T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3400
Karar No:2023/1059
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurulu
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan kanalda yayınlanan "…" isimli dizinin 26/03/2021 tarihinde saat 21.07'de 583. bölümünde 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan, "... İnsan onuruna ... aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle 776.977,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan 13 no.lu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete ait … logosuyla yayın yapan kanalda yayınlanan … isimli yerli dizinin 26/03/2021 tarihinde saat 21.07'de 583. bölümünde yer verilen sahnesinde bir avukata karşı tehdit ve hakaret içerikli cümleler sarf edilmesine ve avukata fiziki şiddet uygulanmasına ilişkin görüntülerin 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan yayın ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle aynı Kanun'un 32. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Şubat 2021 ayına ait ticari iletişim gelir beyanının takdiren %2'si oranına tekabül eden 776.977,00 TL idari para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, uyuşmazlık konusu görüntülerin bağlamının uyuşturucu bağımlısı ve sapık bir insanın polis ekibinden birini iğneyle bayıltıp polis ekibini görüntülü aradığı ve polis ekibinde rehin aldığı kişiyi poşetle boğduğu, polis ekibinin şuç şüphelisinin peşine düştüğü ve şüphelinin tutuklandığı, şüphelinin annesinin avukatı vasıtası ile şüphelinin tahliyesini sağlamak amacıyla doktorlara rüşvet verdirdiği ve doktorca yapılan itirafta şüphelinin avukatından para aldığını beyan etmesi üzerine polis ekibinin rüşvet verdiği ifade edilen avukatı gözaltına alınmasına yönelik sahne olduğu, gözaltı işlemi sırasında avukat ve polisler arasında “ -Noluyor be. Avukatım ben. -Daha bu hiç bir şey. Rahat dur debelenme. -Tehdit mi ediyorsunuz? Hepinizi şikayet edeceğim. -Oğlum tutsanıza şunu. Bir adamı zapt edemiyorsunuz. Kelepçeleyin şunu. -Bana suçlu muamelesi yapamazsınız. Kelepçe takamazsınız. Bırak. (Polis tokat atar.) Vurdu bana. Bittin sen bittin. Sürdüreceğim seni.” şeklindeki diyalogların gerçekleştiği, aktarılan dizi diyaloglarında, kaynağını Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile görevli bulunan kamu görevlileri hakkında kullanılan ifadeler ve bu görevlilere karşı tokat atmak suretiyle gerçekleşen eylemin, hâkim ve Cumhuriyet savcılarının verdiği talimatlar uyarınca adli kolluk hizmeti sunan polis memurlarının şahsına ya da ekip arkadaşlarına karşı gerçekleştirilen eylemlerde ihkak-ı hak yasağına uymayarak kendi adalet anlayışları çerçevesinde davranabilecekleri yönünde bir algı oluşturulduğu gibi avukat olan muhataplarına karşı küçük düşürücü nitelikte olduğu sonucuna varıldığından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; dava konusu işleme esas konusu görüntülerin incelenmesinden, uyuşturucu bağımlısı ve sapık bir insanın polis ekibinden birini iğneyle bayıltıp polis ekibini görüntülü aradığı ve polis ekibinde rehin aldığı kişiyi poşetle boğduğu, polis ekibinin şuç şüphelisinin peşine düştüğü ve şüphelinin tutuklandığı, şüphelinin annesinin avukatı vasıtası ile şüphelinin tahliyesini sağlamak amacıyla doktorlara rüşvet verdirdiği ve doktorca yapılan itirafta şüphelinin avukatından para aldığını beyan etmesi üzerine polis ekibinin rüşvet verdiği iddia edilen avukatın gözaltına alınmasına yönelik sahne olduğu, gözaltı işlemi sırasında avukat ve polisler arasında “ -Noluyor be. Avukatım ben. - Daha bu hiç bir şey. Rahat dur debelenme. -Tehdit mi ediyorsunuz? Hepinizi şikayet edeceğim. -Oğlum tutsanıza şunu. Bir adamı zapt edemiyorsunuz. Kelepçeleyin şunu. - Bana suçlu muamelesi yapamazsınız. Kelepçe takamazsınız. Bırak. (Polis tokat atar.) Vurdu bana. Bittin sen bittin. Sürdüreceğim seni.” şeklindeki diyalogların gerçekleştiğinin anlaşıldığı, uyuşmazlık konusu yayında; gözaltı işlemi sırasında kurgusal karakter Av. Levent'in mesleki bir görevi ifa etmediği, bu kapsamda mesleki faaliyet alanlarında bulunmadığı, kendisinin bir bakışta avukat olduğunu gösteren cüppe giymediği ve kendisine yüklenen bir isnat nedeniyle yolda yürüdüğü sırada adli işlem yapılırken, avukat olduğunu belirterek direnme gösterdiği, isnadın, bizatihi Levent'in işlediği iddia edilen bir suça ilişkin iken, avukatlık mesleğinin saygınlığından ve korumasından yararlanılmaya çalışıldığının görüldüğü;
İnceleme konusu yayında öne çıkan olgunun; bir mesleğin, şöhret veya haklarına saldırı, küçümseme değil, bir suç isnadı karşısında kolluk kuvvetlerinin, görev sınırlarını aşan ve suç olarak değerlendirilebilecek davranışları olduğu ve bu davranışların, avukatlık mesleğinin ne değersizleştirilmesine yönelik ne de küçümsenmesi nedeniyle ortaya çıktığı, bir sanat eseri toplumsal gerçekliği yansıtırken o konunun tartışılmasına, yeniden değerlendirilmesine zemin hazırladığı, bunu da tarafları ve kamuoyunu çoğu kez rahatsız edici tarzda yaptığı, aslolanın toplumda tüm bireylerin ve meslek gruplarının yasalar karşısında eşit olması ve aynı hukuki korumadan yararlanmaları ve fiil ve eylemlerinin karşılığı cezadan da bağışık olmamaları olduğu, "avukata karşı suç işlenebilir" algısı yaratıldığı savının kabulüne olanak bulunmadığı; dava konusu işlemin, avukatlık mesleğinin saygınlığına, şöhret ve haklarına yapılan saldırı karşısında demokratik bir toplumda gerekli bir müdahale olarak değerlendirilmesinin hukûken mümkün olmadığı kanaatine ulaşıldığı;
Öte yandan, ilgili yayında kurgusal bir eserde suç isnadı altındaki bir kişiye yönelik adli işlem sırasında rencide edici davranışlar söz konusu olduğundan, insan onuruna yönelik bir tecavüzden yahut, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadelerden söz etme imkanının bulunmadığı, bu yönüyle fiilde 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi yönünden tipiklik unsurunun da gerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, uyuşmazlık konusu yayında yayın ilkesinin ihlal edildiği, yayına ilişkin olarak pek çok il baro başkanlığı tarafından şikayetin alındığı göz önüne alındığında toplumsal hassasiyetler dikkate alınmaksızın kamusal sorumluluk anlayışı ile bağdaşmayan yayın yapıldığı, avukatlara karşı görevleri nedeniyle işlenen suçların artış sergilediği bir ortamda bu tür yayınların tehlike arz ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu yayının ilgili sahnesinde avukat rolündeki kişinin avukat kimliğinden bağımsız olarak işlediği suça ilişkin olarak gözaltı işleminin gerçekleştirildiği, kişinin avukatlık mesleği yapıyor olmasının kişiye farklı muamele edilmesini gerektirmediği, yayının kurgu olduğu ve gerçek kişilerin aşağılanmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.