T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3767
Karar No : 2023/1050
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. …,
Hukuk Müşaviri Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onikinci Dairesinin 31/05/2022 tarih ve E:2020/2205, K:2022/3162 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 04/03/2020 tarih ve 31058 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 01/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğe ekli ''Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayıları''nın düzenlendiği (2) sayılı listenin ''Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında tıbbi biyokimya eğitim görevlisi, uzman tabip kadrosuna atanan doçent ve profesör için (2,20) %120 olarak belirlenen ilgili branş hizmet alanı-kadro unvan katsayısının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 31/05/2022 tarih ve E:2020/2205, K:2022/3162 sayılı kararıyla;
209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası ile verilen yetkiye dayanılarak davalı idarece hazırlanan Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmeliğin ''Amaç'' başlıklı 1. maddesi, 4. maddesinin birinci fıkrasının (I) bendinde yer alan hükümler ile Yönetmeliğe ekli (2) sayılı listenin ''Anadal ve Yandal Uzman Tabip ve TUTG Uzman Olanlar'' kısmında branş bazında hizmet alanı-kadro unvan katsayılarına yer verilip; tıbbi biyokimya uzmanları açısından hizmet alanı-kadro unvan katsayısının (2,20) olarak belirlendiği belirtildikten sonra,
209 sayılı Kanun kapsamında yapılan ek ödemelerin; performansa dayalı olarak, Sağlık Bakanlığınca belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri, personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri ile yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemler ile özellik arz eden riskli birimlerde çalışma gibi unsurlar esas alınarak belirlendiğinin anlaşıldığı,
Anılan Kanun'un 5. maddesiyle yukarıda sayılan unsurlar dikkate alınarak, ek ödemenin oranı, usul ve esasları ile diğer hususların belirlenmesi amacıyla verilen takdir yetkisine uygun olarak hazırlanan davaya konu Yönetmeliğin 1. maddesinde; Yönetmeliğin amacının; Bakanlıkça belirlenen hizmet sunum şartları ve kriterleri dikkate alınmak suretiyle personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetleri, yapılan muayene, ameliyat, anestezi ve girişimsel işlemlerden oluşan genel tıbbi işlemler, özellikli tıbbi işlemler ile uluslararası sağlık hizmetlerinde çalışma gibi unsurlar esas alınarak, döner sermayeden yapılacak ek ödemenin oran, usul ve esaslarını belirlemek, sağlık hizmetlerini iyileştirmek, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu teşvik etmek olduğunun belirtildiği; bu kapsamda, ek ödemenin personele sayılan unsurlar gözetilerek ödenen, teşvik uygulaması niteliğinde yapılan bir ödeme olduğunun sabit olduğu,
Yönetmeliğin ''Tanımlar'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde; hizmet alanı-kadro unvan katsayısının, Ek-2 sayılı listede belirlenen katsayıyı ifade ettiğinin belirtildiği, Ek-2 sayılı listede, anadal ve yan dal uzmanı tabip ve TUTG uzman olanlar kısmında, branşlar baz alınarak, hizmet alanı-kadro unvan katsayılarına yer verildiği; davacının branşı olan tıbbi biyokimya uzmanlık alanı açısından ise (2,20) oranında hizmet alanı-kadro unvan katsayısı belirlendiği,
Bu durumda; Kanun'da sayılan kriterler dikkate alınmak suretiyle, farklı oranlarda ek ödeme yapılması konusunda takdir yetkisi bulunan davalı idarece hazırlanarak yürürlüğe konulan dava konusu Yönetmeliğin; personelin görev yeri, performansı, çalışma koşulları ve sorumlulukları dikkate alınarak düzenlendiği anlaşıldığından, Eki (2) sayılı listede, tıbbi biyokimya uzmanları için (2,20) olarak belirlenen hizmet alanı-kadro unvan katsayısına ilişkin düzenlemede hukuka ve dayanağı olan üst norm kurallarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu Yönetmelik ile uzmanlar