin kanuni temsilcisi olan davacının, tüm hisselerini devretmesinin ardından şirket borçlarının yapılandırılmış olması karşısında, dava konusu ödeme emri içeriğindeki 2013 yılına ait idari para cezalarından kaynaklanan sorumluluğunun, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi kapsamında devam edip etmediği noktasında toplandığı,
6736 sayılı Kanun'un genel gerekçesine bakıldığında, yatırımların arttırılarak kalkınmanın temin edilmesine yönelik kararları desteklemek, müteşebbislerin iş ve yatırım kararlarına daha sıhhatli bir şekilde odaklanmalarına imkan sağlamak için; özel sektörün kamuya olan borç yükünün azaltılarak borçlara taksitle ödeme imkânı getirilmesi, ihtilafların sulh yoluyla sonlandırılması, vergi incelemesinde olan konuların dava yoluna gidilmeksizin çözümlenmesi amaçlarıyla bu Kanun'un hazırlandığı, anılan Kanun'un 1. maddesinin (b) bendinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun gereğince verilen idari para cezalarının da yapılandırma kapsamında bulunduğunun kurala bağlandığı, dava konusu ödeme emri içeriği borçların da anılan idari para cezalarından kaynaklandığı ve şirket adına yapılan yapılandırmaya dahil edildiği, söz konusu borçların yapılandırıldığına dair, cevap dilekçesi ekinde sunulan "Detaylı Ödeme Planı Yapılandırma Tablosu" incelendiğinde borçların tutarı, vadesi ve döneminin değiştiğinin anlaşıldığı,
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, dava konusu ödeme emrine dahil borçların doğduğu tarihte kanuni temsilci olan davacının söz konusu amme alacağının ödenmesinden sorumlu olduğu, zira kanuni temsilcinin 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulması için, kamu alacağının doğduğu ya da ödenmesi gerektiği zamanda kanunî temsilci olarak görev yapması yeterli ise de, söz konusu ödeme emrine dahil borçların 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, yapılandırma sonrasında bu borçların tutarı, vadesi ve döneminin değiştiği de göz önüne alındığında; yapılandırma ile yeni bir hukukî durumun ortaya çıktığı, söz konusu yeni hukukî durum sebebiyle, yapılandırma başvurusunda bulunulan ancak vadesi geldiği hâlde taksitleri ödenmeyen kamu alacağından yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı ve yapılandırmanın ihlâl edilmesi nedeniyle iptal edilmiş olmasının da belirtilen duruma ilişkin olarak herhangi bir değişikliğe yol açmayacağı,
Bu durumda, uyuşmazlık konusu ödeme emri içeriğine ait borçların asıl borçlu şirketin 6736 sayılı Kanun kapsamında yaptığı başvurusuna istinaden yapılandırıldığı tarihte ve yapılandırma koşullarının ihlâl edilmesi nedeniyle yapılandırmanın iptal edildiği tarihte şirketin kanunî temsilcisi olmayan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Nitekim, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 08/03/2017 tarih ve E:2016/1150, K:2017/120 sayılı, 07/02/2018 tarih ve E:2017/703, K:2018/718 sayılı, 02/10/2019 tarih ve E:2019/725, K:2019/679 sayılı, 18/11/2020 tarih ve E:2019/1594, K:2020/1267 sayılı, 24/11/2021 tarih ve E:2020/670, K:2021/1694 sayılı kararlarıyla süregelen içtihadının da bu yönde olduğu gerekçesiyle, … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Vadesinde ödenmeyen tüzel kişilere ait kamu alacaklarından, söz konusu borcun doğduğu veya ödenmesi gerektiği tarihlerdeki kanuni temsilcilerin, kanuni temsilcilikten kaynaklı ödevlerini usulüne uygun şekilde yerine getirmemelerinden dolayı şahsi malvarlıklarıyla asıl borçlu tüzel kişilerle birlikte sorumlu oldukları, bunun kanundan doğan bir sorumluluk olduğu, kanuni temsilcilerin takip edilebilmesi için kamu borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk ve tebliğ safhalarından geçip kesinleştirilmesi, asıl borçlu hakkında tüm takip yollarının tüketilmesi ve amme alacağının borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut bir biçimde ortaya konulması ve borcun şahsın kanuni temsilci olduğu dönemlere ilişkin bulunması gerektiği,
Öte yandan, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun'un ya da bu kanun kapsamındaki kamu alacalarının yapılandırılmasının borç doğuran bir işlem olmadığı, mevcut kesinleşmiş kamu alacağını borçlusunun talebi üzerine bir kısım ferilerinin tahsilinden vazgeçip taksitlendirerek yeni bir vadeye bağlamaktan ibaret bulunduğu, dolayısıyla gerek alacağın tabi olduğu kendi mevzuatının (olayda Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun) gerekse 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35.maddesinden doğan sorumluluğu kaldırmasına imkan bulunmadığı, bu yolda açık bir hükme de yer verilmediği, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinde açık ve kati bir şekilde hüküm altına alınan ve gerek ticaret hukukunda gerekse kamu hukukunda tartışmasız bir şekilde önemi ve sonuçları kabul gören söz konusu sorumluluk müessesesinin yorum yoluyla uygulanma kabiliyetinin ortadan kaldırılmasına imkan bulunmadığı,
