T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3746
Karar No : 2023/649
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : (… mirasçıları)
1-…
2-…
3-…
4-…
5-…
6-…
7-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar murisinin hissedarı olduğu Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki evin maili inhidam arz ettiğinden bahisle 3194 sayılı Kanun'un 39. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı Melikgazi Belediye Encümeni kararının iptali ile evin yıkımı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00-TL maddi tazminatın 20/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/06/2019 tarih ve E:2019/3448, K:2019/6498 sayılı kararı ile, encümen kararına yönelik davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kısmının onanması, maddi tazminat istemine ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyasının davacıların maddi tazminat talepleri yönünden yeniden incelendiği,
Dosyanın, aynı yapının yıkımı nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan ... İdare Mahkemesinin E:…, K:… sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden; Kayseri ili, Melikgazi ilçesi, ... Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerindeki hissedarı olduğu evin hukuka aykırı olarak yıkıldığından bahisle davacıların murisi ... ve diğer hissedarlar tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açılırken söz konusu parselde ayrı iki ev olduğu, bu evlerden birinin ...'a (muris ... da ...'ın eşi), diğerinin de davacılar murisi ...'a ait olduğu iddia edildiğinden, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararıyla anılan encümen kararının ... ve mirasçılarına ait yapıya ilişkin olduğu gerekçesiyle diğer hissedarlar yönünden dava konusunun, idari işlem olması gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilerek, davacılar murisi tarafından açılan davanın tefrikine karar verildiği, bu karar sonrasında diğer hissedarlar tarafından ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı, davacılar murisi ... yönünden ise yargılamanın devam ettiği ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… sayılı dosyası kapsamında, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı ve yargılama sonucunda ... ile ... tarafından, iki ayrı yapı varmış gibi emlak beyannameleri verilmişse de, taşınmaz üzerinde tek bir yapı olduğu, yapının bir bütün olarak kullanıldığının anlaşıldığı, davalı idare tarafından söz konusu taşınmazın bulunduğu alanda imar uygulaması yapılmadan önceki ilk tapu kaydında, bir kargir evin olduğunun yazılı olduğu ve ... ile ...'a ve başka bir şahsa ait hisse oranlarının belirtildiğinin anlaşıldığı; uyuşmazlığın kaynağının aynı yapıya ilişkin idari işlem olduğu gerekçesiyle diğer hissedarlar yönünden davanın görev yönünden reddi yolundaki karara atıfta bulunularak, davacılar murisi ... yönünden de davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bunun üzerine bakılan davanın açıldığı,
Olayda, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesi uyarınca yıkımına karar verilen davacılar murisi ...'ın hissedarı bulunduğu yapı hakkında düzenlenen 15/08/2005 tarihli maili inhidam raporunda "iki katlı tuğladan yığma üzeri beton binanın taşıyıcı duvarlarında deformasyonlar ve kılcal çatlaklar oluştuğu, taşıyıcı duvarların görevini yerine getiremez halde olduğu tespit edilmiştir" ifadelerine yer verildiği, teknik raporun ekinde ise kapı ve pencereleri sökülmüş, iki katlı bir binaya ilişkin fotoğraf sunulduğu, aynı tarihli ihtarnamede ise, ... ve hissedarlarına ait evin görüntü kirliliği ve tehlike arzettiğinden verilen sürede gerekli tebdirlerin alınması, aksi halde 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesine göre işlem yapılacağının belirtildiğinin görüldüğü,
Mevzuatın değerlendirilmesinden, yapıların bir kısmının veya tamamının yıkılacak derecede tehlike arzettiği sonucuna ulaşılabilmesi ve bu durumdaki yapılar için yıkım kararı verilmesi için, yapının bütünü ve özellikle taşıyıcı unsurları üzerinde yapılacak teknik ve bilimsel incelemeyle ayrıntılı bir biçimde ortaya konulması gerektiği; bu şekilde tespit edilen yapıların maliklerine, tehlikenin giderilmesi için maddede yazılan usule uygun bir şekilde tebligat yapılacağı, yapı sahibinin bulunmaması ya da yapıda oturan kimse olmaması halinde tebligatın yapı yerine asılarak bir nüshasının da mahalle muhtarına bırakılması suretiyle yapılabileceğinin anlaşıldığı,
