T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3657
Karar No : 2023/2909
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
2- … Bilgisayar Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Anayasa Mahkemesinin ... tarih ve ... başvuru numaralı yeniden yargılama kararına istinaden verilen ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle re'sen tarh edilen 2009/8 dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının defter ve belgelerinin istenilmesine dair yazının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davacı tarafından süresi içerisinde defter ve belgelerinin incelenmek üzere ibraz edilmediği anlaşıldığından yapılan katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Söz konusu karara karşı yapılan temyiz talebi üzerine; Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 31/10/2013 tarih ve E:2013/3814, K:2013/9123 sayılı kararı ile; "davacının mahkemeye ibraz edeceğini beyan ettiği defter ve belgelerin asıllarının ara kararı ile istenilmesi, durumdan davalı idarenin de haberdar edilmesi ve bunun sonucunda söz konusu belgelerin gerçekten alış yaptığı emtiaya ait alış faturaları olup olmadığının defter ve faturalar üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak hasıl olacak duruma göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, karar düzeltme aşamasında ise Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 28/05/2014 tarih ve E:2014/3311, K:2014/3163 sayılı kararıyla davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Anılan karar üzerine ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla ısrar kararı verildiği, ısrar kararına karşı davacı tarafından temyiz talebinde bulunulduğu, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarih ve E:2015/79, K:2015/127 sayılı kararıyla ise, ısrar kararı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeler ile uygun bulunduğuna ve temyiz isteminin reddine karar verildiği, karar düzeltme aşamasında ise Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 11/11/2015 tarih ve E:2015/767, K:2015/3163 sayılı kararıyla davacının kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilerek karar kesinleşmiştir.
Anılan karar üzerine davacı tarafından Anayasa Mahkemesine yapılan ... numaralı bireysel başvuru üzerine, davacının adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve yeniden yargılama yapılmasına dair verilen 08/09/2020 tarihli karar gereğince dava dosyası yeniden incelenerek Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilerek kararın bir örneği, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılkması için yeniden yargılama yapılmak üzere ... Vergi Mahkemesine gönderilmiştir.
... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; yeniden yargılama yapılarak; davacının 2009 yılı defter ve belgelerini dosyaya ibraz ettiği, davalı idarece yasal defter ve belgelerin incelenmesi suretiyle görüş ve öneri raporunun hazırlandığı, buna göre davacının faturalarını kayıtlarına aldığı bazı firmalar hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunduğu, be nedenle anılan mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının irdelenmesi gerektiği, davacının fatura aldığı Zeytinburnu Vergi Dairesi mükellefi ... Bisiklet Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Mecidiyeköy Vergi Dairesi mükellefi ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şti., Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi mükellefi ... Yan Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, söz konusu mükelleflerden gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayalı olarak fatura alınmadığı anlaşıldığından yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, Şişli Vergi Dairesi mükellefi ... Tabela ve Organizasyon Hiz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, düzenlenen faturaların sahte olduğu ortaya konulamadığından söz konusu faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, şirkete ait defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılmadan karar verildiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/05/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı ... Tabela ve Organizasyon Hiz. San. Tic. Ltd. Şti hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda özetle, reklamcılık faaliyeti ile uğraşmak üzere 30/05/2007 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, yapılan araştırmalarda ve yoklamalarda bilinen adresinde bulunamaması nedeni ile mükellefiyetinin 28/02/2011 tarihinde re'sen terkin edildiği, sermayesinin 50.000,00-TL olduğu, işyeri adresinde 05/06/2007 tarihinde yapılan yoklamada, firmanın faaliyetinin tabela reklam işi olduğu, 3 adet işçi çalıştığı, 60 metrekare giriş, 80 metrekare atölye olduğu ve demirbaş eşyanın mevcut olduğu, kurumun işyeri adresinde 02/02/2011 tarihinde yapılan tebligatın, "alıcının taşındığı ...'in ifadesinden anlaşılmıştır" ibaresi düşülmek suretiyle tebliğ edilemediği, kurumun 24/02/2011 tarihinde işyeri adresinde yapılan yoklamada, işyerinin boş ve kapalı olduğu, çevre esnaf ile yapılan görüşmede işyerinin yaklaşık bir yıldır kapalı olduğunun tespit edildiği, mükellef kurum temsilcisi ...'nin ikamet adresinde yapılan 10/08/2012 tarihli yoklamada, adreste 11/03/2011 tarihinden itibaren başka bir kişinin ikamet ettiği, anılan kişinin adreste tanınmadığı, adresin ikametgah olmadığı tamamının işyeri olduğu tespitlerinin yapıldığı, ...'nin ikametgah adresine gönderilen yazının, ...'nin adreste kısa bir süre faaliyet gösterdiği, yaklaşık 2 yıl önce adresi terk ettiği, yeni adresinin bilinmediğinden tebliğ edilmediği, ...'nin 01/04/2013 tarihinde çalışma adresine gelerek 2009,2010,2011 yıllarına ilişkin yasal defterlerini vergi incelemesine ibraz ettiği, daha sonra defaten aranmasına rağmen irtibatın kurulamadığı, ibraz edilen defter ve belgelerin tamamının tasdikli ancak boş olduğu, 2009 ve 2010 yılına ilişkin olarak Ba bildirimlerinde bulunduğu, 2011 yılına ilikin Ba beyanlarının ise boş olduğu, 2009 Ba bildiriminin 1.000.718,00-TL, 2010 Ba bildiriminin 1.618.922,00-TL olduğu, alım yaptığı firmaların büyük bir kısmı hakkında sahte belge düzenlemek nedeniyle vergi tekniği raporu veya olumsuz tespit bulunduğu, mükellef kurumun 2009 takvim yılında toplam 37 belge karşılığında KDV hariç toplam 728.305,00 TL satış bildirdiği, 2009 yılında mükellef kurumdan alış bildiren mükelleflerin ise toplam 694,496,00 TL tutarında alış bildirdikleri, mükellef kurumun 2010 takvim yılında toplam 148 belge karşılığında KDV hariç toplam 1.872.382,00 TL satış bildirdiği, 2010 yılında mükellef kurumdan alış bildiren mükelleflerin ise toplam 1.966,682,00 TL tutarında alış bildirdikleri, 2011 yılında mükellef kurumun Bs bildirimi yapmadığı, 2011 yılında mükellef kurumdan alış bildiren mükelleflerin ise toplam 171,976,00 TL tutarında alış bildirdikleri, 2009 yılına ilişkin KDV matrahının 839.399,36 TL, 2010 yılına ilişkin KDV matrahının 1.943.186,95 TL olduğu, mükellef kurum tarafından verilen muhtasar beyannamelerde 2009 yılında ortalama 3, 2010 yılında ortalama 2 ve 2011 yılında 1 işçi çalıştırıldığı, 20/08/2009 tarihinden rapor tarihinde kadarki zaman diliminde 87.324,48 TL'lik vergi borcunun bulunduğu ve herhangi bir ödemenin yapılmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu şirketin anılan hasılatları yapabilecek fiziki kapasiteye, emtiaya ve ticari organizasyona sahip olmadığının tespit edildiği, mal ve hizmet alımı yapıldığı bildirilen mükelleflerin çoğu hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunduğu, şirket tarafından yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahları beyan edilmesine rağmen tahakkuk eden vergilerin ödenmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, şirketin uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan temyize konu kararın buna ilişkin hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiş olup, kararın bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararının buna ilişkin kısmına katılmıyoruz.