T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3630
Karar No : 2023/1293
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2021/3848, K:2022/5049 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (A) fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2022 tarih ve E:2021/3848, K:2022/5049 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu davacı hakkında verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının (itiraz edilmediğinden) 01/04/2022 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık/kendi beyanları yönünden, davacının üniversite döneminde örgüte ait evlerde kaldığına ve ev abiliği yaptığına, örgüt tarafından hakim-savcı olmak isteyenlerin çalışma evlerine yönlendirildiği kariyer görüşmesi olarak adlandırılan görüşmelere ve "kamp" adı altında düzenlenen etkinliklere katıldığına ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversite döneminde örgüte ait evlerde ve yurtta kaldığına ve bu yurtta "rehber" olarak görev aldığına, örgüt tarafından düzenlenen etkinliklere, "sohbet" adı verilen toplantılara ve hakim-savcı olmak isteyenlerin çalışma evlerine yönlendirildiği kariyer görüşmesi olarak adlandırılan görüşmelere katıldığına yönelik kendi beyanlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacının FETÖ ile süregelen bir ilişki içerisinde olduğu,
Ankesörlü/Sabit Hat Telefon Görüşmesi Kaydı yönünden, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı kararında; Emniyet Genel Müdürlüğünün yazısı ile gönderilen analiz raporunun ekindeki evrakta, ... adına kayıtlı olan ancak davacı ... tarafından kullanıldığı tespit edilen ... numaralı GSM hattının İstanbul ilinde kurulu bulunan ... , ... ve ... numaralı sabit/ankesörlü hatlardan 18/02/2014, 21/02/2014, 08/07/2014, 11/07/2014, 21/07/2014 ve 11/08/2014 tarihlerinde toplamda 7 defa arandığı ve 6 grup ardışık kaydının bulunduğu, ardışık arama kayıtlarında yer alan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... isimli şahısların hukuk fakültesi mezunu oldukları ve örgütsel birlikteliğin sağlanması kapsamında arandıklarının belirtildiği, söz konusu iletişime dair kayıtların incelenmesinden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir yaptırım olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ne FETÖ/PDY terör örgütü ile ne de herhangi başka bir yapı, oluşum ve terör örgütü ile bir bağlantısının, iltisakının ve irtibatının olmadığı; herhangi bir sosyal medya hesabının bulunmadığı; anılan örgüte ait hiçbir teknoloji ve telefon programı kullanmadığı; mesleğini hiç kimseden talimat almadan tarafsız ve bağımsız bir şekilde icra ettiği; temyize konu Daire kararında kendisi ile ilgili kişiselleştirme ve somutlaştırma yapılmadığı belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 20/06/2022 tarih ve E:2021/3848, K:2022/5049 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 07/06/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.