T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/388
Karar No : 2023/5644
DAVACILAR : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : 1- ... Demir Çelik End. ve Tic. A.Ş.
2- ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş
VEKİLLERİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : 05/06/2013 tarihinde askıya çıkan 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi, Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı ve Plan hükümlerinde yapılan değişikliklerin iptali istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI :Uyuşmazlığa yol açan değişikliklerin Anayasaya, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere, Çevre Kanununa, İmar Kanununa, planlama ve şehircilik ilkelerine, kamu yararına, daha önce yapılan çevre düzeni planı değişikliklerinin iptali istemiyle açılan davalarda Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararlara uygun olmadığı ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :Davanın öncelikle ehliyet yönünden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarak davaya konu çevre düzeni planının ilgili kurum görüşleri de gözönünde bulundurulmak suretiyle tamamen imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına ve hukuka uygun olarak tesis edildiği, bilirkişilerce yapılan tespit ve kanaatin hukuki ve teknik yönden isabetli olmadığı, eksik ve hatalı incelemeye bağlı olarak tanzim olunan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
MÜDAHİLLERİN İDDİALARININ ÖZETİ: Dava konusu işlemde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 8.12.2021 tarihli, E:2019/1327 K:2021/2885 sayılı kararı ile Danıştay Altıncı Dairesinin 5.11.2018 tarih ve E:2013/8004, K:2018/8786 sayılı" davacılardan ... ile ... yönünden feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden dava konusu 05.06.2013 tarihinde askıya çıkan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 09.05.2013 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Tekirdağ İli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile bu değişikliğe yapılan itirazın zımnen reddi yolundaki işlemin, "Tarım Arazisi" başlıklı 2.11.2.1 sayılı plan hükmü yönünden ve, diğer dava konusu edilen kısımlardan Şarköy-Kızılcaterzi Köyünde dava konusu Çevre Düzeni Planında “E” enerji üretim ve depolama alanı gösterimi ile doğal gaz kombine çevrim santrali inşa edilmesine yönelik olarak getirilen plan kararı dışındakilerin iptaline, Şarköy-Kızılcaterzi Köyünde dava konusu çevre düzeni planında “E” enerji üretim ve depolama alanı gösterimi ile doğal gaz kombine çevrim santrali inşa edilmesine yönelik olarak getirilen plan kararı yönünden davanın reddine" ilişkin kararının dava konusu planın, "tarım arazilerinde öngörülen yapılaşma koşullarına" ilişkin kısmı ile davacılardan ... Barosuna ilişkin kısmının bozulmasına, bunun dışında kalan kısımlarının onanmasına, karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı, dava dairelerine ısrar etme olanağı tanınmadığından bozulan kısım yönünden yukarıda anılan İdari Dava Daireleri Kurulu kararına uyularak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararında yer alan gerekçelerle, ... Barosu yönünden davanın ehliyet yönünden reddine, dava konusu planın "tarım arazilerinde öngörülen yapılaşma koşullarına" ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dava, 05/06/2013 tarihinde askıya çıkan 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi, Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı ve Plan hükümlerinde yapılan değişikliklerin iptali istemiyle açılmıştır.
Danıştay Altıncı Dairesi'nin 05/11/2018 tarih ve E:2013/8004, K:2018/8786 sayılı; dava konusu planların ve plan notlarının Şarköy-Kızılcaterzi Köyünde dava konusu Çevre Düzeni Planında “E” Enerji Üretim ve Depolama Alanı gösterimi ile Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali inşa edilmesine yönelik olarak getirilen plan kararı yönünden davanın reddi, diğer kısımlar yönünden dava konusu plan değişikliğinin iptali yolundaki kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 08/12/2021 günlü,E:2019/1327, K:2021/2885 sayılı kararı ile temyize konu kararın davacılardan ... Barosuna ilişkin kısmı ile dava konusu planın "tarım arazilerinde öngörülen yapılaşma koşullarına" ilişkin kısmı dışında kalan bölümlerine ilişkin hüküm fıkrasının onandığı, davalı idarenin ve yanında müdahillerin temyiz istemlerinin de kısmen kabul edilerek kararın, davacılardan ... Barosuna ilişkin kısmı ile dava konusu planın "tarım arazilerinde öngörülen yapılaşma koşullarına" ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmının bozulduğu görülerek dosya incelendi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi hükmünde, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına Danıştay dava dairelerince ısrar etme olanağı tanınmamıştır.
