T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3740
Karar No : 2023/1097
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) : … Seyahat ve Turizm İşlt. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/06/2022 tarih ve E:2019/4263, K:2022/4175 sayılı kararının, davacı tarafından davanın reddine, davalı idare tarafından ise yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 08/01/2018 tarih ve 30295 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 30. maddesinin, 31/12/2018 tarih ve 30642 (4. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 10. maddesi ile değiştirilen 4. fıkrasının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/06/2022 tarih ve E:2019/4263, K:2022/4175 sayılı kararıyla;
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 1, 2, 4, 27 ve 34. maddeleri ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 5, 6 ve 14. maddelerine atıfta bulunularak;
Dava konusu düzenlemelerde yetki yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı,
Dava konusu düzenlemenin ihtiva ettiği, ''A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir. Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez.'' şeklindeki kuralın,
15/11/2019 tarih ve 30949 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik ile, "A1, B2, D2 ve servis taşımacılığı yapmak üzere D4 yetki belgesi olan yetki belgesi sahipleri, yetki belgesi eki taşıt belgelerinde kayıtlı taşıtlarını, taşıtın kayıtlı olduğu yetki belgesi kapsamı dışında ve/veya yetki belgesi olmayan gerçek veya tüzel kişilerin faaliyetleri için kullandıramazlar. Bu fıkraya uymayan yetki belgesi sahiplerine 50 uyarma verilir. Bu fıkraya göre, 1 takvim yılı içerisinde düzenlenen uyarmalardan ilk tebliğ edilenin, tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün sonrasından başlamak üzere, toplamda tebliğ tarihine bakılmaksızın beş kez uyarma düzenlenmesi halinde, taşıtın/taşıtların kayıtlı olduğu yetki belgesi iptal edilir.” şeklinde değiştirildiği,
Dava konusu düzenlemenin yeni halinde yer verilmeyerek yürürlükten kaldırılan, "(...) ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez." ve "(...)Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez" ibareleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği,
Dava konusu düzenlemenin diğer kısımları yönünden ise; 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 5. maddesinde taşımacılık yapılabilmesi için yetki belgesi alınmasının zorunlu olduğu, 26. maddesinde yetki belgesi kapsamı dışında taşımacılık yapanlara idari para cezası uygulanacağı, 27. maddesinde bu Kanun kapsamında faaliyet gösterenlere hangi hallerde uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklinde idari müeyyide uygulanacağının Yönetmelikte belirleneceğinin düzenlendiği, Kanun'a göre verilen idari para cezalarının Yönetmelikte düzenlenen uyarma, geçici durdurma ve iptal şeklindeki idari müeyyidelerin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceğinin kural altına alındığı, uygulamada A1, B2 ve D2 yetki belgesi sahiplerince kapsam dışı faaliyette bulunulduğuna yönelik davalı idareye ulaşan şikayetler de dikkate alındığında, dava konusu düzenlemede yetki belgesi kapsamı dışında faaliyette bulunanlara uyarma müeyyidesinin uygulanacağı, yasaklı faaliyetin tekrarının belli bir sayıya ulaşması halinde ise yetki belgesinin iptaline karar verileceğine ilişkin dava konusu düzenlemelerde dayanak Kanun'a, ölçülülük ilkesine ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle,
Yönetmeliğin; dava konusu 10. maddesi ile Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 30. maddesinin 4. fıkrasında yapılan değişikliğin "(...) ve ihlalde kullanılan taşıt/taşıtlar yetki belgesi eki taşıt belgesinden resen düşürülür ve düşüm tarihinden itibaren 6 ay geçmeden yeniden herhangi bir yetki belgesi eki taşıt belgesine eklenmez." ve "(...)Bu fıkraya göre iptal edilen yetki belgesi sahiplerine, 6 ay geçmeden aynı tür yetki belgesi düzenlenmez" ibareleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına; diğer kısımları yönünden davanın reddine, toplam 471,90-TL yargılama giderinin 235,95-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 235,95-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, duruşmalı işler için belirlenen 7.425,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, 4.500,00-TL vekâlet ücretinin ise, davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 26. maddesinde, yetki belgesi kapsamına uygun olmayan faaliyetlerde bulunulması halinde uygulanacak müeyyidenin idari para cezası olarak belirlendiği, Kanun'la belirlenen müeyyidenin, Yönetmelik kuralı ile genişletilmesi ve Kanun'da yer almayan bir yaptırımın belirlenmesinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, cezaların kanuniliği ilkesi gereği, Yönetmelik ile suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, temyize konu kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, kısmen ret kısmen karar verilmesine yer olmadığı şeklinde sonuçlanan davada, idareleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın idareleri aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın, davanın reddine ilişkin kısmının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve davacı tarafın temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen davanın reddi, kısmen karar verilmesine yer olmadığı yolundaki Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 15/06/2022 tarih ve E:2019/4263, K:2022/4175 sayılı kararının esası ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti yönlerinden ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 24/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.