T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/364
Karar No : 2023/3917
DAVACI: …
DAVALILAR:
1- …
VEKİLİ: Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürü …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
(DAVALILAR YANINDA) MÜDAHİL: …
VEKİLİ: Av. …
DAVANIN KONUSU: Davacı; Hava Kuvvetleri eski Komutanı … hakkında (Mülga) 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/A maddesi uyarınca soruşturma izni verilmemesine ilişkin … günlü, … sayılı Başbakanlık işlemine karşı yapılan itirazın reddine dair … günlü, … sayılı Cumhurbaşkanlığı işleminin iptalini istemektedir.
DAVACININ İDDİALARI: Başbakanlık kararında bahsedilen angajman kurallarının değiştirilmesi ve bunun Rus heyete bildirilmesi gibi 24 Kasım 2015 tarihinden önce yapılan çalışmaların, alınan önlemlerin, 24 Kasım 2015 tarihinde yaşanan olayın nasıl ve ne şekilde cereyan ettiğine; olayın gerçekleşmesinde suç duyurusunda bulunduğu kişilerin bir kusuru veya ihmali bulunup bulunmadığına ilişkin tatmin edici hiçbir açıklama getirmediği, ne Başbakanlık kararında ne de dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararında olayla ilgili olarak yönelttiği soruların cevaplarının bulunmadığı,
Rusya Stratejik Çalışmalar Enstitüsü (RISS) Başkanı … tarafından; “Türkiye’de Rus-Türk ilişkilerinin gelişmesini istemeyen bazı çevreler olduğu, bunların arasında genellikle ya Amerika ile bağlantılı ya Gülen örgütüyle bağlantılı olanlar olduğu, onlara göre Rus uçağının düşürülmesinde etkin olanların öncelikle … düşmanı oldukları ve aynı zamanda Amerika ile bağlantılı oldukları, amacın Rusya ile Türkiye’yi karşı karşıya getirmek olduğu” yönünde demeç verildiği,
Uçak düşürme olayı, Türkiye ile Rusya'nın arasını bozmaya yönelik uluslararası bir komplo ise; bu komplonun açığa çıkartılması ve olay ile 15 Temmuz darbe girişimi arasındaki ilişkinin araştırılması ve ortaya çıkarılması için cezai soruşturma yapılması gerektiği,
Akıncı iddianamesi ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı mahrem yapılanma iddianamesi olarak bilinen iddianamelerde anılan Komutanlıkta FETÖ/PDY yapılanması ile ilgili tespitler ve bilgiler bulunduğu, 2010 sonrası anılan Komutanlık kadrolarının aşama aşama FETÖ’nün eline geçtiği,
Cumhurbaşkanı tarafından; “Rus uçağını düşüren 2 pilotun gözaltında olduğu, Pensilvanya ile bu pilotların bir bağlantısı olabileceği, bağlantı konusunu yargının ortaya çıkaracağı” yönünde demeçler verildiği,
Bu süreçte dönemin Başbakanı, Hava Kuvvetleri Komutanı ve pek çok gazeteci tarafından olayla ilgili değerlendirmelerde yapıldığı, bunların değerlendirilmesinde olayın açıklığa kavuşması için soruşturma izni verilmesi gerektiği,
Dava konusu işlemin tesisi sürecinde yazışmalarda imzaları bulunan askeri savcı ve adli müşavirin TSK’den ihraç edildiği; bu durumun da bu birimlerin FETÖ ile örgütsel bağı olduğunu gösterdiği,
Olayın tüm yönleriyle açığa kavuşturulması için cezai soruşturmanın yapılması gerektiği, soruşturma izni verilmemesine ilişkin işleme yapılan itirazın reddine dair işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI:
Cumhurbaşkanlığının Savunması: Dava konusu işlemde de belirtildiği üzere, şikayet edilen hakkında cezai soruşturmayı gerektirir herhangi bir ihmali veya icrai eylemi bulunduğuna dair bulguya rastlanılmamış olması, dolayısıyla; şikayete konu iddiaların soyut nitelikte olup, itirazın ve şikayetin somut bilgi ve belgelere dayanmadığının anlaşılması karşısında itiraza konu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı; zira, davacı tarafın iddialarının dayanağını yazılı ve internet medyası haberlerinin oluşturduğu, cezai soruşturmaya esas olabilecek nitelikte somut bilgi ve belgeler olmadığı, bu sebeple soruşturma izni verilmemesine dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Makamınca verilen kararın hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