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının bozma kısmında yer alan gerekçelerle davacılardan ... Barosu Başkanlığı yönünden; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 76. maddesinde sayılan Baroların görevleri gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında yapılan değişikliğin, doğrudan, davacı Baro'nun hak ve menfaatleri etkilemediği; anılan Kanun maddesinin de davacıya hukuken böyle bir hak tanımayacağı, dava konusu plan değişikliği ile ... Barosu arasında menfaat ilişkisi bulunmadığından davanın ehliyet yönünden reddi, dava konusu planın "tarım arazilerinde öngörülen yapılaşma koşullarına" ilişkin kısmının dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "Tarım Arazisi" başlıklı 2.11.2.1 sayılı plan hükmünde, tarım arazilerinde yapılaşmaya yönelik olarak "A-Ergene Havzası sınırları İçerisinde", "B- Ergene Havzası Sınırları Dışında" şeklinde bir ayrım yapılarak, Ergene havzası içerisinde en yüksek emsal olarak tarımsal niteliği sınırlı alanlar ve toprak niteliğine bakılmaksızın Tarımsal Alt Bölge (TAB) ve Tarımsal Organize Bölgelerde (TOB) 0,20 emsal getirilmiş, Ergene havzası dışında ise hayvancılık amaçlı marjinal tarım arazisi, marjinal tarım alanları ve toprak niteliğine bakılmaksızın Tarımsal Alt Bölge ve Tarımsal Organize Bölgelerde emsal 0,30 olarak öngörüldüğü, dava konusu planda TAB ve TOB alanları da dahil en yüksek emsal olarak verilen 0,30 değerin, Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin dava konusu değişiklik tarihinde yürürlükte olan haliyle 63. maddesi ile öngörülen %40 emsalin altında olduğu dikkate alındığında, tarım arazilerinde öngörülen emsal değerlerinde mevzuata aykırılık görülmediği, Daire tarafından "Ergene Havzası Sınırları İçerisinde" ve "Ergene Havzası Sınırları Dışında" ayrımının uygun bir ayrım olmadığı belirtilmiş ise de, davalı idarece, tarım alanlarında öngörülen yapılaşma emsalinin arazinin niteliğine göre belirlendiğinin belirtilmesi karşısında, bu durumun planı kusurlandıracak nitelikte olmadığı, planın bu kısmının şehircilik ilkeleri planlama esasları ve kamu yararına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığından esas yönünden davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten, ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 29.10.2021 tarihli ve 31643 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 85 sayılı Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi ile 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin Altıncı Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2. maddesi ile de aynı Kararnamenin 97. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "Çevre ve Şehircilik" ibaresinin "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği" şeklinde değiştirildiği görüldüğünden, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının davalı olarak belirlenmesi ile, Dairemizin 5/11/2018 tarih ve E:2013/8004, K:2018/8786 sayılı"davacılardan ... ile ... yönünden feragat nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davacılar yönünden dava konusu 05.06.2013 tarihinde askıya çıkan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 09.05.2013 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Tekirdağ İli Çevre Düzeni Planı değişikliği ile bu değişikliğe yapılan itirazın zımnen reddi yolundaki işlemin, "Tarım Arazisi" başlıklı 2.11.2.1 sayılı plan hükmü yönünden ve, diğer dava konusu edilen kısımlardan Şarköy-Kızılcaterzi Köyünde dava konusu Çevre Düzeni Planında “E” enerji üretim ve depolama alanı gösterimi ile doğal gaz kombine çevrim santrali inşa edilmesine yönelik olarak getirilen plan kararı dışındakilerin iptaline, Şarköy-Kızılcaterzi Köyünde dava konusu çevre düzeni planında “E” enerji üretim ve depolama alanı gösterimi ile doğal gaz kombine çevrim santrali inşa edilmesine yönelik olarak getirilen plan kararı yönünden davanın reddine" ilişkin kararının dava konusu çevre düzeni planının, "tarım arazilerinde öngörülen yapılaşma koşullarına" ilişkin plan notlarına dair kısmı ile davacılardan ... Barosuna ilişkin kısmının bozulmasına, diğer kısımlarının onanmasına dair Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 8.12.2021 tarihli, E:2019/1327 K:2021/2885 sayılı kararının bozmaya ilişkin kısmına yönelik olarak dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 Ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planı 24/08/2009 tarihinde onaylamıştır.
