T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/397
Karar No : 2023/1380
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
2- … A.Ş. … Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik Mühendislik Müşavirlik İnşaat Turizm ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2020/1969, K:2021/3532 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 26/11/2016 tarih ve 29900 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16/11/2016 tarih ve 6593-20 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararının ekinde yer alan Geri Ödemeye Esas Gerçekleşen Yatırım Tutarı Tespit Metodolojisi'nin (Metodoloji) 4 ve 5. maddeleri ile Havza Rüzgâr Enerji Santrali'nin (RES) 154 kV Merzifon Trafo Merkezi (TM)-Kavaklar OSB TM EİH'ye girdi-çıktı bağlanması için TEİAŞ Genel Müdürlüğü ile 15/07/2013 tarihinde imzalanan Bağlantı Anlaşması'nın EK-4 Tesis Sözleşmesinde yer alan "1- İletim Trafo Merkezi Şalt Tesisi" ve "2- Enerji İletim Hatları (veya Kablo Sistemi) Tesisi" başlıklı kısımlarının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26/10/2021 tarih ve E:2020/1969, K:2021/3532 sayılı kararıyla;
Davacı şirket ile TEİAŞ arasında 15/07/2013 tarihinde ...'in 154 kV Merzifon TM-Kavaklar OSB TM EİH'ye girdi-çıktı bağlanması için bağlantı anlaşması imzalandığı, TEİAŞ tarafından Metodoloji çerçevesinde geri ödemeye esas gerçekleşen toplam yatırım tutarının 430.382,06-TL olarak belirlendiği ve bu tutar üzerinden fatura düzenlenmesinin istenildiği, davacı şirketin bila tarihli dilekçesi ekinde yer alan 07/11/2019 tarih ve 5098 numaralı KDV dâhil 484.610,20-TL tutarındaki faturanın düzenlendiği, bunun üzerine Metodoloji'nin 4 ve 5. maddeleri ile ... tesisi için TEİAŞ Genel Müdürlüğü ile imzalanan Bağlantı Anlaşması'nın EK-4 Tesis Sözleşmesinde yer alan "1- İletim Trafo Merkezi Şalt Tesisi" ve "2- Enerji İletim Hatları (veya Kablo Sistemi) Tesisi" başlıklı kısımlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Davalıların usule yönelik itirazlarının geçerli görülmediği;
Uyuşmazlık tarihi itibarıyla yürürlükteki hâli olan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 8. maddesinin beşinci fıkrası, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği'nin 20. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarına yer verilerek;
İptal davasının amacının, hukuka aykırı idarî işlemin uygulamadan kaldırılması, geçersiz kılınması ve işlemin hukuksal geçerliliğine son verilmesi olduğu, bununla elde edilmek istenenin, hukuk düzeninde hukuka aykırı işlemlerin bulunmamasını sağlayarak, hukuk devletinin korunması olduğu, İdare Hukuku ilkelerine göre, iptal kararlarının, iptali istenilen işlemi, tesis edildiği tarih itibarıyla ortadan kaldıran kararlar olduğu;
Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesinin birinci fıkrasına yer verilerek, anılan kurallar uyarınca; idarenin, bir işlemin iptali yolundaki yargı kararlarının gereklerini geciktirmeden yerine getirmeye zorunlu olduğu konusunda kuşku bulunmadığı; her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tâbi olan idarenin yargı kararlarına uyması ve bu kararların gereklerine göre işlem tesis etmek ya da eylemde bulunmak zorunda olmasının aynı zamanda Anayasa'nın 2. maddesinde kabul edilmiş olan "hukuk devleti" ilkesinin de bir gereği olduğu;
Bu bağlamda, düzenleyici işlemlerle ilgili olarak verilen iptal kararlarının da, idare tarafından uygulanması gerektiği, idarenin iptal edilen düzenleyici işlemi ortadan kaldırmakla yükümlü olduğu, yargı kararlarının uygulanması konusunda idareye takdir yetkisinin tanınmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma ve buna göre uygulama yetkisinin bulunmadığı, idarelerin bu alandaki yetkilerinin "bağlı yetki" niteliğinde olduğu;
Diğer yandan yargı kararlarının uygulanması zorunluluğunu, kararların tam olarak yerine getirilmesini sağlamaya yönelik olarak değerlendirmek gerektiği; idarî yargı kararlarının uygulanması sırasında, kararın hüküm fıkrasıyla birlikte gerekçelerinin de gözetilerek işlem tesis edilmesi zorunluluğu bulunduğu, idarenin yargı kararlarını amacına uygun bir şekilde uygulaması zorunluluğunun, hukuk düzenince kişilere sağlanan hukuk güvenliği ve devlet işlemlerindeki istikrarın sonucu olduğu;