Milli Savunma Bakanlığının Savunması: Dava konusu işlemin Cumhurbaşkanlığı kararı olması nedeniyle İdarelerine husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu, hasım mevkiinden çıkarılmaları gerektiği; davacı tarafından dava konusu idari işleme ilişkin olay hakkında basında ve sosyal medyada çıkan bir dizi haber derlenip, yorumlanarak iptal talebinde bulunulduğu, ancak işlemin hangi noktada hukuken korunan, kişisel bir menfaatini etkilediğinin, keza bölgenin politik/askeri şartlarından doğan bu olayla ilgili güncel menfaat ilişkisinin nasıl ve ne şekilde devam ettiğinin somut, makul ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığı; olayın gerçekleştiği bölgeden kaynaklanan ihlal, saldırı ve tacizlere yönelik kuvvet kullanımına inisiyatif veren milli angajman kurallarının “Başbakanlık tarafından devredilen” yetkileri kapsamında hava sahasını ihlal eden uçağa müdahale edilmesi şeklinde gerçekleşen maddi olayla ilgili önce gerekli incelemelerin yapıldığı, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
MÜDAHİLİN BEYANI: Davacının dava konusu idari işleme ilişkin olay hakkında basında ve sosyal medyada çıkan bir dizi haberi derleyip, yorumlayarak iptal talebinde bulunduğu; işlemin hangi noktada hukuken korunan, kişisel bir menfaatini etkilediğini yeterli gerekçelerle ortaya koyamadığı, davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddi gerektiği, davanın esasına ilişkin olarak da maddi olayla ilgili önce Başbakanlık Makamı tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı, bu inceleme sonucunda cezai soruşturmayı gerektiren bir eylemin bulunmadığı belirtilerek soruşturma izni verilmemesine karar verildiği, yapılan itiraz üzerine Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından önceki karar ve değerlendirmeleri teyiden itirazın reddedildiği, işlemin hukuka uygun olduğu beyan edilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: 30/06/2021 günlü, 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7329 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Aynı Kanun ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen "Yüce Divanda Yargılanacak asker kişilerle ilgili soruşturma usulü" başlıklı Ek 16. maddede; "Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlarının işlediği askerî suçların soruşturulması izne tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yürütülür. Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları hakkında askerî suçlardan dolayı soruşturma yapılması Cumhurbaşkanının iznine bağlıdır. İzin vermeye yetkili merci, ihbar veya şikâyetin işleme konulması hâlinde bir ön inceleme yaptırır.
Yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir defa uzatılabilir. Yetkili merci, belirtilen süreler içinde soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar verir ve kararını Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, hakkında inceleme yapılana ve varsa şikayetçiye bildirir. Bu kararlara karşı on gün içinde Danıştay Birinci Dairesine itiraz edilebilir. İtirazlar, öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir" hükmü yer almaktadır.
Asker kişilerin işledikleri askeri suçlar hakkında yapılacak ceza soruşturmasının ön aşamasını oluşturan izin verme ya da vermeme işlemleri ile bu kararları verecek makamlar ve bu kararlara yapılan itirazları inceleyecek merciler hakkında hükümler getiren 1632 sayılı Kanun'un Ek 16. maddesindeki düzenlemenin, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, ön inceleme işlemlerinin kalan kısmına ve daha sonra yapılacak işlemlere uygulanacağı açıktır.