Bu planın bütününe karşı açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 25/12/2013 tarih ve E:2010/797, K:2013/9181 sayılı kararıyla, bu planın karar ve notlarının, Bilirkişi Raporunun "Plan Politikaları" kapsamında saptanan yedi madde (3.1, 3.2, 3.3, 3.4, 3.5, 3.6, 3.7 sayılı maddeler), "Arazi Kullanım Kararları" kapsamında saptanan sekiz madde (3.8, 3.9, 3.10, 3.11, 3.12, 3.13, 3.14, 3.15 sayılı maddeler), "Plan Hükümleri" kapsamında saptanan dokuz madde (3.16, 3.17, 3.18, 3.19, 3.20, 3.21, 3.22, 3.23, 3.24 sayılı maddeler) ve "Yargı Kararları" kapsamında saptanan iki madde (4.1 ve 4.2 sayılı maddeler) olmak üzere toplam yirmialtı madde yönünden iptaline, diğer yönlerden ise davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 04/11/2015 tarih ve E:2014/785, K:2015/3849 sayılı kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi ise aynı Kurulun 26/06/2018 tarih ve E:2016/2914, K:2018/3505 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
09/05/2013 tarihinde onaylanarak 05/06/2013 tarihinde askıya çıkarılan 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı ve Plan hükümlerindeki değişiklikler kapsamında;
- 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı Değişikliği F-19 ve G-19 numaralı Plan paftalarında "Tarım Alanı" kullanımında kalan yaklaşık 178 hektar büyüklüğünde alanın "Kentsel Yerleşme Alanı" kullanımına dönüştürülmesine,
- Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Lejantında Çalışma Alanları başlığı altında yer alan "Akaryakıt Ürünleri Depolama Alanı" adının, 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planında anılan kullanımın bulunduğu bölgede mevcutta ve onaylı planlar kapsamında hem depolama kullanımlarının, hem de enerji üretim kullanımlarının yer alması için ‘Enerji Üretim ve Depolama Alanı’ olarak değiştirilmesine,
- Planlama alanı bütününde yenilenebilir enerji kaynaklarının gelişmesinin desteklenmesi amacıyla; 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı Plan Hükümleri 2.10.36. maddesinin yeniden düzenlenmesine,
- Fosil enerji kaynaklarının planlama alanı bütününde planlı ve kontrollü gelişmesini sağlamak amacıyla; 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı 2.10.31. maddesi altında yer alan 2.10.31.1. maddesinin (k) bendinin "Kömüre dayalı termik santral, (1/25.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planlarında belirlenecek Enerji Depolama ve Üretim Alanları hariç)" şeklinde düzenlenmesine,
-1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı 2.11.3.3. maddesinin yeniden düzenlenmesine,
-1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı G-17 Paftasına, (E) (Enerji Üretim ve Depolama Alanı) sembolünün (Malkara İlçesine ve Şarköy İlçesi, Kızılcaterzi’ye) atılmasına,
-1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Tanım maddesi altında yer alan "Akaryakıt Ürünleri Depolama Alanları" tanımının yeniden düzenlenmesine,
-Ayrıca, Marmara Ereğlisi İlçesinde bulunan ve 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzeni Planında "Enerji Üretim ve Depolama Alanı", "Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı" ve "Kentsel Yerleşme Alanı" olarak gösterilmiş olan ve alt ölçekli planları bulunan bölgenin, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı F-19 nolu Plan paftasında "Tarım Alanı" kullanımı olarak gösterilmiş olan bir kısım alanların "Enerji Üretim ve Depolama Alanı" ve "Kentsel Yerleşme Alanı" olarak gösterilmesine,
-1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı "2.11.2. Arazi Kullanımı" başlığı altında yer alan "2.11.2.1. Tarım Arazisi" maddesinin yeniden düzenlenmesine
karar verilmiştir.
