T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3861
Karar No : 2023/703
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda San. ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Üçüncü sınıf olarak beyan edilen davacıya ait iki adet otel binasının inşaat sınıfının, davalı idarece düzenlenen 24/03/2020 tarihli yoklama fişindeki tespitler esas alınarak lüks inşaat olarak belirlenmesi üzerine davacı adına 2015 ila 2020 yılları için tarh edilen, emlak (bina) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, dava konusu bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı yönünden; davacının maliki olduğu ... İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, .. parselde bulunan taşınmazda yer alan iki otel binasının ait olduğu sınıfa ilişkin olarak, davacı tarafından verilen emlak vergisi beyannamelerinde binaların 3. sınıf olarak bildirilerek buna göre vergi tahakkuklarının yapıldığı, davalı idarece yapılan tespitte binaların lüks sınıfa dahil olduğu belirlenerek bu iki sınıf arasındaki vergi farkları için tarhiyat yoluna gidildiği, öte yandan Mahkemelerince de uygun bulunan bilirkişi raporu ile her iki otel binasının 1. sınıf inşaat vasfında olduğunun tespit edildiği göz önüne alınarak, davalı idarece 3.sınıf ile lüks sınıf arasındaki vergi farkları için tarh edilen dava konusu bina vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının, 3. sınıf ile 1. sınıf arasındaki farka isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, bunu aşan kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, dava konusu vergi ziyaı cezaları yönünden; 09/4/2002 tarihinde Emlak Vergisi Kanununda yapılan değişiklik öncesi beyanname verilmemesi halinde vergi ziyaı cezası kesileceği açık olarak belirtilmekte iken Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren 4751 sayılı Yasa ile yapılan değişikler sonucu, beyan esasına ilişkin 20. madde kaldırılarak 23. maddede yapılan değişiklik ile Kanunun 33. maddesinde belirtilen vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana gelmesi halinde bildirim verilmesi esasının getirildiği, 32. maddede de bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir ibareye yer verilmediği, bu nedenle Emlak Vergisi Kanununda 09/04/2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiğinden ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, idarece 2002 yılı ve sonraki yıllarda yapılan tarhiyatlar için ceza kesilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu vergi ziyaı cezalarının iptaline, davalı idarece 3. sınıf ile lüks sınıf arasındaki vergi farkları için tarh edilen dava konusu emlak (bina) vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı paylarının, 1. sınıfı aşan farka isabet eden kısmının iptaline, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından verilen emlak vergisi beyannamelerinde, otel binalarının 3. sınıf olarak beyan edildiği, idarelerince yapılan yoklama üzerine, mevzuattaki sınıf kriterleri uygulanarak binaların gerçekte lüks sınıfa dahil olduğunun tespit edildiği, bu nedenle gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, … tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.