Aktarılan düzenlemeler uyarınca, soruşturma izni verilmemesine ilişkin Başbakanlığın … tarih ve … sayılı işlemine karşı yapılan itirazın reddine dair Cumhurbaşkanlığının … tarih ve … sayılı kararı, 1632 sayılı Kanun'un Ek 16. maddesinin yürürlüğe girmesinden önce verilmiş olmakla birlikte, bu kararın itiraz sürecinin sürdüğü bu aşamada, yukarıda anılan maddeyle getirilen usule göre şikayetçi itirazının, Danıştay Birinci Dairesince incelenerek karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle, 1632 sayılı Kanun'un Ek 16. maddesi hükmü karşısında, genel idari yargı yolu ile davacının itirazının incelenmesi imkanı bulunmadığından; 2577 sayılı Kanun'un 24. maddesi kapsamında olmayan, Cumhurbaşkanlığı kararına yapılan itirazın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından, Hava Kuvvetleri eski Komutanı ... hakkında Mülga 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/A maddesi uyarınca soruşturma izni verilmemesine ilişkin Başbakanlığın … tarih ve … sayılı işlemine karşı yapılan itirazın reddine dair Cumhurbaşkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun "Yüce Divanda yargılanacak asker kişilerle ilgili soruşturma usulü" başlıklı 15/A maddesinde; Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları ile Jandarma Genel Komutanının, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanacakları, bu suçlardan dolayı soruşturma açılmasına, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları hakkında Başbakanın, Jandarma Genel Komutanı hakkında İçişleri Bakanının karar vereceği, anılan kararlara karşı ilgililerin on gün içinde Cumhurbaşkanlığına itiraz edebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Olayda; 24/11/2015 tarihinde Rus savaş uçağının düşürülmesi olayı ile ilgili olarak Hava Kuvvetleri Komutanı ve diğer ilgililer hakkında Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, mülga 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanun'un 15/A maddesi gereğince Hava Kuvvetleri Komutanı ile ilgili şikayetin Başbakanlığa gönderildiği, Başbakanlıkça yapılan inceleme neticesinde tesis edilen … tarih ve … sayılı işlem ile Hava Kuvvetleri Komutanı hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verildiği, bu işleme karşı davacı tarafından yapılan itiraz sonucunda Cumhurbaşkanlığının … günlü, … sayılı işlemi ile itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral … hakkında isnat edilen Mala Zarar Verme ve Ölüme Sebebiyet Verme suçla ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda cezai soruşturmayı gerektirir ihmali veya icrai fiili bulunduğuna dair somut bilgi ve belgeye rastlanmadığı dolayısıyla üstüne atılan eylemleri işlediği kanısını doğrulayacak kanıt elde edilemediği anlaşıldığından adı geçen hakkında verilen soruşturma izni verilmemesine ilişkin Başbakanlığın … tarih ve … sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Cumhurbaşkanlığının … günlü, … sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenle davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
MADDİ OLAY:
24 Kasım 2015 tarihinde Türk Hava Kuvvetlerine bağlı savaş uçakları tarafından Türk hava sahasını ihlal eden bir Rus savaş jetinin düşürülmesi olayı ile ilgili olarak davacı tarafından Hava Kuvvetleri Komutanı ve diğer ilgililer hakkında 01/06/2016 tarihinde Genelkurmay Askeri Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.
Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı tarafından davacıya gönderilen 09/06/2016 günlü yazıda “şikayetin, gereğinin takdir ve ifası için Genelkurmay Başkanlığına gönderildiği” bildirilmiş; 353 sayılı Kanun’un 15/A maddesi uyarınca Hava Kuvvetleri Komutanı hakkında soruşturma açılması Başbakanlığın iznine tabi olduğundan şikayet dilekçesi bu kapsamda değerlendirilmesi için Başbakanlığa gönderilmiştir.
Başbakanlık Hukuk Hizmetleri Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile Hava Kuvvetleri Komutanlığından konuyla ilgili gerekli açıklama, bilgi ve belgelerin gönderilmesini istemiş; yapılan inceleme sonunda Başbakanlığın … günlü, … sayılı kararı ile "cezai soruşturmayı gerektirir herhangi bir ihmali veya icrai fiili bulunduğuna dair bir bulguya rastlanmamış olması hususları gözetilerek Hava Kuvvetleri Komutanı Org. ... hakkında 353 sayılı Kanun’un 15/A maddesi uyarınca soruşturma izni verilmemesine" karar verilmiştir.
