T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3389
Karar No : 2023/1222
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca davayı yeniden inceleyen ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … İnşaat Elektrik Malzemeleri Plastik ve Metal Ürünleri Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2006 ila 2008 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacaklarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … ve … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Üçüncü Dairesince, Vergi Mahkemesi kararının, … takip numaralı ödeme emri ile 307 takip numaralı ödeme emrinin, asıl borçlu adına düzenlenen … tarih ve …-… takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacakları dışında kalan kısımlarının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının bozulması üzerine söz konusu bozma hükmüne uyulmak suretiyle, davacının şirket ortaklığından ayrıldığı 11/02/2008 tarihinden sonraki dönemlere ait kamu alacağından sorumlu tutulamayacağı, bu tarihten öncesine ilişkin kamu alacağı nedeniyle sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle değinilen ödeme emirlerinin, davacının şirket ortaklığından ayrıldığı 11/02/2008 tarihinden sonraki dönemlere isabet eden kamu alacağına yönelik kısmı iptal edilmiş, diğer kısmı yönünden ise dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 58. maddesi uyarınca ödeme emrine karşı açılacak davalarda böyle bir borcun olmadığı, kısmen ödendiği ya da zamanaşımına uğradığının iddia edilebileceği, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Mahkemesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 05/04/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Vergi Mahkemesince, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmı, asıl şirketteki hisselerinin tamamını 11/02/2008 tarihli noter hisse devir sözleşmesiyle devrettiğinden davacının bu tarihten sonraki dönemlere isabet eden kamu alacağından şirket ortağı sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Davacı, her ne kadar asıl borçlu şirketteki tüm hisselerini 11/02/2008 tarihli noter hisse devri sözleşmesiyle devretmiş ise de bu husus tescil ve ilan edilmediğinden üçüncü şahıs konumunda bulunan davalı idare açısından herhangi bir hüküm ifade etmeyeceği gibi davacı tarafından sözü edilen durumun idarenin bilgisine girdiği yolunda da iddiada bulunulmadığı anlaşılan olayda davacının sözü edilen dönemlere isabet eden kamu alacağı yönünden şirket ortağı sıfatıyla sorumluluğunun sona erdiğinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla usulüne uygun olarak kesinleşen ve şirket mal varlığından alınamayan değinilen kamu alacağının tahsili için takibinde hukuka aykırılık görülmediğinden davalı idare temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının söz konusu hüküm fıkrasının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.