Dairelerinin 31/03/2015 tarih ve E:2010/2546, K:2015/1256 sayılı iptal kararında, tesislerin inşa edileceği araziden veya coğrafi konumdan kaynaklanan maliyet farklılıklarının (nakliye, hammaddeye ulaşım, işgücü ve benzeri) gerçekleşen yatırım tutarına yansıtılacağı, benzer sözleşmelerdeki en düşük bedel yaklaşımının, rekabet unsurunun oluşmadığı ihalelerin veyahut benzer tesislerin yüksek bedelle ihale edilmesi ihtimallerinde, mevcut tesisin bu bedellerden daha düşük bedellerle de inşa edilebileceğinden kamu zararına neden olacağı gerekçelerine yer verildiği;
Dava konusu Metodoloji'de ise, enerji iletim hattı tesislerinde aynı karakteristiğe sahip en düşük bedel yaklaşımı esas alınmaya devam edilerek, tesislerin inşa edileceği araziden veya coğrafi konumdan doğrudan etkilenen maliyet kaleminin 1 km hat uzunluğundaki galvanizli demir direk ağırlığı olduğundan bahisle, bu unsura nakliye, montaj ve işgücü giderlerinin de eklendiği belirtilen yeni bir hesaplama yöntemi oluşturulduğu;
Bununla birlikte, ilgili mevzuatta "karakteristik" kavramından ne anlaşılması gerektiği hususunda bir açıklamaya yer verilmediği gibi, TEİAŞ'ın 4734 sayılı Kanun kapsamında farklı coğrafi bölgelerde gerçekleştirdiği ihalelerde aynı karakteristik özelliğe sahip iletim tesislerine yönelik oluşan fiyatların içerisindeki maliyet kalemlerinin aynı olduğundan söz etme imkânı bulunmadığı, bu bağlamda, iletim tesislerinin inşa edileceği araziden veya coğrafi konumdan kaynaklanan maliyet farklılıklarının gerçekleşen yatırım tutarına yansıtılması gerektiğine ilişkin yargı kararının tam olarak uygulanmadığının anlaşıldığı;
Öte yandan, enerji iletim hattı tesislerinde, Dairelerinin söz konusu iptal kararında objektif kriterlere dayalı olmadığı değerlendirilen en düşük bedel yaklaşımının benimsenmeye devam edildiği, bahse konu iptal kararında belirtilen, rekabet unsurunun oluşmadığı ihalelerin veya benzer tesislerin yüksek bedelle ihale edilmesi ihtimallerinde, mevcut tesisin bu bedellerden daha düşük bedellerle de inşa edilebileceğinden kamu zararına neden olacağı hususunun dava konusu Metodoloji'de karşılanmadığı;
Bu itibarla, Metodoloji'de yargı kararı gereğinin, hüküm fıkrasıyla birlikte gerekçeleri de gözetilmek suretiyle eksiksiz olarak yerine getirilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerden EPDK tarafından; harçtan muaf oldukları için aleyhlerine harca hükmedilmemesi gerektiği, dava konusu Metodoloji'nin usule ve hukuka uygun olduğu, idarenin düzenlemenin ayrıntısını belirleme konusunda sahip olduğu takdir yetkisini kullanarak tesis ettiği bir düzenlemenin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmesinin Anayasa'nın 125. maddesinde yer alan "idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı yetkisi verilemez" ilkesine aykırı olduğu, daha önce Dairece verilen iptal kararının gereklerinin yerine getirildiği, dava konusu düzenlemenin önceki düzenleme ile aynı olmadığı; TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından; davacı şirket bir trafo merkezi veya tesisi yapmadığı için bu konuda davacının menfaat ihlalinin bulunmadığı ve davalı idarelere husumet yöneltilemeyeceği, davanın süresinde açılmadığı, Daire kararının çelişkili gerekçelere dayandığı ve kamu yararına aykırı olduğu, yerindelik denetimi yapıldığı ve Anayasa'nın 125. maddesine aykırı karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçelerinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan;
"a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine,
2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 26/10/2021 tarih ve E:2020/1969, K:2021/3532 sayılı kararının ONANMASINA,
3. 14/06/2023 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY
X- Dava konusu uyuşmazlığın esasını, 26/04/2010 tarih ve 2536 sayılı Kurul kararıyla kabul edilen Metodoloji'ye yönelik Danıştay Onüçüncü Dairesinin 31/03/2015 tarih ve E:2010/2546, K:2015/1256 sayılı iptal kararındaki gerekçelerin dava konusu Metodoloji'de dikkate alınıp alınmadığı oluşturmaktadır.
