T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/3833
Karar No : 2023/5632
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Mermer Madencilik Jeoloji İnşaat
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Faaliyeti sırasında oluşan mermer tozu, sulu mermer çamuru ve pasa atıklarının işletmenin arkasında bulunan mevsimsel akışlı derede toprak zemin üzerinde depolandığından bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. ve 11. maddeleri ile Atık Yönetimi Yönetmeliğinin 5. maddesinin (ö) bendi uyarınca davacı şirkete 139.500,00 TL para cezası verilmesine ilişkin … günlü, … sayılı Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davanın reddi yolunda verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 12/12/2017 tarih ve E:2017/2299, K:2017/6981 sayılı kararıyla; davanın yalnızca Bursa Valiliği husumetiyle görülüp karara bağlanmasının gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının kaldırılarak, yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı üzerine ... İdare Mahkemesince … tarih, E:…, K:… sayılı kararı ile "davacıya isnat edilen fiilin 2872 sayılı Çevre Kanununun hangi maddesinin hangi fıkrası uyarınca cezalandırılması gerektiği hususunun açıkça ortaya konulmasının, belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerinin gereği olduğu, kişilerin işledikleri fiilerin karşılığındaki yaptırımı bilmelerinin gerektiği, davacıya para cezası verilmesinde esas alınan fiilinin 2872 sayılı Kanunun hangi maddesini ihlal ettiği belirtilmeksizin, sadece 2872 sayılı Kanunu ile ilgili yönetmelik maddeleri zikredilmek suretiyle tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davalı idare tarafından yapılan denetim sırasında işletmenin faal olduğu, posa ve sulu mermer ile mermer tozunun işletmenin arkasındaki mevsimsel akışlı dereye atıldığının tutanakla tespit edildiği, çevreyi kirletmesi eylemine ilişkin fotoğrafların dosyaya sunulduğu görüldüğünden, 28/12/2014 tarih ve 29219 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2872 sayılı Çevre Kanunu Uyarınca Verilecek İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ'de 20/r maddesine aykırılık halinde 46.501-116.261 TL idari para cezası verileceği, 20. madde (r) bendine aykırılık kurum, kuruluş ve işletmeler tarafından gerçekleştirildiği takdirde 3 kat verileceği hükmüne istinaden alt sınır olan 46.501-TL den 3 kat (3x46.501 TL) olmak üzere 139.503 TL idari para cezası verildiği, ihtilaf konusu … tarih ve … sayılı 139.503 TL miktarlı para cezası ile cezalandırma işlemine sebep oluşturan eylemin, 19/10/2015 günlü tutanak ile tespiti yapılan tehlikesiz atık toplama belgesi almadığı halde faaliyetini yürütme eylemi karşılığı 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesinin ihlali delaletiyle aynı Kanunun 20/r maddesi uyarınca uygulandığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemde, denetim sırasında tespit edildiği belirtilen eyleme karşılık 2872 sayılı Çevre Kanunun hangi maddesinin ihlal edildiğinin açıkça belirtilmediği, teknik kanaat raporunun da tebliğ edilmediği, böylece davalı idarece hukuki belirlilik ilkesine aykırı hareket edildiği, ayrıca verilen para cezasında alt sınırdan ayrılındığı halde gerekçesinin belirtilmediği, çevreyi kirleten atıkların kim tarafından döküldüğünün somut delillerle ispat edilemediği, kendilerinin atıkları deşarj etmeyip nakliye firması ile taşıttığından temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Bursa İli, İnegöl İlçesi, Turşudere mevkiinde davacı şirket tarafından mermer kesim ve işleme faaliyetinin yapıldığı, işletmede 19.10.2015 tarihinde yapılan çevre denetiminde, faaliyet sonucu oluşan mermer tozu ve pasa türü atıkların işletme yakınındaki mevsimsel akışlı dereye deşarj edildiği ve deşarj hattının ucundan dereye damlama şeklinde akışın olduğu tutanak ve video kaydı ile tespit edilmiş, ayrıca, Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü teknik elemanlarınca 17.11.2015 tarihinde ise teknik kanaat raporu düzenlenmiştir.
