T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/3717
Karar No : 2023/1553
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …
Vekili: Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
Vekili: Av. …
İSTEMİN KONUSU :Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararına uyulmaksızın ilk kararda ısrar edilerek verilen kararın Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca bozulması üzerine söz konusu bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile edindiği taşınmazların satışından elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle adına 2007 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın Ocak-Mart, Nisan-Haziran ve Temmuz-Eylül dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının %25 hissesine sahip olduğu arsa karşılığında arsa sahiplerinin payına düşen (19) adet dairenin uyuşmazlık yılında muhtelif tarihlerde satılmasının gayrimenkul alım, satım veya inşaı işleriyle devamlı olarak uğraşıldığını ve elde edilen edilen kazancın ticari nitelik taşıdığını göstermekle birlikte vergilendirilecek kazancın saptanması bakımından, müteahhit firma tarafından düzenlenen arsa maliyet faturasında kayıtlı 564.159,50 -TL'nin gerçeği yansıtmadığı hususunda bir tespit bulunmadığı, dolayısıyla inşa edilen binaların tamamına ait söz konusu arsa maliyet tutarının, satışı gerçekleştirilen dairelere isabet eden kısmının ne olduğunun saptanarak tespit edilen bu tutardan yapı ruhsatlarında yazılı olan 164.068,00-TL'nin düşülmesi neticesinde bulunan farkın da satışı gerçekleştirilen dairelerin toplam maliyetine eklenmesi gerekirken bu yönde bir araştırma yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu tarhiyatın, sözü farka isabet eden kısmında hukuka uyarlık, fazlasında ise hukuka aykırılık görülmediği, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezası azaltılmış, geçici vergi ise kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazların diğer paydaşı tarafından açılan davanın lehe sonuçlandığı, emsal araştırması ve endeksleme yoluyla değer tespiti yapılmadığı, aynı maddi olay nedeniyle verilen kararlar arasındaki çelişkinin hukuk birliğini ve adalet duygusunu zedelediği, tarhiyatın eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, vergi kanunlarının uygulanması ve ispatı düzenleyen 3. maddesinin (B) bendinde; vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, saptanması ve sağlanması olduğu hükme bağlanmış olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 2. maddesinde ise gerçek gelirin vergilendirileceği ilkesi benimsenmiştir.
Uyuşmazlık konusu inşaat nedeniyle müteahhit firma tarafından arsa maliyetine ilişkin olarak düzenlenen 564.159,50 TL'lik faturanın gerçeği yansıtmadığı yolunda bir saptama olmaksızın yapı ruhsatlarında belirtilen 164.068 TL arsa maliyet bedeli esas alınmak suretiyle ulaşılan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu sonucuna varıldığından davacı temyiz isteminin kabulü, davalı idare temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 29/06/2022 tarih ve E:2022/485, K:2022/816 sayılı kararıyla Dairemize gönderilen dosya ile ilgili Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 28/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.