T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3501
Karar No : 2023/1445
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 01/11/2021 tarih ve E:2021/18019, K:2021/3885 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesi uyarınca ve alt ceza uygulanmak suretiyle "24 ay uzun süreli durdurma" ve anılan Tüzüğün 6/B-5 maddesi uyarınca "6 ay kısa süreli durdurma" cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Muğla İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile dava konusu disiplin cezalarının dayanağı olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. ve 6/B-5 maddelerinin iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 01/11/2021 tarih ve E:2021/18019, K:2021/3885 sayılı kararıyla;
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/04/2017 tarih ve E:2014/1178, K:2017/1674 sayılı kısmen bozma kararına uyularak;
682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası; Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesi; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-ş maddesinde yer alan kurallar aktarılarak,
Davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesinde yer alan ceza ile cezalandırılmasına temel olan disiplin suçunun, sonraki tarihli Kanun hükmü ile fiilin çerçevesi daraltılarak yeniden düzenlendiği,
Ceza hukukunda yer alan bir ilke olan "lehe olan hükmün uygulanması" ilkesinin, işlendiği zamanın hukuk normları uyarınca suç sayılan bir fiil, sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmışsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fillere uygulanmasını öngördüğü, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetiminin, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapıldığı, bu anlamda idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak "suç ve cezada lehe olan normun uygulanması" kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerektiği, dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmünün dikkate alınması gerektiği, ancak lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı,
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan eyleminin sınırlarının belirlenmesinde mevcut hukuki durum itibarıyla lehe düzenleme yapılmış olması ve "suç ve cezada lehe olan kuralın uygulanması" kuralının disiplin yaptırımları yönünden de geçerli bir ilke olması karşısında, mevzuat değişikliği ile oluşan yeni hukuki durum uyarınca, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesini ihlal ettiğinden bahisle cezalandırılması işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle,
Dava konusu işlemin, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesi uyarınca ve alt ceza uygulanmak suretiyle 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının fiilinin sübut bulduğu ve yapılan soruşturma neticesinde disiplin cezası ile cezalandırıldığı; davacıya son savunma hakkının kullandırılmadığına yönelik iddianın gerçek dışı olduğu; soruşturma dosyasında ilgili evrakın mevcut olduğu; davacının davayı süresinde açmadığı; dava konusu Tüzük hükümlerinin hukuka uygun bulunduğu; disiplin cezası gerektiren eylem ve işlemlerin Tüzük ile düzenlenmesinde hukuka aykırılık olmadığı belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 19/04/2017 tarih ve E:2014/1178, K:2017/1674 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin, davacının Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/16. maddesi uyarınca ve alt ceza uygulanmak suretiyle 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmının yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin temyize konu 01/11/2021 tarih ve E:2021/18019, K:2021/3885 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.