Sonuç itibarıyla, söz konusu plan değişikliği ile Trakya Alt Bölgesinde, Enerji Üretim ve Depolama Alanlarına ilişkin arazi kullanım kararları ve plan hükümlerinin düzenlendiği, ayrıca Tarım Arazilerine yönelik ve Tekirdağ kent merkezinde çevre yolunun kuzeyinde 178 hektar büyüklüğündeki Kentsel Yerleşme Alanlarına (Konut Dışı Kentsel Çalışma Alanı) ilişkin düzenlemeler yapıldığı; planla üç farklı türde Enerji Üretim ve Depolama Alanı getirildiği, bunların Marmaraereğlisi’nde önerilen santralin ithal kömür kaynaklarına, Şarköy-Kızılcaterzi yöresinde önerilen santralın doğalgaz kaynağına ve Malkara’daki santralin ise alanın kuzeyinde bulunan kömür kaynaklarına dayanacağı görülmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (c) bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "Çevrenin korunması" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının b) bendinde, "Çevrenin korunması amacıyla; Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü yer almıştır.
4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunu'n 2. ve 10. maddesi ile 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesine dayanılarak hazırlanan ve değişiklik tarihinde yürürlükte olan Çevre Düzeni Planlarına Dair Yönetmelik 11/11/2008 tarih ve 27051 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu Yönetmelikle, ülkemizin sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel zenginliğin korunarak kalkınma planları ve varsa bölge planları temel alınarak, ekonomik kararlarla ekolojik kararların bir arada düşünülmesine imkan veren, genel arazi kullanım kararları ile bunlara ilişkin strateji ve politikaları oluşturmak ve çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar planlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekteki çevre düzeni planlarının hazırlanmasına, hazırlattırılmasına, onaylanmasına, izlenmesine, denetlenmesine ve bu planlar üzerinde yapılacak değişikliklere ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde; "Plan Değişikliği", çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü bozmayacak nitelikte, 9. maddede belirtilen gerekçelere dayanarak yapılan kısmi değişiklik olarak tanımlanmış; 9. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Çevre düzeni planlarının revizyon, ilave ve değişiklikleri; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamamasına, b) Kamu yatırımlarına, c) Çevre düzeni planı üzerinde mekânsal yer seçimi yapılmamış ancak; planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkmasına, ç) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşmasına, d) Değişen verilere bağlı olarak planların güncellenmesine, e) Çevre kirliliğinin önlenmesine, f) Çevrenin korunmasına, g) Mevzuat gereği düzenlemelere, ğ) Maddi hataların düzeltilmesine dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri belirli teklif ve talepler, yetkili idarece çevre düzeni planının temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik, yasal ve bilimsel çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır.” düzenlemeleri yer almıştır.
