T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3482
Karar No : 2023/455
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Huk. Müş. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 27/09/2022 tarih ve E:2022/97, K:2022/3356 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'a İlişkin Tebliğ (Tebliğ No:2018-32/45)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Tebliğ No:2021-32/62)'in 1. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen (p) bendinin, 3. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 4/A maddesinin dördüncü fıkrasının, 5. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 6. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan "5" ibaresinin "10", "1" ibaresinin "5" olarak değiştirilmesinin, 7. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 9. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yapılan değişikliğin, 9. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 10. maddesinin üçüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılmasına ilişkin değişikliğin, 10. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 11. maddesine eklenen üçüncü fıkranın, 14. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 15. maddesine eklenen dördüncü fıkranın, 16. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 17. maddesinin altıncı fıkrasının, 17. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 18. maddesinin birinci ve beşinci fıkralarının, 18. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 19. maddesinin üçüncü fıkrasının, 19. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 20. maddesine eklenen beşinci fıkranın, 19. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 20. maddesine eklenen altıncı fıkranın, 18/11/2021 tarih ve 31663 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2021-32/64 sayılı Tebliğ'in 2. maddesiyle değişik hâlinin, 23. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan "en az 1 yıl süreyle" ibaresinin ve beşinci fıkrasının, 26. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 28. maddesine eklenen dördüncü fıkranın, 28. maddesi ile değiştirilen 2018-32/45 sayılı Tebliğ'in 29. maddesinin, 31. maddesi ile 2018-32/45 sayılı Tebliğ'e eklenen Geçici 2. maddenin üçüncü ve beşinci fıkralarının, 32. maddesinde yer alan "ve aynı Tebliğ'e ekte yer alan Ek-3 eklenmiştir" ibaresinin ve 2018-32/45 sayılı Tebliğ'e eklenen Ek-3 ile aynı Resmî Gazete'de yayımlanan 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun Kapsamında Alınacak Ücretlere İlişkin Yönetmelik'in iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 27/09/2022 tarih ve E:2022/97, K:2022/3356 sayılı kararıyla;
Dairelerinin 26/05/2022 tarihli ara kararı ile davacıdan, dava konusu düzenlemelere istinaden tesis edilen uygulama işlemi bulunup bulunmadığının sorulmasına, varsa uygulama işleminin tarih ve sayısı ile tebliğ tarihi belirtilmek suretiyle gönderilmesinin istenilmesine karar verildiği; anılan ara kararının davacı vekiline 14/06/2022 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen süresi içinde herhangi bir cevap verilmediği;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine yer verilerek;
Aktarılan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması hâlinde, düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde ilgililerin uygulama işlemini veya dayanağı olan düzenleyici işlemi ayrı ayrı veya birlikte dava konusu edebileceklerinin anlaşıldığı;
Bu itibarla, dava konusu düzenlemelerin 12/10/2021 tarih ve 31626 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı ve dava dosyasının incelenmesinden söz konusu düzenlemelere dayanılarak davacı adına tesis edilen herhangi bir uygulama işleminin de bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerin Resmî Gazete'de yayımlanmasını izleyen altmış gün içerisinde (en geç 13/12/2021 tarihinde) dava açılması gerekirken, 14/12/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkânı bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; 2021-32/62 sayılı Tebliğ ile yetkili müesseselere çok sayıda yükümlülük getirildiği ve bu yükümlülüklerin ayrıca bir idari işlem tesis edilmeksizin yetkili müesseseler üzerinde hukukî sonuçlar doğurduğu, 2018-32/45 sayılı Tebliğ'e eklenen Geçici 2. maddeyle, A ve B grubu yetkili müesseseler için bazı yükümlülüklerin yerine getirilmesi için süre verildiği, bu süre sonunda yükümlülüklerin yerine getirilmesini teminen en fazla 90 günlük ek süre verileceği, belirtilen süre içerisinde de yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda yetkili müesseselerin faaliyet izinlerinin başkaca bir uyarıya gerek olmaksızın iptal edileceği, bu kapsamda, dava konusu düzenlemelere ilişkin uygulamaların ayrıca bir işlem tesis edilmeksizin hukukî sonuçlarını doğurduğu ve etkilerini devam ettirdiği, dava tarihi itibarıyla da uygulandığı, bu uygulamalar dışında ayrıca bir uygulama işlemi aranmasının dava açma hakkının engellenmesi sonucunu doğuracağı, davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu Daire kararında, dava konusu düzenlemelere dayanılarak davacı adına tesis edilen herhangi bir uygulama işlemi bulunmadığı ifade edilmiş ve söz konusu düzenlemelere, Resmî Gazete'de yayımlandıkları tarihten itibaren altmış günlük yasal dava açma süresi geçirildikten sonra dava açıldığı belirtilerek davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, dava konusu düzenlemeler ile, ayrıca bir idari işlem tesis edilmeksizin yetkili müesseseler üzerinde hukukî sonuçlarını doğuran pek çok yükümlülük getirildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu düzenlemelerin iptali istemiyle açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 27/09/2022 tarih ve E:2022/97, K:2022/3356 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 13/03/2023 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.