T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3377
Karar No : 2023/1123
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Elektrik Malzemeleri Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/06/2022 tarih ve E:2019/407, K:2022/3692 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 06/07/2018 tarih ve 30470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Kanununun 16. Maddesinin Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 2. maddesiyle değişik asıl Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "sahibi veya rödövansçı" ibaresinin, aynı madde ile asıl Yönetmelik'in 4. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (h) bendinin, 4. ve 6. maddelerinin, 7. maddesiyle değişik asıl Yönetmelik'in 10. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinin, 8. maddesiyle asıl Yönetmelik'in 11. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (h) bendinin, 13. ve 14. maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 02/06/2022 tarih ve E:2019/407, K:2022/3692 sayılı kararıyla;
Anayasa'nın 124. maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun Ek 7. maddesi ile 21/09/2017 tarih ve 30187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maden Yönetmeliği'nin 4. maddesinde yer alan "rödövansçı" ve "rödövans sözleşmesi" tanımlarına yer verilerek,
Anayasa'nın 124. maddesi ve normlar hiyerarşisi bağlamında, bir kanun hükmüne dayalı olarak hazırlanan yönetmelikler ile kanun hükümlerine açıklık getirilmesi ve kanun hükümlerinin uygulamaya geçirilmesinin amaçlandığı,
Normlar hiyerarşisi kuramına göre hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan anayasa, kanun, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, bu nitelikleri gereği, dayandıkları üst hukuk normlarına aykırı hüküm ihtiva etmelerinin mümkün olmadığı, diğer yandan, normlar hiyerarşisindeki düzenlemenin soyuttan somuta doğru kademeli bir sistem içerdiği,
Kanun koyucunun düzenleyeceği konularda genel prensipleri belirleyeceği ve bunun uygulanmasını, yürütmeye, bir başka ifadeyle idarelere bırakacağı, İdare Hukukunun temel ilkeleri uyarınca; idare tarafından, düzenleyici işlemler tesis edilirken, üst hukuk normlarına açıklık getirilmesi, bu normlarca çizilen çerçeve içerisinde teknik detayların belirlenmesi ve uygulamadaki belirsizliklerin giderilmesinin amaçlanması gerektiği,
6831 sayılı Kanun'un 16. maddesinde, Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Bakanlıkça izin verilebileceğinin belirtildiği ve maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelik ile belirleneceğinin öngörüldüğü,
Dava konusu düzenlemelerde, ruhsat sahalarındaki madenlerin üretilerek değerlendirilmesi amacıyla ruhsat sahiplerinin rödövans sözleşmesi imzaladığı gerçek ve tüzel kişiler, kamu kurum ve kuruluşları ile bunların iştirakleri olarak tanımlanan rödövansçılar tarafından yapılacak kesin izin başvurusuna, kesin izin devir başvurusuna, kesin izin süre uzatım başvurusuna ve rödövansçıya verilecek kesin iznin iptaline ilişkin usul ve esasların düzenlendiğinin anlaşıldığı,
6831 sayılı Kanun'un 16. maddesinde, Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile ilgili madencilik faaliyetlerine izin verileceği düzenlemiş olup, anılan maddede izin sahibinin salt ruhsat sahibi olması gerektiği yönünde herhangi bir sınırlama bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerin Kanun'un genişletilmesi niteliğinde olmadığı sonucuna varıldığı,
Bu durumda, rödövans sözleşmesi bulunması koşulu ile Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile ilgili madencilik faaliyetlerine ruhsat sahibi yanında rödövansçıya da izin verilmesine dair usul ve esasların belirlenmesine ilişkin dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, 6831 sayılı Kanun'un 16. maddesinde rödövansçıya da orman izni verileceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, dava konusu Yönetmelik değişikliği ile rödövansçıya da orman izni verilmesine ilişkin düzenleme yapıldığı, bu düzenlemelerin 6831 sayılı Kanun'un 16. maddesini aşar nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 02/06/2022 tarih ve E:2019/407, K:2022/3692 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.