T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/3590
Karar No:2023/2350
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Radyo Tv A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 18/06/2021 tarihinde saat 20:00'da yayınlanan ...'' adlı dizide, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendinde yer verilen, "Toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen, kadınlara yönelik baskıları teşvik eden ve kadını istismar eden programlar içeremez." yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1.493.315,00-TL idari para cezası verilmesine ve program yayının takdiren iki kez durdurulmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dosyaya sunulan CD görüntüleri ve deşifre metinleri incelendiğinde, dizinin, iki sene önce eşinden boşanan bir kadının eski eşinin milyon dolarlık bir şirketin sahibi olduğunu öğrenmesi ile başladığı, dizide Güney Kore'de yayınlanan ''…'' adlı yapımdan uyarlanan dramatik ve kurgusal bir senaryonun işlendiği, dizinin ilk bölümünde ...'nın çalıştığı restorandaki müşterilerin ... tarafından hesabın masaya getirildiği sırada ...'nın eski eşi ...'dan bahsetmeye başladıkları, müşterilerden birinin ...'nın yaratıcı bir uygulama bularak zengin olduğunu söylediği, diğer müşterinin ise eski karısından bahsederek ''Hadi o uygulamayı buldu da zengin oldu, karısı ne yaptı da zengin oldu abi?'' ve ''Bizim şirkette anlattılar, berbat bir karısı varmış, giderken bir dünya tazminat almış. Karısından kurtulmak için de hisselerinin yarısını vermek zorunda kalmış." dediği, diğer müşterinin bunun üzerine ...'nın eski karısı ... için ''Karıya bak be, hem tazminat almış, hem de hisselerin yarısını öyle mi? Kahpedeki şansa bak be!'' şeklinde ifadeler kullandığı, söz konusu diyaloglara ...'nın tanık olması üzerine restorandaki müşteriye hitaben ''Sen kime kahpe diyorsun lan şerefsiz! Sen kime kahpe diyorsun lan!'' Ben senin kahpeliğini ..." şeklinde cevap vererek pos cihazı ile müşterinin kafasına vurmaya ve darp etmeye başladığı, olayın karakola intikal etmesi üzerine karakolda ...'nın ...'nın eski karısının kendisi olduğunu söylemesi üzerine ...'dan şikâyetçi olan müşterinin ...'ya hitaben ''O adamın seninle evlenmesi mümkün mü, Allah aşkına. Önce bir kendine bak ya" şeklinde ifadeler kullandığı, ...'nın da ''O ne demek ya terbiyesiz! Neyim varmış benim?'' şeklinde cevap verdiği;
6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (s) bendindeki yayın ilkesinde bahsi geçen "toplumsal cinsiyet eşitliği"nin, her iki cinsiyetin de tüm kamusal ve özel yaşam alanlarına eşit seviyede katılımı ve bu alanlarda eşit seviyede görünür olması, kadınlar ve erkeklerin özgürlük, sorumluluk açısından “insan” olarak eşit ve aynı haklara sahip olması, duygusal olmak, cesur olmak, ağlamak, gülmek, sevinmek, kendine güvenmek gibi insani özelliklerin kadın ve erkekler arasında ayrımcılık veya ayrıcalık nedeni olamayacağı, kadın-erkek eşitliğinin kadınların ve erkeklerin aynı hak ve yükümlülüklere sahip olması ve herkesin toplum içinde aynı fırsatlara sahip olması ile "istismar"ın, bir kişinin ya da kişilerin iyi niyetini kötüye kullanarak yararlanmak, bir düşünceyi kötüye kullanarak zarar vermeyi hedeflemek, karşısındakini kendi rızası olmadan ve iradesini dikkate almadan sömürmek gibi anlamları içerdiği dikkate alındığında, söz konusu dizide geçen aktarılan ifadelerle, kadınların erkeklerle eşit ve aynı haklara sahip olmadığı, kadınlara yönelik baskı yapıldığı, baskının teşvik edildiği, kadınların aşağılandığı, yine kadının iyi niyetinin kötüye kullanılarak rızası alınmadan iradesinin kötüye kullanıldığı ve istismar edildiğinden söz edilemeyeceği, kurgusal bir yayın olan dizinin senaryo bütünlüğü içerisinde değerlendirildiğinde, dizide söz konusu ifadelere yer verilerek söz konusu yayın ilkesinin ihlâl edilmediği, ancak dizideki diyaloglarda kullanılan ''karı'' ve ''kahpe'' sözlerinin kaba ve argo söylemler olması sebebiyle 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde düzenlenen ''Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez.'' şeklindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiğinin değerlendirilebileceği, dolayısıyla dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dizi yayınında geçen “karıya bak be” ve “kahpe” gibi ifadelerin herhangi bir bipleme veya engelleme olmaksızın çok açık ve net anlaşılır şekilde yayınlandığı, bu ifadelerin toplumsal cinsiyet eşitliğine ters düşen ve kadına karşı ayrımcılığı besleyen aşağılayıcı ifadeler olduğu, diyaloglardaki argo sözcüklerin sadece karakterin kendisini ifade etme aracı olarak değil, genel olarak kadınları aşağılamak için kullanıldığı, dizide geçen ifadelerle, boşanmanın neticesinde kanunun verdiği nafaka, tazminat, mal paylaşımı gibi hakları kadınların hak etmediği ya da hak etmemesi gerektiği algısının oluşturulduğu, kadının elde ettiği bu hak neticesinde “kahpe” sıfatıyla anıldığı, kadın yerine kullanılan “karı” ifadesinin olumsuz çağrışım yapmakla birlikte kadınları aşağıladığı ve küçük düşürdüğü, “karıya bak” ifadesinin içinde bulunulan durumu ayıp bir durummuş gibi gösteren küçümseyici, ayrıştırıcı ve hor gören bir ifade olduğu, dizide kullanılan bu sözlerin dramatik gerekliliğin sınırlarını aşan bir biçimde kullanıldığı, cinsiyetçi ve kaba ifadelere dramatik bir yapımda yer verilmesinin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini beslediği ve yeniden üretimine sebep olduğu, medyadaki temsilin toplumsal yaşamdaki olumsuz davranış ve uygulamaların devam etmesine aracılık ettiği ve onları yeniden ürettiği, medyada kadınlarla ilgili kullanılan ifadelerin, insanların cinsiyet, etnik, ulus, dini vb. kimlik ve farklılıklarından ötürü fiziksel ve psikolojik olarak zarar görmelerine doğrudan yol açmasa da, buna aracılık edebildiği veya zemin hazırlayabildiği, medya içeriğinin hızlı ve yaygın bir biçimde kitlelere ulaşıyor olmasının da katkısıyla medyanın, basmakalıp tutum ve davranış temsillerini normalleştirerek toplumun bunlara karşı duyarsızlaşmasında küçümsenemeyecek bir etkiye sahip olduğu, Mahkemece istismar kavramının bilimsellikten uzak, dar bir yorumla ele alındığı, kararda dizinin kurgusal niteliğine vurgu yapılmış ise de, bu yönde yapılan temellendirmenin hiçbir geçerliliğinin olmadığı, kurgusallığın hukuka uygunluk nedeni olmadığı, yerindelik denetimi yasağının anayasal bir zorunluluk olduğu, Üst Kurul'un kanundan kaynaklı yetkisini elinden alacak şekilde yargı kararı verilmesinin yargı denetimi sınırı dışında kaldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz edilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 15/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.