Olayda, ... Dijital Yayıncılık San.ve Tic. A.Ş'ye ait ödenmemiş 286,871,59-TL tutarındaki RTÜK idari para cezası borçlarının davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı tarihten sonra 6736 sayılı Kanun'la yapılandırıldığı, yapılandırılan borçtan daha önceki kanuni temsilcilerin sorumlu tutulmasına imkan bulunmadığından bahisle Daireleri kararı bozulmuş ise de, anılan Kanun uyarınca yapılan yapılandırma, borcun vadesini, tutarını değiştirmiş ve her ne kadar yapılandırmayla yeni bir hukuki durum oluşmuş ise de, borcun kaynağının değişmediği, yapılandırma şartlarına uyulmaması halinde oluşan yeni hukuki durumun ortadan kalkabileceği, yapılandırmanın, kanuni temsilcilikten kaynaklı ödevlerini usulüne uygun şekilde yerine getirmeyerek borcun doğumuna ve vadesinde ödenmemesine neden olan kanuni temsilcilerin sorumluluğunu kaldırmadığı, anılan Kanun'da bu yönde açık bir hüküm olmadığı gibi Kanun'un amacının da bu olmadığı, yorum yoluyla 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinden kaynaklı sorumluluğun bertaraf edilmesine de imkan bulunmadığı, aksi düşüncenin, yapılacak bir başvuruyla borcun sorumlularının değiştirilmesi, borcun doğumuna neden olan asıl kişilerin sorumluluğunun kaldırılmasının sonraki kanuni temsilcinin iradesine bırakılması anlamı taşıdığı, kamu borçlusuna borcunu ödemesinde kolaylık sağlanması amacıyla çıkarılan yapılandırma müessesesine yapılacak bir başvuruyla, borcun doğumuna ve vadesinde ödenmemesine neden olan sorumluların bu sorumluluklarından kurtulmalarına neden olunacağı anlaşıldığından Danıştayın bozma gerekçesine uymaya imkan bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca yapılan istinaf başvurusunda öne sürülen iddialar ve İdare Mahkemesince verilen karar birlikte incelendiğinde, söz konusu karar ve dayandığı gerekçe usul ve hukuka uygun bulunan kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden görülmediği,
Ancak, ... Dijital Yayıncılık San.ve Tic. A.Ş.'ye (... Radyo Televizyon Yayıncılık A.Ş.) verilen toplam 286,871,59-TL tutarındaki RTÜK idari para cezalarının şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … tarihli … dosya numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan iş bu dava dosyasında verilen istinafa konu kararda dava konusu ödeme emri içeriği idari para cezaları ve bunların şirketten tahsili için düzenlenen ödeme emirleri gün ve sayı olarak belirtilmiş ise de, iş bu dava dosyası ile Dairelerinin E:2020/1412, E:2020/660, E:2020/1441 ve E:2021/367 sayılı dosyaları birlikte incelendiğinde, Mahkemece belirtilen tarih ve sayıların sehven yazıldığının görüldüğü, asıl borçlu ... Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş. (eski unvanıyla ... Dijital Yayıncılık San. ve Tic. A.Ş.) adına RTÜK tarafından verilen … tarih ve …, …, … ve … sayılı, … tarih ve … ve … sayılı, … tarih ve … ve … sayılı, … tarih ve … sayılı, … tarih ve sayılı, … tarih ve … sayılı idari para cezalarının ödenmemesi üzerine söz konusu alacağın şirketten tahsili için … tarihli … sayılı ve … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği anlaşıldığından, belirtilen hatanın düzeltilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hisselerini devrettiği tarihten sonra, … tarihinde … sayılı Kanun kapsamında şirket borçlarının yapılandırıldığı, yapılandırma neticesinde yeni bir hukukî durumun ve yeni bir borç ilişkisinin ortaya çıktığı, bu sebeple ödeme emrine konu borç ile ilgisinin bulunmadığı, tüm hisselerini devretmiş olduğundan dava konusu ödeme emrine dahil idari para cezalarının vade tarihinde asıl borçlu şirket ile bağının kalmadığı, ödeme emrine konu alacakların zamanaşımına uğradığı, söz konusu alacağın tahsiline yönelik yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Samsun Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,
4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/06/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/03/2022 tarih ve E:2021/5030, K:2022/1099 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.