T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/391
Karar No : 2023/7306
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Karşı Taraf (Davalı) : … Genel Müdürlüğü / …
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarihli ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, dava konusu işlemde somut hiçbir delil ve gerekçenin gösterilmediği, kamu görevinden çıkarılmasına dair somut olayda kendisi hakkında ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğu için ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerden yararlandırılması gerektiği, OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, irtibat ve iltisak kavramlarının muğlak terimler olduğu, 26 Mayıs 2016 tarihinden önceki yasal faaliyetlerin terör örgütü üyeliği suçlamasına dayanak yapılamayacağı, kimsenin işlediği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamayacağı, idari yargı merciilerince uyuşmazlığın ceza yargılamasından bağımsız olarak ele alınıp kamu görevinden çıkarıldığı tarihteki mevcut deliller dikkate alınarak karara bağlanması gerektiği, Bank Asya'nın yasal olarak kurulan ve faaliyet gösteren bir kurum olduğu, faizsiz bankacılık hizmeti vermesi ve kredi kartı kart aidatı almaması sebebiyle 2004 yılında bu bankada hesap açıp kredi kartı aldığı, örgüt liderinin talimatıyla bir işlem gerçekleştirmediği, gerçekleştirildiği tarihte yasal olan bankacılık faaliyetlerinin suç teşkil etmediği, 2014 yılında, hukuk alanında mesleki dayanışmayı ve hukukun topluma yaygınlaşmasını amaçlayan … Hukuk ve Yaşam Derneğine üye olduğu, Derneğe üye olan kişilerin çoğunluğu avukatlardan oluştuğu, bu kişilerin farklı siyasi ve dünya görüşünden insanlar olduğu, üye olduğu dönemde Derneğin FETÖ ile ilişki ve irtibatının bulunduğunu bilmediği, o dönemde Dernek hakkında açılmış adli veya idari bir soruşturmanın bulunmadığı, ayrıca bu Derneğin 15 Temmuz 2016 tarihinden daha önce yapılan olağanüstü genel kurul kararıyla feshedildiği, Derneğin yönetim kurulunda yer almadığı, Devlete karşı olan sadakat yükümlülüğüne aykırı hareket etmediği, OHAL Komisyonu'nca insan hakları ihlalleri yönünden bir inceleme yapılmadığı, savunma, adil yargılanma, özel hayata ve aile hayatına saygı, eğitim, mülkiyet, gerekçeli karar, şeref ve itibara saygı haklarının, suç ve cezaların şahsiliği, geçmişe yürümezliği, suçta ve cezada kanunilik, silahların eşitliği, çelişmeli yargılama, non in bis idem ilkelerinin, örgütlenme özgürlüğünün, ayrımcılık yasağının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne üye olma" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.