T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3566
Karar No : 2023/1336
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … vasisi …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2016/46819, K:2022/5050 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı bulunduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal, ekonomik, maaş haklarının 24/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2016/46819, K:2022/5050 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesinin (İlk Derece) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak 17/10/2019 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock Tespit Tutanağı"nın incelenmesinden; davacının "…" ve "…" ID numaralarıyla ve iki ayrı kullanıcı adı ve şifre almak suretiyle bu ağa dâhil olduğu; davacıya ait … ID numaralı ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağında yer alan yazışma içeriklerinin yanı sıra, davacının oğlu ile örgütün eğitim biriminin ilgilendiğini gösterir nitelikteki ByLock yazışma içeriğinin de, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olarak değerlendirildiği,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgüt içerisinde yer aldığına, örgüt kontenjanından Yargıtay üyesi seçildiğine, örgüt içerisinde "devre sorumlusu" olarak görev aldığına, örgüte ait evlerde kalan ve hakimlik-savcılık sınavını kazanan kişilerin referans işlemlerini takip ettiğine ve diğer hususlara yönelik diğer ifadelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu sonucuna varıldığı,
Ankesörlü/Sabit Hat telefon görüşmesi kaydı yönünden, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı Yargıtay ... Ceza Dairesinin (ilk derece) … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … muhabere yazısı ekinde gönderilen sabit - kontörlü - ücretli telefonlardan sistematik veya ardışık aramaya dair bilirkişi raporuna göre, adına kayıtlı …, … ve … GSM numaralarına ait iletişime dair kayıtlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Unvanlı görev yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da etkin olduğu dönemde Yargıtay üyesi olarak görevlendirilmesinin diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olarak değerlendirildiği belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı sosyal, ekonomik, maaş haklarının 24/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, FETÖ silahlı terör örgütü üyeliği ile irtibatlı ya da iltisaklı olmadığı, yargılamasını yaptığı dosyalarda hukuka, yasalara ve vicdanına göre karar verdiği, 667 sayılı KHK'nın Anayasa'ya ve TBMM İç Tüzüğü'ne aykırı olduğu, yargılamada izlenen usul ve sürecin idare lehine usul hatası içerdiği, Daire kararının gerekçesinin yerinde olmadığı, silahların eşitliği, çekişmeli yargılama ilkelerinin uygulanmadığı, FETÖ'nün silahlı bir terör örgütü olduğuna dair ilk yargı kararının 26 Eylül 2017 tarihli olduğu, oysa bu tarihten önce ihraç edildiği, ByLock iddiasının hukuka aykırı olduğu, delil değeri bulunmadığı gibi usul ve yasaya aykırı bir şekilde üretildiği, demokratik anayasal düzene sadakatsiz olduğuna dair eyleminin, söyleminin bulunduğuna dair yargı kararı gibi hiçbir delilin sunulmadığı, hakkındaki tanık beyanlarının gerçeklerle ilgisinin bulunmadığı, ardışık arama kayıtlarının kendisi ile ilgili olmadığı, tespitlerin hatalı, yanlış ve uydurma olduğu, unvanlı göreve seçilmiş olmasının iltisak ve irtibat bağı olarak kabulünün yanlış olduğu, meslekten çıkarıldığı tarihte hakkında açılmış bir ceza davasının bulunmadığı, KHK'larla suç ve cezanın tanımlanamayacağı, disiplin soruşturmasında savunma alınmamasının işlemi sakatlayacağı, FETÖ/PDY hakkındaki tespitlerin kendisi ile ilgisinin bulunmadığı, gerekçeli kararda kişiselleştirme ve delil değerlendirmesinin yanlış yapıldığı, Daire kararının AİHS'ne ve Anayasa'ya, idari yargılama hukukunun temel ilke ve prensiplerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/06/2022 tarih ve E:2016/46819, K:2022/5050 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 12/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.