T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3600
Karar No : 2023/9706
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, FETÖ/PDY ile bağına ilişkin hiçbir delil sunulamadığı, 23 Ağustos 2016 tarihli Yüksek Askeri Şura kararı ile emekliye sevk edildiği, emekli kişinin KHK ile kamu görevinden çıkarılamayacağı iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, işin gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Dairemizin 26/01/2023 tarihli ara kararı ile, Milli Savunma Bakanlığından davacı hakkında 23/08/2016 tarihli Yüksek Askeri Şura Kararı ile tesis edilen emekliye sevk işleminin Cumhurbaşkanı tarafından hangi tarihte onaylandığı ve hangi tarihte kesinleştiği, davacı hakkında 23/08/2016 tarihli Yüksek Askeri Şura Kararı ile tesis edilen emekliye sevk işleminin davacıya hangi tarihte tebliğ edildiği ve emeklilik sebebiyle ilişik kesme işleminin fiilen hangi tarihten itibaren gerçekleştirildiği, davacının 01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı 01/09/2016 tarihinde fiilen görevine devam edip etmediği hususları sorularak, anılan hususlara ilişkin belge ve bilgilerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. 01/06/2023 tarihinde kayıtlara giren ara karar cevabı ve eklerinin incelenmesinden, 30 Ağustos 2016 tarihi itibarıyla kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilecek personel listesinin 28 Haziran 2016 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'na gönderildiği, davacının 16 Temmuz 2016 tarihinde gözaltına alındığı, 17 Temmuz 2016 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, 19 Temmuz 2016 tarihinde tutuklandığı ve 1 Eylül 2016 tarihinde 672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılarak aynı tarih itibarıyla Sahil Güvenlik Komutanlığından ilişiğinin kesildiği, davacı hakkında yürütülen adli ve idari soruşturmaların devam etmesi nedeniyle kadrosuzluktan emekliye sevk işlemlerinin durdurularak anılan hususun 19/07/2016 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu ve OYAK Genel Müdürlüğü'ne bildirildiği, davacının 30 Mart 2017 tarihli açıkta iken emekliye sevk onayı gereğince 01/01/2017 tarihinden itibaren emekliye ayrıldığı görülmüştür.
Davacı tarafından, her ne kadar 23 Ağustos 2016 tarihli Yüksek Askeri Şura kararı gereğince kadrosuzluk sebebiyle emekliye sevk edildiği ve emekliye sevk edilmesi nedeniyle 01/09/2016 tarihli ve 672 sayılı KHK uyarınca kamu görevinde çıkarılmasının mümkün olmadığı ileri sürülmekte ise de, kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk işlemlerinin davacının açığa alınması üzerine durdurulduğu, davacının 25 yıllık fiili hizmeti ve emeklilik için tabi olduğu yaşı tamamlaması üzerine 30/03/2017 tarihli emekliye sevk onayı üzerine 01/01/2017 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde emekliye sevk edildiği görüldüğünden, kamu görevinden çıkarılmasından sonra emekliye sevk edildiği anlaşılan davacının anılan iddiası yerinde görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 21/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.