Uyuşmazlıkta, yıkım işlemine esas alınan raporun, yapının tehlikelilik derecesini ortaya koymaktan uzak ve sadece gözlemsel tespitler içerdiği, yapıya ilişkin herhangi bir statik hesaba yer verilmediği, yapının dayanıklılığı konusunda somut ölçüm ve araştırma yapılmadığı, ayrıca, maili inhidam raporunun ekinde davalı idare tarafından dosyaya sunulan iki katlı bina fotoğrafının, davacılar murisinin hissedarı bulunduğu yıkılan tek katlı, müstakil binaya ait olmadığı hususu da, Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında anlaşıldığından, yıkım işlemine dayanak maili inhidam raporunun 3194 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında usulune uygun olarak düzenlenmediği sonucuna varıldığı,
Bu durumda, davacılar murisinin hissedarı olduğu yapının, eksik ve yetersiz olarak düzenlendiği anlaşılan maili inhidam raporu dayanak alınarak yıkılmış olması nedeniyle, davalı idarenin sözü edilen hukuka aykırı eyleminden doğan zararı tazmin etmesi gerektiği,
Uyuşmazlık konusu yapının yıkılmış olması nedeniyle, bu safhada bina değerinin tespiti mümkün olamayacağından, … Asliye Hukuk Mahkemesince E:… sayılı dava dosyası kapsamında yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, söz konusu tek katlı, müstakil, bir adet ev için tespit edilen 28.393,07-TL bedel dikkate alınarak, davacıların tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği,
Öte yandan; davacılar vekili tarafından, ...'a, eşi ...'dan gelen miras hissesi yönünden de talepte bulunulduğu belirtilmiş ise de, ...'ın 08/02/1988 tarihinde vefatı üzerine düzenlenen, … Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı veraset ilamına göre, ...'ın 743 sayılı Medeni Kanun'un 444/1. maddesi uyarınca mirasın yarısının intifa hakkını tercih ettiği, sonrasında 03/12/2014 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, intifa hakkı, hak sahibinin ölümüyle sona ereceğinden, ...'ın eşi ...'ın terekesinde bir hakkının kalmadığı, dolayısıyla dava konusu evdeki kendi hissesi üzerinden tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği,
Bu kapsamda; dava konusu ev için tespit edilen bedel 28.393,07-TL olup, tapu kaydına göre de ...'ın evdeki hissesi 71/200 olduğundan, hükmedilecek tazminat miktarı 28.393,07-TL X 71/200 = 10.079,54-TL olarak hesaplanmış olup, bu tutarın tekerrüre sebebiyet verilmeksizin ve miras hisseleri oranında davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle,
davanın kısmen kabulü ile 10.079,54-TL maddi tazminatın davalı idareden alınarak, adli yargıda dava açma tarihi olan 20/12/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, tekerrüre sebebiyet verilmeksizin ve miras hisseleri oranında davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 28/04/2022 tarih ve E:2020/7705, K:2022/5250 sayılı kararıyla;
Aynı taşınmazın maliki ...'ın mirasçıları tarafından, hukuka aykırı olarak yıkıldığı anlaşılan aynı ev için 25.000,00-TL maddi zararın tazmini istemiyle açılan diğer davada, (Dairelerinin E:2020/2120, K:2022/5249 sayılı dosyası), davanın kabulü ile 25.000.00-TL maddi tazminatın davalı idareden alınarak davacılara miras hisseleri oranında ödenmesine karar verildiği, (... İdare Mahkemesinin … tarih, E:…, K:… sayılı kararı) anılan davadaki davacılar ile bakılan davadaki davacıların aynı kimseler olduğu, dolayısıyla, dava dosyaları arasında irtibat kurulmaksızın verilen iki farklı İdare Mahkemesi kararı sonucunda, davalı idare tarafından haksız olarak yıkıldığı anlaşılan ve 28.393,07-TL bedel takdir edilen müstakil bir adet ev için toplamda 35.079,54-TL tazminata hükmedildiğinin anlaşıldığından, İdare Mahkemesince yer verilen hususlar dikkate alınarak ve bakılan dava ile aralarında maddi ve hukuki yönden bağlantı bulunan, … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dava dosyasının birlikte incelenip değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu durum dikkate alınmaksızın davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının temyiz edilen kısmında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; tazminat isteminin kısmen kabulü yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı; maili inhidam raporunun usul ve yasaya uygun olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığı, dava konusu parsel üzerinde bulunan yapı ile ilgili yapılmış bir başka tespit bulunmadığı, idarelerince tesis edilen işlemlerin konusunda uzman memurlar tarafından, yasaların aradığı şartlar çerçevesinde tesis edildiği; anılan maili inhidam raporunu sakatlayıcı nitelikte hiçbir bilgi ve belge ortaya konulmadan alınan raporun usulsüz olduğu gerekçesiyle, süresinde dahi olmayan davanın kabul edilerek tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne ilişkin … İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/04/2023 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X- ... İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 28/04/2022 tarih ve E:2020/7705, K:2022/5250 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.