T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3809
Karar No : 2023/1733
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Kurumu / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
2- … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF ( DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, Hakkâri ili, Yüksekova ilçesinde vereseli olarak faaliyet gösteren ... Eczanesi'nin vereseli eczane işletme süresinin eczacılık fakültesinde öğrenimine devam ettiğinden bahisle uzatılmasına karar verilmesi istemiyle başvurusunun reddine ilişkin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumunun … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından, 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 9. maddesinde yer alan hükmün amacının doğrudan reşit olmayan çocuğa ilişkin olduğu, vereseli eczane işletilmeye başlandığı tarihte reşit olan çocuklar bakımından bu hükmün uygulanamayacağı, vereseli eczane işletme süresinin başladığı tarihte reşit olan davacının bu hükümden yararlanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
Hakkari Valiliği tarafından, dava konusu işlemin görüş yazısı niteliğinde olduğundan icrai niteliğinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı, eczacının ölümü hâlinde çocuğu reşit değilse reşit oluncaya ve eczacılık fakültesine girdiği takdirde fakülteyi bitirinceye kadar hakkının korunacağı, eczane vereseli işletilmeye başladığı sırada reşit olanlar için bu hükmün uygulanamayacağı, reşit olmak ve eczacılık fakültesine girmek şartlarının birlikte gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 6197 sayılı Kanun'un 9. maddesinden, eczacının ölümü halinde, ölen eczacının eşi veya çocukları adına eczanenin en fazla 5 yıl süreyle mesul müdür tarafından idare edilebileceği, ancak ölen eczacının çocuğu 5 yıllık sürenin dolduğu tarihte reşit değil ise reşit oluncaya ve eczacılık fakültesine girmesi halinde bu tahsilini bitirinceye kadar eczanenin mesul müdür idaresinde işletilebileceği, bu bağlamda, anılan düzenlemenin verese süresi başladığında reşit olmayan çocuğu kapsadığı, verese başlangıç tarihinde reşit olan çocukların bu hükümden faydalanamayacağı anlaşılmakla, Kanun hükmünden yararlanmak için aranan koşulları sağlamayan varisten hareketle yapılan başvurunun reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığından, davalı idarelerin temyiz isteminin kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/04/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) - KARŞI OY :
6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'un 8. maddesinde;
"Vefat eden veya hacredilen veya meslek ve sanatının icrasından mütevellit devamlı malüliyete duçar olan bir eczane sahibinin karısı veya kocası veya çocukları varsa eczanenin bunlar hesabına bir mesul müdürün idaresi altında işletilmesine Sağlık ve Sosyal Yardım Vekaletince ruhsat verilir. Bu suretle verilecek ruhsatnamelerden Harçlar Kanunununa göre harç alınır." hükmüne,
9 maddesinde ise;
"...
Ölen bir eczacının karısı veya kocası veya çocukları namına mesul müdür tarafından idaresi (5) seneyi geçemez.
Şu kadar ki; ölen eczacının çocuğu bu müddetin hitamında reşit değilse reşit oluncaya ve eczacı mektebine veya fakültesine girdiği takdirde bu tahsili bitirinceye kadar devam eder." hükmüne yer verilmiştir.
6197 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 8. ve 9. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde; vefat eden bir eczacının çocuğu varsa onun adına mesul müdür tarafından bu eczanenin beş yıl süreyle ruhsatlandırılabileceği, ancak bu sürenin sona erdiği tarihte çocuk reşit değilse reşit olana kadar veya eczacılık fakültesinde eğitim görmekte ise bu eğitim süreci sona erene kadar eczanenin mesul müdür tarafından çocuk adına faaliyetine devam edeceğinin hüküm altına alındığı; kanun koyucu tarafından çocuğun reşit olması veya eczacılık fakültesinde eğitim görmesinin mesul müdür tarafından eczanenin beş yıl süreyle işletilmesinin iki ayrı istisnası olarak düzenlendiği, söz konusu durumların birbirinden bağımsız istisnalar olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim 6197 sayılı Kanun'un yasalaşma sürecine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Tutanak Dergisi'nin 9. Dönem 26. Cilt 12. Birleşim'inde anılan maddelere ilişkin raporlara bakıldığında; eczanenin aniden kapanıp herhangi bir yerin eczanesiz kalmaması ve büyük bir gayretle kurulan eczanenin eczacının ölümü ile dağılıp anne, çocuk veya kocanın açıkta kalmaması için bu kişiler adına eczanenin devam etmesi istisnasının getirildiği, ancak bu istisnanın da ilanihaye devam etmesinin doğru bulunmadığı, bu nedenle beş senelik bir süre öngörüldüğü, ancak bunun yanında, bu hüküm için de küçük çocuğun reşit olması hâli ile çocuğun eczacılık mektebinde tahsil görmesi istisnalarının öngörüldüğü, ana prensipten bu iki zaruret halinde ayrılmış bulunulduğu, bu iki hâlde çocuk reşit olana veya eczacılık mektebini bitirene kadar eczanenin mesul müdür marifetiyle idaresinin kabul edildiği, dolayısıyla 6197 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer verilen istisnaların birbiriyle iritbatlı olmadığının açıkça belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, vefat eden annesinin eczanesi, kendi adına mesul müdür tarafından işletilen davacının, 6197 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında adına ruhsatnamenin düzenlendiği beş yıllık sürenin sonu olan 30/09/2019 tarihinde eczacılık fakültesinde eğitimine devam ettiği görüldüğünden, anılan kanun maddesi kapsamında beş yıllık süre sınırlamasından istisna tutulan çocuk kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Ancak, davacının Ukrayna'da bulunan Uluslararası Beşeri Bilimler Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde eğitim gördüğü ve davacı tarafından dosyaya sunulan adı geçen üniversitenin YÖK tarafından tanındığına ilişkin belge de dikkate alındığında; Mahkemece adı geçen üniversitenin YÖK tarafından tanınıp tanınmadığı hususu ile uygulamada Uluslararası Beşeri Bilimler Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nden alınan diplomalara YÖK tarafından denklik verilip verilmediği konusunda gerekli araştırma yapıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.