T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3610
Karar No : 2023/1125
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR):
1- … Odaları Birliği
VEKİLİ: Av. Ekin …
2- … Odası
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2018/1122, K:2022/4054 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 28/12/2017 tarih ve 30284 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "TMMOB Maden Mühendisleri Odası 2018 yılı Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Asgari Ücret Tarifesi"nin 2. maddesinde yer alan "Sürekli mühendislik hizmetleri" kısmındaki "Aylık ücretlere ilişkin" bölümünün iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 13/06/2022 tarih ve E:2018/1122, K:2022/4054 sayılı kararıyla; davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçilmiş,
Anayasa'nın 135. maddesi, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesi, 24/08/2005 tarih ve 25916 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (b), (k) ve (l) bentleri ile 38. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendi, 21/09/2005 tarih ve 25943 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim ve Belgelendirme Yönetmeliği'nin 4. maddesinde yer alan "SMMH", "SMM belgesi", "SMM", "Büro tescil belgesi" ve "Denetim" tanımları, 6. maddesi, 7. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinin (1) ve (1) numaralı alt bentleri, 9. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin (2) numaralı alt bendi ile 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) ve (ç) bentlerinde yer alan kurallar aktarılarak,
Dava konusu Tarife kuralıyla ücretli çalışan serbest maden mühendislerinin hizmetin niteliğine göre değişkenlik gösteren en az ücret tutarlarının belirlendiği,
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisinin söz konusu olduğu ve her normun geçerliliğini bir üst hukuk normundan aldığı, başka bir anlatımla normlar hiyerarşisinin, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına geldiği; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği,
Uyuşmazlığın çözümü için davalı idarenin dava konusu alandaki düzenleme yetkisinin bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği,
6235 sayılı Kanun'un 39. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname yani bir Yönetmelik ile tatbik olunacağının hükme bağlandığı,
6235 sayılı Kanun'un 2. maddesinde ise, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, hususlarının Birliğin kuruluş amaçları arasında sayıldığı, Birlik ve organlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağının belirtildiği,
Görüldüğü üzere, dava konusu Tarife'nin dayanağı olan 6235 sayılı Kanun'da, şirket ve bürolarda, ücretli olarak çalıştırılan serbest maden mühendislerine ödenecek ücretin asgari sınırının belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği,
Dava konusu düzenlemenin dayanağı niteliğinde olan "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği" ve "Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim ve Belgelendirme Yönetmeliği" ile 6235 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki Birliğin kuruluş amaçları arasında yer almayan düzenlemeler getirildiği ve anılan hükmün, işçi ve işveren arasındaki ücretin belirlenmesini de kapsayacak şekilde genişletildiğinin anlaşıldığı,
Nitekim, bir avukat yanında aylıklı olarak çalışan avukatın aylık ücretinin belirlenmesine ilişkin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ilgili kısmının iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 06/12/2006 tarih ve E:2006/76, K:2006/4896 sayılı kararı ile dava konusu düzenlemenin iptaline karar verildiği ve bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/06/2011 tarih ve E:2007/261, K:2011/681 sayılı kararı ile onandığı,
Diğer taraftan,Anayasa'nın 48. maddesinde, çalışma ve sözleşme hürriyetinin düzenlendiği, buna göre, herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu, özel teşebbüsler kurmanın serbest olduğu, Devletin, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alacağının belirtildiği; Anayasa'nın 13. maddesinde de, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasa'nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağının kurala bağlandığı,
Buna göre, Anayasal koruma altındaki sözleşme özgürlüğünün ancak kanunla sınırlanabilmesi mümkün olduğundan, taraflar arasında serbestçe belirlenmesi gereken sözleşmenin bedel unsuruna, kanuni dayanağı bulunmaksızın, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan davalı Oda tarafından asgarî ücret tarifesi belirlenmesi suretiyle müdahale edilemeyeceğinin açık olduğu gerekçesiyle, dava konusu düzenlemelerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idareler tarafından, 6235 sayılı Kanun'un 2. maddesi, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim ve Belgelendirme Yönetmeliği'nin 13. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca idarelerinin asgari ücret belirleme yetkisinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı idarelerden TMMOB Maden Mühendisleri Odasının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu düzenlemelerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 13/06/2022 tarih ve E:2018/1122, K:2022/4054 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 25/05/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- Kamu kurumu niteliğindeki meslekî kuruluşları, kanunla düzenlenen mesleklerce sunulan kamu hizmetlerinin standartlarını korumak ve mesleğe mensup olanların ortak çıkarlarını kollamak ve aralarındaki dayanışmayı güçlendirmek için kurulurlar. Bu tür mesleki kuruluşların çok partili demokratik düzen içerisinde giderek etkili bir baskı grubu haline gelmeleri ve bu şekilde örgütlenen menfaat grupları arasındaki dayanışmanın toplum çıkarları aleyhine gelişmesi tehlikesi, bunların kamu hukuku kural ve usulleriyle yönlendirilmesini zorunlu kılmış ve sosyal bir olgu olarak öteden beri varlıklarını koruyabilmiş bu kuruluşları Anayasal bir bir kurum haline dönüştürmüştür.
