T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3494
Karar No : 2022/3511
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …İdaresi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/09/2022 tarih ve E:2014/936, K:2017/335, Temyiz Esas No:2022/97 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Manavgat ilçesi, …Köyü, …ada, …parsel sayılı taşınmazın, Maliye Bakanlığınca gerçekleştirilen, …tarih ve …yevmiye ile Manavgat Tapu Müdürlüğünde yapılan satışının dayanağı olan ihale ve satış işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/09/2022 tarih ve E:2014/936, K:2017/335, Temyiz Esas No:2022/97 sayılı kararıyla;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâlinde kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; yedinci fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığının dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hâlinde de altıncı fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca verileceğinin kurala bağlandığı;
2577 sayılı Kanun'un ''İvedi yargılama usulü'' başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasında, ivedi yargılama usulüne tâbi uyuşmazlıkların sayılarak; (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinde ve (c) bendinde, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağının belirtildiği, anılan maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde de, verilen nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceğinin kurala bağlandığı;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde, vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağı; 17. maddesinde, belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlerin, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğin aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı kuralına yer verildiği;
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 26. maddesinde, belirli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenlere, o yerde de tebligat yapılabileceği, muhatabın işyerinde bulunmaması hâlinde tebliğin, aynı yerde sürekli olarak çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı; muhatap, meslek veya sanatını konutunda icra ediyorsa, kendisi bulunmadığı takdirde memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı; bunlardan hiç birinin bulunmaması durumunda tebliğin, aynı konutta sürekli olarak oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılacağı kuralının yer aldığı;
Dosyanın incelenmesinden, temyizen incelenerek bozulması istenen Daire kararının davacı vekilinin çalışanına 10/04/2017 tarihinde tebliğ edildiği, anılan kararda kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolunun açık olduğunun belirtildiği, bu karara karşı en geç 25/04/2017 tarihine kadar temyiz isteminde bulunulması gerekirken, 25/07/2022 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü kaydına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin esasının incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Daire kararının sadece davacı ...'na 04/07/2022'de tebliğ edildiği ve söz konusu tebligat üzerine temyiz süresi içerisinde Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla 18/07/2022 tarihinde temyiz başvurusunda bulunulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Temyiz isteminin yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı redeniyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 15/09/2022 tarih ve E:2014/936, K:2017/335, Temyiz Esas No:2022/97 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 01/12/2022 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.