arasında ayrımcılık gözetmek sureti ile bir eşitsizlik yaratıldığı; davalı idareye 209 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile uygulamaya yönelik yönetmelikle düzenleme yetkisi verildiği ve bu yetkinin kullanımında idareye takdir yetkisi tanındığı açık olmakla birlikte bu takdir yetkisinin, objektif ölçütler çerçevesinde, hak ve nefaset kurallarına uygun olarak kullanılması gerektiği; dava konusu edilen Yönetmeliğin Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayısı (HAKUK) başlıklı Ek- 2 tablosunda davalı idare bünyesinde çalışmakta olan tüm uzmanlar için herhangi bir kriter gözetilmeksizin ya da bu oranların neye göre tespit edildiğine dair herhangi bir izahata yer verilmeksizin ayrı bir oran belirlendiği, bu durumun davalı idareye bağlı tüm uzmanlar arasında adeta gizli bir hiyerarşi oluşturduğu; nitekim davacının görev unvanı olan tıbbi biyokimya uzmanlığı bakımından uygulanacak Hizmet Alanı-Kadro Unvan Katsayısı (HAKUK)'nın 2,20 olarak tespit edildiği, bu katsayının davalı idarenin uzman kadroları için getirdiği ayrıştırıcı düzenlemede yer verilen en düşük oran olduğu; dava konusu edilen düzenleme ile davalı idare bünyesinde çalışan tüm uzman doktorlar ve Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'ne göre uzman olanlar arasında tesis edilmiş olan çalışma barışının ortadan kaldırıldığı; dava konusu edilen Yönetmeliğe tabi tüm uzman doktorlar ve Tıpta Uzmanlık Tüzüğü'ne göre uzman olanlar için uygulanacak olan katsayıların neye göre tespit edildiğinin belirli olmadığı; dava konusu Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde, dava konusu Yönetmelik'te yer alan birçok ibarenin tanımına yer verilmiş olmakla birlikte, uzman doktorlara uygulanmak üzere her branş için ayrı ayrı olarak tespit edilen kat sayıların tanımlarına yer verilmediği dolayısıyla dava konusu Yönetmeliğin çıkarılmasındaki esas amaç olan ek ödemenin kime ne şekilde ve hangi kriterlere göre dağıtılacağını belirleyen katsayıların ne surette ve hangi kriterlere göre tespit edildiği ortaya koyulmayarak açıkça hukukî güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlâl edildiği; dava konusu edilen Yönetmeliğin ek-2 tablosunda yer verilen katsayı çarpan oranları incelendiğinde, yürürlükten kaldırılan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik’te tüm uzman doktorlar ve Tıpta Uzmanlık Tüzüğü uyarınca uzman olanlar için ortak olarak uygulanan katsayı olan “2,50” oranının davacının uzmanlık alanı olan tıbbi biyokimya alanı için “2,20” oranına çekilerek adeta bir cezalandırma yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onikinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : 209 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, personelin unvanı, görevi, çalışma şartları ve süresi, hizmete katkısı, performansı, tetkik, eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile muayene, ameliyat, anestezi, girişimsel işlemler ve özellik arz eden riskli bölümlerde çalışma gibi unsurlar esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda, dava konusu Ek-2 sayılı cetvelde, hekimlerin kadro, görev ve unvanlarının dikkate alınması gerektiği fakat bunun yerine uzmanlık alanlarının dikkate alındığı; bu durumun tabip dışı personel için de geçerli olduğu; onlar için de aynı şekilde branş üzerinden değerlendirme yapıldığı; davalı idare tarafından, bu tür bir değerlendirme yapılmasını gerekli kılacak şekilde somut bir gerekçe sunulamadığı anlaşıldığından ve sağlık hizmetinin bir bütün olarak dikkate alınması gerektiği düşünüldüğünde, anılan düzenlemelerin çalışma barışını bozacabileceği ve verimi düşürebileceği sonucuna varıldığından temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onikinci Dairesinin temyize konu 31/05/2022 tarih ve E:2020/2205, K:2022/3162 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Kesin olarak, 18/05/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.