T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3365
Karar No:2023/1242
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve
Ticaret A.Ş.
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... TV" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında, 18/09/2020, 25/09/2020 ve 02/10/2020 tarihlerinde yayınlanan "..." adlı dizi filmde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi ile ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkelerinin ihlâl edildiğinden bahisle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrası gereği bahse konu ihlâllerden en ağır cezayı gerektiren 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 663.090,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; program CD'si ve deşifre metinleri birlikte değerlendirildiğinde, ihlâle konu dizi filmde, yoğun şiddet sahnelerinin yer aldığı, konu itibarıyla her ne kadar kurgusal yapımlar olsa dahi hikayelerini hayatın içinden aldıkları, toplumda gerçeklik noktasında bir karşılık bulabildiği, şiddetin meşrulaştırıldığı, çözüm yöntemi ve cezalandırma unsuru olarak gösterildiği, izleyicilerin dizide yer alan sahnelerde görüldüğü gibi yoğun şiddet sahnelerine maruz kalmaları onların üzerinde şiddeti kanıksatıcı, özendirici etkiler doğurabileceğinden, yayında, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendinde yer alan, "Şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olamaz." ilkesinin ihlâl edildiğinin anlaşıldığı; bu itibarla, ilgili yayının sanatsal faaliyet olarak nitelendirilmesi hâlinde dahi mevzuatta yer alan sorumlulukların ortadan kalkmayacağı dikkate alındığında, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararında yalnızca 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi yönünden değerlendirme yapıldığı, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesi yönünden de ayrıca değerlendirme yapılması gerektiği, aynı dizinin işbu davada yayın ilkelerini ihlâl ettiği belirtilen sahneleriyle çok benzer olan ve yakın yayın tekniklerinin kullanıldığı 14,21,28/01/2020 ve 04,11,18/02/2020 tarihlerinde yayınlanan bölümleri nedeniyle Üst Kurul'un … tarih ve … sayılı kararıyla tesis edilen yaptırıma karşı ... İdare Mahkemesi'nin E:… sayılı dosyasına kayden açılan davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının ihlâl edildiği sonucuna varıldığı, raporda yer alan tespitlerin, adı geçen dizinin uyuşmazlık konusu bölümlerinin değerlendirilmesi yönünden de hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, buna göre Mahkemece 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesi yönünden değerlendirme yapılmamış ise de, dava konusu işlemle 6112 sayılı Kanun'un hem 8. maddesinin birinci fıkrasının (ş) bendi, hem de 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesinin ihlâl edildiği, her iki ihlâlin karşılığında da idari para cezası öngörüldüğü gerekçesiyle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tek idari para cezası uygulanmış olduğu dikkate alındığında, 8. maddenin ikinci fıkrası yönünden ayrıca değerlendirme yapılmamış olmasının kararın kaldırılmasını gerektirmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkemece idari işleme konu olmayan yayınlara ilişkin bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesine rağmen rapora karşı kendilerine beyan ve itiraz hakkı tanınmadığı, ifade özgürlüğünü esaslı olarak sınırlandıran idari işlemin hukuki denetiminde hangi sınırlama ölçütlerine göre karar verildiğine dair somut bir gerekçeye yer verilmediği, anılan yaptırımın sanat özgürlüğüne müdahale olduğu, farklı kanallarda da benzer görüntülere yer verilmesine rağmen ilgili kuruluşlar hakkında cezai işlem tesis edilmemesinin eşitlik ilkesini ihlâl ettiği, davaya konu sahnelerde şiddetin meşrulaştırılmadığı ve özendirilmediği, ...iyon sahnesinin süresi ve içeriğinin tek başına ihlal sebebi olamayacağı, sinema tekniğinden bağımsız bir inceleme sonucu yayın ilkelerinin ihlâl edildiği yönünde bir kanaate varılamayacağı, davaya konu idari yaptırımın Anayasa’da öngörülen sınırlandırma ölçütlerini haiz olmadığı, eylem ile yaptırım arasında neden-sonuç ilişkisinin kurulmadığı, İstinaf Mahkemesi kararında hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin Mahkeme kararının hukuka uygun bulunması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemle ifade, düşünce ve basın özgürlüğünün ihlal edilmediği, Üst Kurul’un 6112 sayılı Kanun'la verilen yetki ve görevlerini adalet, hakkaniyet ve eşitlik ilkelerini gözeterek kullandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.