Bursa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından, teknik kanaat rporu ve tespit tutanağına istinaden 2872 sayılı Kanunun 8.ve 11.maddeleri ile Atık Yönetimi Yönetmeliğinin 5.maddesinin (ö) bendi uyarınca, 23.11.2015 tarihinde düzenlenen idari yaptırım kararıyla davacı şirkete 139.503,00-TL para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun Kirletme Yasağı başlıklı 8. maddesinde ''Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır. Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler'' hükmüne yine aynı kanunun İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü başlıklı 11. maddesinde ''Üretim, tüketim ve hizmet faaliyetleri sonucunda oluşan atıklarını alıcı ortamlara doğrudan veya dolaylı vermeleri uygun görülmeyen tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri atıklarını yönetmeliklerde belirlenen standart ve yöntemlere uygun olarak arıtmak ve bertaraf etmekle veya ettirmekle ve öngörülen izinleri almakla yükümlüdürler'' hükmüne yer verilmiştir.
02.04.2015 tarihli ve 29314 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan Atık Yönetimi Yönetmeliği'nin 5.maddesinin (ö) bendinde ''Atıkların toprağa, denizlere, göllere, akarsulara ve benzeri alıcı ortamlara dökülmesi, doğrudan dolgu yapılması ve depolanması suretiyle çevrenin kirletilmesi yasaktır.'' kuralı düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesinin 17.04.2008 günlü, E:2005/5 K:2008/93 sayılı kararında; "Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin unsurlarından birinin “belirlilik ilkesi” olduğu, bu ilkeye göre; yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması gerektiği, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesinin de gerekli olduğu, belirlilik ilkesinin, hukuksal güvenlikle bağlantılı olduğu; bireyin, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmesinin gerektiği, bu ilkenin kişilerin hukuk güvenliğini korumakla birlikte idarede istikrarı da sağlayacağının ifade edildiği", dava konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen 2872 sayılı Çevre Kanunun 8. ve 11. maddeleri ile Atık Yönetimi Yönetmeliğinin 5.maddesinin (ö) bendinde atıkları çevreyi kirletme yasağına uyarak bertaraf etme yükümlülüğünden bahsedilmekle birlikte aksine eylemlerde bulunduğu tespit edilenlere uygulanacak yaptırımların ise 2872 sayılı Çevre Kanunun 20/1.maddesinde; "idari nitelikteki cezalar şunlardır" ibaresi altındaki bentlerde düzenlendiği, davacının çevreyi kirleten eyleminin 2872 sayılı Kanunun 20/1.maddesinin hangi bendindeki para cezasıyla karşılanması gerektiğinin idarenin sorumluluğunda olduğu, idarenin bu sorumluluğunun hukuk devleti ilkesinin unsurlarından olan hukuki belirlilik ve davacının hukuki güvenliği gereği olduğu açıktır.
Bu itibarla, davalı idare tarafından, davacının eylemi fotoğraf, video kaydı, tutanak ve teknik kanaat raporu ile tespit edildiği halde bu eylemine uyan ve para cezası sonucunu doğuran dava konusu işlemin hukuki dayanağının açıkça belirtilmediği, davacıya verilen para cezasının her türlü şüpheden uzak bir şekilde belirlenmediği, failin, eyleminin karşılığındaki yaptırımı bilmemesinin hukuki belirlilik ve güvenlik ilkesine uygun olmadığı, davacının eylemi nedeniyle verilen para cezasının karşılığı olan anılan Kanunun 20.maddesinin ilgili fıkrası veyahut bendinin açıkça belirtilmesi gerekirken dava konusu işlemde sadece 2872 sayılı Çevre Kanunun 8. ve 11. maddeleri ile Atık Yönetimi Yönetmeliğinin 5.maddesinin (ö) bendinin belirtilmiş olmasının tek başına para cezasının yasal dayanağı olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin temyize konu İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
Temyize konu İdari Dava Dairesince verilen karar ve dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiğinden, kararın bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.