Davacı, 353 sayılı Kanun’un 15/A maddesinin 3. fıkrasının son cümlesinde geçen "Anılan kararlara karşı ilgililer on gün içinde Cumhurbaşkanlığına itiraz edebilirler." hükmü çerçevesinde soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı 16/12/2016 tarihinde itiraz etmiştir.
Dava konusu … günlü, … sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile şikayet edilen hakkında cezai soruşturmayı gerektirir herhangi bir ihmali veya icrai eylemi bulunduğuna dair bir bulguya rastlanılmamış olması, dolayısıyla; şikayete konu iddiaların soyut nitelikte olup, itirazın ve şikayetin somut bilgi ve belgelere dayanmadığının anlaşılması karşısında itiraza konu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek itirazın reddine karar verilmiştir.
Davacı, itirazın reddine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının iptali istemiyle incelenmekte olan davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
T.C Anayasası'nın 104. maddesinde, Cumhurbaşkanının Devletin başı olduğu, yürütme yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğu belirtilerek yetki ve görevleri sayıldıktan sonra Cumhurbaşkanının, ayrıca Anayasa'da ve kanunlarda verilen diğer görevleri yerine getireceği ve yetkileri kullanacağı hükme bağlanmıştır.
(Mülga) 25/10/1963 günlü, 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun -dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle- 15/A maddesinde;
“Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları ile Jandarma Genel Komutanı, görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar.
Bu suçlardan dolayı soruşturma açılmasına, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları hakkında Başbakan, Jandarma Genel Komutanı hakkında İçişleri Bakanı karar verir.
Bu suçlara ilişkin herhangi bir ihbar veya şikayet aldıklarında veya böyle bir durumu öğrendiklerinde, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri komutanları hakkında Başbakan, Jandarma Genel Komutanı hakkında İçişleri Bakanı, araştırma, gerekiyorsa ön inceleme yaptırarak soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verir. Soruşturma izni verilmiş bulunanlar izin vermeye yetkili merci tarafından soruşturmanın emniyeti ve sıhhatli olarak devam etmesi amacıyla geçici süre ile görevden uzaklaştırılabilir. Anılan kararlara karşı ilgililer on gün içinde Cumhurbaşkanlığına itiraz edebilirler. (İptal son cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve E.: 2014/89, K.: 2015/3 sayılı kararı ile.)
İsimsiz, imzasız, adressiz yahut takma adla yapıldığı anlaşılan ya da belli bir olayı ve nedeni içermeyen, delilleri ve dayanakları gösterilmeyen ihbar ve şikayetler işleme konulmaz.
Araştırma veya ön inceleme, izin vermeye yetkili merci tarafından bizzat yapılabileceği gibi, görevlendireceği denetim elemanları eliyle de yaptırılabilir. Bu şekilde görevlendirilen kişiler, 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunda ön inceleme ile görevlendirilen kişilere tanınan yetkilere sahiptir.
Soruşturma izni verilmemesi kararı hakkında ilgililer tarafından yapılan itirazın Cumhurbaşkanı tarafından kabul edilmesi veya soruşturma izni verilmesi kararına karşı süresi içinde itiraz edilmemesi ya da bu itirazın Cumhurbaşkanı tarafından reddedilmesi üzerine, izin vermeye yetkili merci tarafından soruşturmayı yapmak üzere denetim elemanlarından üç kişilik bir soruşturma kurulu oluşturulur. Kurul, soruşturma sırasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Cumhuriyet savcısına tanıdığı bütün yetkilere sahip olup, soruşturma sırasında hâkim kararı alınması gereken hususlarda yetkili mahkemelere başvurur.