Öte yandan, dava konusu değişiklik tarihinde yürürlükte olan 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 37. maddesinin dördüncü fıkrası ile, 4856 sayılı Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış; Kanun Hükmünde Kararname'nin ilgili maddeleriyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığının, Çevre ve Orman Bakanlığının halefi olduğuna işaret edilmiştir.
Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevlerinin sayıldığı anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin 7. maddesinin birinci fıkrasının c) bendinde: ”Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak...” Bakanlığın görevleri arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davacılardan ... Barosu yönünden;
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmaktadır. Menfaatin kişisel ve meşru olması için hukuki bir durumdan ortaya çıkması gerekir. Sözü edilen menfaat ilişkisinin varlığı ve sınırları her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmektedir.
Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının genel nitelikteki düzenleyici işlemlere karşı sadece kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunmaktadır. Nitekim konuyla ilgili anayasal ve yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir biçimde yer almıştır.
Diğer taraftan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 4667 sayılı Kanun ile değişik 76. maddesinde; Barolar avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olarak tanımlanmış, yine aynı Kanun'un Baro Yönetim Kurulunun görevlerinin sayıldığı 95. maddesinin birinci fıkrasının 21. bendinde de, Yönetim Kurulunun, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmakla görevli olduğu belirlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, 1136 sayılı Kanun'un 76. maddesinde sayılan Baroların görevleri gözönünde bulundurulduğunda, dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında yapılan değişikliğin, doğrudan, davacı Baro'nun hak ve menfaatleri etkilemediği; anılan Kanun maddesinin de davacıya hukuken böyle bir hak tanımayacağı açık olduğundan dava konusu plan değişikliği ile ... Barosu arasında menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Davacılardan ... Barosu ve feragat eden ... ve ... dışındaki davacılar yönünden; 1/100.000 ölçekli uyuşmazlık konusu çevre düzeni planının anılan "tarım arazilerinde öngörülen yapılaşma koşullarına" ilişkin plan notları incelendiğinde;
Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 63. maddesinde "Üst ölçek planı bulunmayan iskan dışı alanlarda bulunan parsellerde; inşaat alanı katsayısı %5 den fazla olmamak, yapı inşaat alanları toplamı hiçbir koşulda (250) m2 yi geçmemek, saçak seviyelerinin tabii zeminden yüksekliği (6.50) m.yi ve 2 katı aşmamak, yola ve parsel sınırlarına (5.00) m.den fazla yaklaşmamak şartı ile bir ailenin oturmasına mahsus bağ ve sayfiye evleri, kır kahvesi, lokanta ve bu tesislerin müştemilat binaları yapılabilir. Bu alanlarda tarımsal üretimi korumak amacı ile üretimden pazarlamaya kadar tüm faaliyetleri içeren entegre tesis niteliğinde olmamak kaydıyla, konutla birlikte veya ayrı yapılan mandıra, kümes, ahır, ağıl, su ve yem depoları, hububat depoları, gübre ve silaj çukurları, arıhaneler, balık üretim tesisleri ve un değirmenleri gibi konut dışı yapılar, mahreç aldığı yola (10.00) m.den, parsel hudutlarına (5.00) m.den fazla yaklaşmamak, parselde bulunan bütün yapılara ait inşaat alanı katsayısı %40 ı ve yapı yüksekliği (6.50) m.yi ve 2 katı aşmamak şartı ile yapılabilir. Bu yapıların birinci fıkra koşullarına uyulmak üzere yapılacak konutla birlikte yapımı halinde de inşaat alanı katsayısı (0.40) ı geçemez. "kuralı yer almaktadır.
