T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3538
Karar No : 2023/823
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2021/10471, K:2022/2411 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 05/10/2021 tarih ve 31619 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (A) fıkrası uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve …sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2021/10471, K:2022/2411 sayılı kararıyla;
Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararıyla davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin, aynı Kurulun …tarih ve …ek karar sayılı kararıyla ortadan kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı ve istem hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı,
Anayasa'nın 125. madde hükmü uyarınca idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü bulunması nedeniyle dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve özlük haklarının iadesinin gerektiği gerekçesiyle,
Davacının, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı işleminin iptali istemi yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin kabulüne, 351,40 TL yargılama giderinin ve 2.250,00 TL vekalet ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının yeniden inceleme başvurusunun sonucunu beklemeden dava açma yoluna gittiği, uyuşmazlıkta idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken işlem bulunmadığı, davanın açılmasına idarelerinin sebebiyet vermediği, idari işlemden dolayı idarenin tazmin sorumluluğunun doğabilmesi için; yargı yolunun açık olması, idari işlemin hukuka aykırılığının tespit edilmesi, bu işlemden somut olarak ortaya konulabilen bir zarar doğması, zarar ile işlem arasında uygun illiyet bağı kurulabilmesinin gerektiği, ancak, idarelerinin işlemi geri almasından dolayı koşullarının oluşmaması nedeniyle parasal ve özlük haklarına ilişkin istemlerin yasal dayanağının bulunmadığı, davacının görev yapmadığı döneme ilişkin özlük hak taleplerinin de yasal dayanaktan yoksun olduğu, bu talepler yönünden dava yolunun açık olmadığı, diğer taraftan, hakim ve savcıların maaşları Adalet Bakanlığı bütçesi ve personeli tarafından hazırlanıp ödendiğinden, davacının yoksun kaldığı tüm parasal haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın Adalet Bakanlığı husumetiyle görülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen kabule ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/04/2022 tarih ve E:2021/10471, K:2022/2411 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava, 05/10/2021 tarih ve 31619 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (A) fıkrası uyarınca davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendinde, dilekçelerin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı yönünden incelemeye tabi tutulacağı öngörülmüş; aynı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte olmayan işleme karşı açılan davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'nun "Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu" başlıklı 33. maddesinin 1. fıkrasında; "Genel Kurulun ilk defa aldığı kararlara karşı, Başkan veya ilgililer, tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde, Genel Kuruldan yeniden inceleme talebinde bulunabilir, yeniden inceleme talebi üzerine verilen kararlar kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
İptal davasına, idarenin tek yanlı irade beyanıyla, kişilerin hukuksal durumlarında değişiklik meydana getiren, etkili ve yürütülmesi zorunlu idari işlemler konu edilebilir.
Dava konusu edilen idarî bir işlemin kesin ve yürütülebilir işlem olarak kabul edilip işin esasının incelenebilmesi için, ortada davacının hukuksal menfaatini ihlâl eden ve hukuksal durumunda değişiklik yapan icraî bir işlem olması ve bu işlemin varlığını dava tarihi itibarıyla da devam ettirmesi gerekmektedir.
Yargı mensuplarının meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara karşı dava açılabilmesi için bu kararların kesinleşmesi gerekmektedir. Kesinleşme ise, on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunulması halinde Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca yeniden inceleme talepleri hakkında bir karar verilmesiyle, ya da on gün içinde yeniden inceleme talebinde bulunulmaması halinde olacaktır. Dolayısıyla yargı mensuplarının, meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara yönelik yeniden inceleme talebinde bulunmaları halinde, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca bu istem hakkında bir karar verilmesinin beklenmesi ve bu kararla kesinleşen meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına ilişkin kararlara karşı iptal davası açmaları gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin …tarih ve …sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararına karşı yeniden inceleme talebinde bulunulduğu, ancak yeniden inceleme talebinin sonuçlanması beklenmeden 02/12/2021 tarihinde kesinleşmemiş olan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davaya konu Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararının idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem mahiyetinde olmadığı ve 2577 sayılı Kanun'un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın, 2577 sayılı Kanun'un 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca esasının incelenmesine olanak bulunmadığından incelenmeksizin reddine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğinden, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.