Bu nedenle Anayasa'nın "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlıklı 135. maddesinde; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, Anayasa'nın işlem tarihinde yürürlükte bulunan "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde; başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği öngörülmüştür.
Bu bağlamda, kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının ve bunların üst kuruluşlarının; gerek üyelerinin gerekse de soyut olarak mesleğin onurunu ve meslekî disiplini korumak, mesleğin gelişimini sağlamak, mesleğin icrasında uyulacak ilke ve kuralları saptamak hususlarında görev ve yetki sahibi olduğu tartışmasızdır.
Nitekim, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinin (b) bendinde de Anayasa'nın 135. maddesinin birinci fıkrasına paralel bir şekilde, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmıştır.
Anılan Kanun'un gerekçesinde "...İleri memleketlerde mühendis ve mimar odalarının bilhassa berveçhi ati (aşağıda belirtilen) hususlardan büyük faydaları da olmaktadır: ... i) fen adamlarının mesaileri hakkında normal ücretleri tertiplenmesi ..." denilmektedir. Görüldüğü gibi gerekçede açıkça "fen adamlarının mesaileri hakkında normal ücretleri tertiplenmesi" ifadesine yer verilmek suretiyle, bahse konu Kanun düzenlenirken mühendis ve mimarlara yönelik "ücret"in de bu kuruluşlarca belirlenmesinin öngörüldüğü anlaşılmaktadır.
Mühendislik ve mimarlık unvan ve yetkisi ile mesleki faaliyette bulunulurken, meslekî davranış ilkelerine ve meslek etiğine uygun sürecin işletilmesi, kurumsal işleyişin ve bütünselliğin sağlanması gerekliliği nedeniyle TMMOB'nin, kamu kurumu niteliğinde meslek odalarının üst kuruluşu olmasından kaynaklanan, mesleki faaliyetin içeriğine ilişkin olmamak koşulu ile üyeleri üzerinde mesleki denetim görev ve yetkisinin bulunduğu kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, 24/08/2005 tarih ve 25916 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği'nin 6. maddesinde, "Odanın başlıca amaçları şunlardır:
...
k) Maden mühendisliği hizmetleri ile ilgili asgari ücretleri belirlemek, tip sözleşmeleri oluşturmak ve belirlenen asgari ücretler doğrultusunda faaliyet gösterilmesi için gerekli her türlü tedbiri almak,
..." hükmüne yer verilmiştir.
21/09/2005 tarih ve 25943 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Maden Mühendisleri Odası Serbest Maden Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim ve Belgelendirme Yönetmeliği'nin 13. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde, "ç) SMM ve tescilli SMMH bürosu, bu Yönetmelik kapsamına giren tüm işlerinde ve yapacağı sözleşmelerde mesleki esaslar ve meslektaş yararları, ilgili konularda Oda tarafından yürürlüğe konmuş şartnameler ve Oda tarafından belirlenmiş asgari ücret tarifelerine uyacak, mesleki denetim için yaptığı başvurularda Odanın bu hususlarla ilgili olarak talep edeceği belgeleri projesine ekleyecektir." hükmü yer almıştır.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ve açıklamalar uyarınca, TMMOB'nin meslek odası üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak, üyeler arasında rekabet yaratılarak mühendislik hizmeti sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesini sağlamak amacıyla üyelerinin sunduğu hizmetin karşılığı olan ücretin asgari sınırlarını tespit edebileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Meslek odasının asgari ücreti düzenleme ve denetleme yetkisi, hizmetin gereği gibi yürütülmesi ve kamu yararının sağlanması açısından da bir zorunluluktur. Meslekî disiplini ve ahlakı sağlayabilmek için mesleki faaliyetlerde asgari bir standardın olması gereklidir. Söz konusu standardı sağlamak ise, sunulan hizmetin ücretinin belli bir sınırın altına düşürülmemesini gerekli kılmaktadır. Bununla birlikte; asgari ücret belirlenmesi, mühendis ve mimarlar ile hizmet sunduğu kişiler arasında, asgari ücretin altında olmamak şartıyla, serbestçe ücret belirlenmesine engel oluşturmamaktadır.
Öte yandan, Meslek Odaları tarafından belirlenen asgari ücretin hukuka, kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu ve/veya, belirlenen asgari ücret tutarının rekabet ihlaline neden olacak nitelikte düşük ve/veya yüksek olduğu ileri sürülerek dava konusu edilebileceği ve yargı organlarınca bunun denetiminin yapılabileceği de kuşkusuzdur.
Bu durumda, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumakla yükümlü bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olan TMMOB'ye mühendisler arasında rekabet yaratılarak hizmetin sunumunda niteliğin düşmesinin önüne geçilmesi ve üyelerinin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla tesis edilen dava konusu Tarife hükümlerinde, üst hukuk normlarına ve kamu yararına aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.