Dava konusu 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının "Tarım Arazisi" başlıklı 2.11.2.1 sayılı plan hükmünde, tarım arazilerinde yapılaşmaya yönelik olarak "A-Ergene Havzası Sınırları İçerisinde" "B- Ergene Havzası Sınırları Dışında" şeklinde bir ayrım yapılarak, Ergene Havzası içerisinde en yüksek emsal olarak tarımsal niteliği sınırlı alanlar ve toprak niteliğine bakılmaksızın tarımsal alt bölge ve tarımsal organize bölgelerde 0,20 emsal getirilmiş, Ergene Havzası dışında ise hayvancılık amaçlı marjinal tarım arazisi, marjinal tarım alanları ve toprak niteliğine bakılmaksızın tarımsal alt bölge ve tarımsal organize bölgelerde emsal 0,30 olarak öngörülmüştür.
Dairemizce yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapoda;
"Tarım alanlarında yapılacak tarımsal amaçlı yapılar için önerilen İAKS (Emsal) özellikle Ergene Havzası dışında çok yüksektir. Öngörülen emsaller, tarım alanlarında yoğun bir yapılaşmaya neden olabilecek boyutlardadır. Özellikle TAB ve TOB alanlarında arazinin niteliğine bakılmaksızın öngörülen 0,20 ve 0,30 gibi emsaller tarımsal üretim yapılacak bir alanda kabul edilebilecek yapılaşma oranlarının çok üzerindedir. Bilirkişi kurulumuz, yukarıdan beri yapılan açıklamaların ışığında Planın İAKS = Emsal yönünden yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine, bu şekliyle uygulanmasının geri dönülmez ve telafisi mümkün olmayan kayıplara neden olacağı görüşündedir. Planın bu kısımları gözden geçirilerek, makul bir düzeye çekilmelidir.
Arazilerin sınıflandırılmasında Ergene Havzası dışarısında 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ndaki tanımların kullanılmasına karşın, Ergene Havzası içerisinde “Tarımsal Niteliği I. Öncelikli Korunacak Alanlar”, “Tarımsal Niteliği II. Öncelikli Korunacak Alanlar” ve “Tarımsal Niteliği Sınırlı Alanlar” gibi kendine özgü ve yanlış yorumlamaya açık bir sınıflandırmaya yer verilmiştir. Ergene Havzası içinde de 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ndaki tanımlamalar esas alınarak arazi sınıflandırmaları yeniden düzenlenmelidir." tespitlerine yer verilmiştir.
Dava konusu çevre düzeni planında TAB ve TOB alanları da dahil en yüksek emsal olarak verilen %0,30 değerin, yukarıda değinilen Yönetmelik ile öngörülen %40 emsalin altında olduğu dikkate alındığında, tarım arazilerinde öngörülen emsal değerlerinde mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan bilirkişi raporunda Ergene Havzası sınırları içerisinde ve Ergene Havzası sınırları dışında ayrımının uygun bir ayrım olmadığı belirtilmiş ise de, davalı idarece, tarım alanlarında öngörülen yapılaşma emsalinin arazinin niteliğine göre belirlendiğinin belirtilmesi karşısında, bu durumun planı kusurlandıracak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu çevre düzeni planının, "tarım arazilerinde öngörülen yapılaşma koşullarına" ilişkin kısmında davacılardan ... Barosu ve feragat eden ... ve ... dışındaki davacılar açısından mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. ... Barosu yönünden DAVANIN EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2. 9.05.2013 tarihli, 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi, Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planının "Tarım Arazisi" başlıklı 2.11.2.1 sayılı plan hükmü yönünden davanın REDDİNE,
3.Sonuç olarak, dava kısmen ret, kısmen iptal, kısmen feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı ile sonuçlandığından ve bozma üzerine verilen kararla da bu sonuç değişmediğinden, Dairemizin bozulan ilk kararıyla hükmedilen yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine yeniden hükmedilmemesine,
4.Davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemleri kısmen kabul edildiğinden, davalı tarafça yapılan ...-TL posta giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacılardan alınarak davalıya, davalı yanında müdahilin yaptığı ...-TL temyiz yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacılardan alınarak davalı yanında müdahile verilmesine, davacıların temyiz istemleri reddedildiğinden davacı tarafından yapılan temyiz yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.