T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/3856
Karar No : 2023/821
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2017/3640, K:2022/4137 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin …tarih ve …sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/06/2022 tarih ve E:2017/3640, K:2022/4137 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda … Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, …Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla esastan reddedildiği, bu kararın temyiz aşamasında Yargıtay …. Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla bozulduğu ve yeniden yapılan yargılamada anılan Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla bu kez 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Dairelerinin karar verdiği tarih itibarıyla anılan kararın kesinleşmediğinin anlaşıldığı,
ByLock delili yönünden, davacı hakkında düzenlenen "ByLock CBS Sorgu Sonucu Raporu" ile Ceza Mahkemesi kararında yer alan tespitlerden; davacı tarafından 505......80 GSM numarasından, …IMEI numaralı cihazla ByLock uygulamasının yüklendiği ve anılan program için kiralanan IP adreslerine sahip sunuculara bağlanıldığının anlaşıldığı,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının örgütün içinde yer aldığına, örgüt toplantılarına katıldığına, çocuklarının örgütün eğitim birimi tarafından takip edildiğine, 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde "bağımsız" adayları için oy istediğine ve diğer hususlara yönelik tanık ifadeleri ile davacının bu ifadelere karşı beyanlarının değerlendirilmesi sonucunda, davacının beyanlarına itibar edilmeyerek, söz konusu tanık ifadelerinin davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davacının, örgütün yargıda etkin olduğu dönemde yıllık (albüm) kurulu üyeliği yapmasının FETÖ ile iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğunun değerlendirildiği,
Diğer taraftan, davacının FETÖ/PDY terör örgütünün HSK'da ve Adalet Bakanlığında etkin olduğu dönemde yabancı dil eğitimi almak üzere yurt dışına gönderilmesinin, kararda yer verilen diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde, davacının, beyanlarına itibar edilmeyerek, anılan örgütle iltisak ve irtibatına yönelik destekleyici bir unsur olduğu sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararlarla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği,
Dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hakkındaki ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiği, "ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı" olmadığı halde karar verildiği, CGNAT kayıtlarının kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermediği, bilirkişi raporu ile dosyaya sunulan uzman görüşünün arasındaki çelişkiyi giderici bilirkişi raporunun aldırılması gerektiği, kanıtlanmadığı halde ByLock isimli iletişim ağını kullandığı delilinin hükme esas alınması ve özellikle belirleyici kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, itirafçı sanık olup tanık sıfatı ile soruşturma aşamasında dinlenen İ.C.'nin beyanlarının hükme esas alınamayacağı, beyanların gerçeği yansıtmadığı, yıllık kurulu üyesi olmasının ve yurt dışına gönderilmesinin delil olamayacağı, çocuklarını örgüte müzahir okula göndermesinin suç unsuru barındırmadığı ve delil mahiyetinin bulunmadığı, T.Ö., R.Ü., İ.C. isimli tanıklara yemin verdirilmesinin kesinlikle yasak olduğu, hukuka aykırı yollarla elde edilmiş delil niteliğinde olduğundan aleyhe tanık beyanlarının yargılamada kullanılmasının hukuka aykırı olduğu, tanık beyanlarının, yer, zaman ve katılan kişiler yönünden somut veri içermeyen, çelişkili ve duyuma dayalı beyanlar oldukları, kararın usul ve yasa açısıdan yeterli gerekçeyi içermediği, dava konusu işlemin tesisinden sonra toplanan delillere dayanılarak hüküm kurulmasının, işlemin hukuki niteliğine ilişkin tespitlerin, OHAL KHK’larına dayanılarak hâkim ve savcıların görevine son verilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin hâkimlik teminatı ile 2802 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğu, dava konusu işlemin temel hak ve özgürlükler bağlamında değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, kanunla önceden kurulmuş başımsız ve tarafsız mahkemler huzurunda adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, delillerin yasallığı ilkelsinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, ayrımcılık yasağının, masumiyet karinesi ilkesinin, suç ve ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, aynı eylem nedeniyle iki defa yargılamama hakkının ve çalışma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, Daire kararının "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" kısmının "Davacıya İlişkin Süreç" bölümünde sözü edilen ve hükme esas alınmayan, davacının “silahlı terör örgütüne üyelik” suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin …Ağır Ceza Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının Yargıtay … Ceza Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 01/06/2022 tarih ve E:2017/3640, K:2022/4137 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 25/04/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.