Kurul, yaptığı soruşturma sonucunu bir rapor ile tespit ederek izin vermeye yetkili mercie sunar. İzin vermeye yetkili merci kamu davasının açılmasına gerek görmezse kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verir. (İptal son cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve E.: 2014/89, K.: 2015/3 sayılı Kararı ile.) (…)
İzin vermeye yetkili merci kamu davasının açılmasına gerek görürse, soruşturma dosyasını Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapmak üzere Anayasa Mahkemesine gönderir." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Başbakanlığın … günlü, … sayılı soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararında, Genelkurmay Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığınca gönderilen bilgi, belge, yazı ve açıklamalarda; H183 numaralı Başbakan yetkisindeki angajman kuralının
12/10/2015 tarihinde iptal/ilan yetkisinin Hava Kuvvetleri Komutanlığına devredilmesi sonrasında, uçağın 24 Kasım 2015 tarihinde yürürlükteki H183 numaralı angajman kuralı gereğince düşürüldüğü; olay öncesinde Rus uçaklarınca Türk hava sahasının ihlal edilmesi nedeniyle Doğu Akdeniz ve Suriye'den kaynaklanabilecek bir ihlal veya saldırıya yönelik olarak kuvvet kullanımına izin veren Başbakan yetkisindeki angajman kurallarının ilan/iptal yetkisinin 10 Ekim 2015 tarihinde Genelkurmay Başkanlığına, Genelkurmay Başkanlığı tarafından söz konusu angajman kurallarının ilan/iptal yetkisinin 12 Ekim 2015 tarihinde ilgili Kuvvet Komutanlıklarına devredildiği, Rus yetkililere milli angajman kuralları konusunda bilgi verildiği, 15 Ekim 2015 tarihinde yapılan görüşmede, Rus heyetinden sınırımıza 5 milden fazla yaklaşılmayacağı ve uçaklarımıza 5 saniyeden fazla kilit atılmayacağı konusunda sözlü teminat alındığının belirtildiği, bu hususlar çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde, cezai soruşturmayı gerektirir herhangi bir ihmali veya icrai fiili bulunduğuna dair bir bulguya rastlanmamış olması hususları gözetilerek, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. ... hakkında, 353 sayılı Kanun'un 15/A maddesi uyarınca soruşturma izni verilmemesine karar verildiği belirtilmiştir.
Anılan karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz üzerine ise; Cumhurbaşkanlığının … günlü, … sayılı dava konusu işlemiyle, şikâyet edilen hakkında cezai soruşturmayı gerektirir herhangi bir ihmali veya icrai eylemi bulunduğuna dair bir bulguya rastlanılmamış olması dolayısıyla; şikâyete konu iddiaların soyut nitelikte olup, itirazın ve şikâyetin somut bilgi ve belgelere dayanmadığının anlaşılması karşısında itiraza konu katarda hukuka aykırılık bulunmadığından, 353 sayılı Kanun'un 15/A maddesi uyarınca Başbakanlık Makamının … günlü, … sayılı kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından sunulan dilekçeler ve eki belgelerde yazılı ve sözlü basın ile internet üzerinden yayın yapan medya platformlarının haberlerinin esas alındığı, somut bilgi ve belge sunulamadığı, iddiaların makul ve yeterli gerekçelerle ortaya konulamadığı; buna karşın olayın Hava Kuvvetleri Komutanlığına devredilen angajman kuralları ilan/iptal yetkisi kapsamında gerçekleştiği, soruşturma izni verilmemesine ilişkin karar ile dava konusu işlemin tesisinde gerekli inceleme ve araştırmalar yapılarak şikayet edilenin cezai soruşturmayı gerektirir herhangi bir ihmali ve icrai davranışının bulunmadığının değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; tamamen yazılı basın ve internet medyasında yer alan soyut haberlere dayanılarak yapılan suç duyurusu üzerine mevzuatta öngörülen prosedür takip edilerek ve gerekli incelemeler yapılarak tesis edilen soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … günlü, … sayılı Cumhurbaşkanlığı işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE;
2. Aşağıda dökümü yapılan …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre …-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı İdarelere verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine;
3. Müdahil tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak müdahile verilmesine,
3. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/07/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.