Dairenin söz konusu iptal kararında, iletim tesisini inşa veya finanse eden kişilere yapılan yatırımın gerçek maliyet tutarının geri ödenmesi gerektiği, tesislerin inşa edileceği araziden veya coğrafi konumdan kaynaklanan maliyet farklılıklarının (nakliye, hammaddeye ulaşım, işgücü ve benzeri) gerçekleşen yatırım tutarına yansıtılacağı, benzer sözleşmelerdeki en düşük bedel yaklaşımının, rekabet unsurunun oluşmadığı ihalelerin veyahut benzer tesislerin yüksek bedelle ihale edilmesi ihtimallerinde, mevcut tesisin bu bedellerden daha düşük bedellerle de inşa edilebileceğinden kamu zararına neden olacağı gerekçelerine yer verildiği görülmektedir.
Davalı idare tarafından, Dairenin iptal kararı bağlamında uygulamaların nasıl devam edebileceğine ilişkin görüş, öneri ve varsa mevzuat taslaklarının gönderilmesinin istenilmesi üzerine TEİAŞ'ın 06/01/2016 tarih ve 1596 sayılı yazısıyla, kullanıcılar tarafından tesis edilen enerji iletim hatlarında farklı arazi ve coğrafi bölge koşullarından doğrudan etkilenen iş kaleminin kullanılan direk tipine göre 1 km hat uzunluğundaki galvanizli demir direk ağırlığı olması nedeniyle, 1 km hat uzunluğundaki galvanizli demir direk ağırlığının geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarına yansıtılarak yeni bir hesaplama yönteminin hazırlandığı; iptal kararında kullanıcılar tarafından tesis edilen trafo merkezi ve YG güç kablosu işlerinin geri ödemeye esas gerçekleşen yatırım tutarlarının hesaplanma yöntemine dair herhangi bir husus yer almadığı için mevcut hesaplama yönteminde herhangi bir değişiklik yapılmadığı, bu hususlar çerçevesinde hazırlanan Metodoloji taslağının sunulduğu belirtilmiştir.
Dava konusu Kurul kararının gerekçesinde de, TEİAŞ'ın hazırladığı Metodoloji taslağının daha önce 2010 yılında onaylanan ilk metodoloji ile 2015 yılında onaylanan ikinci Metodoloji'yi birleştirdiği, böylece 2010 yılından bu yana kullanıcılar tarafından tesis edilen tüm iletim yatırımlarının geri ödemesinin tek bir metodoloji çatısında düzenlendiği ifade edilmiştir.
Metodoloji kuralları incelendiğinde, geri ödemeye esas tutarın hesaplanmasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun temel ilkeleri uyarınca TEİAŞ'ın benzer işlerdeki ihalelerinin esas alındığı, araziden veya coğrafi konumdan kaynaklanan maliyet farklılıklarından doğrudan etkilenen galvanizli demir direk ağırlığı olduğundan dolayı bu maliyet farklılığının yansıtılmasına yönelik bir formül geliştirildiği, trafo merkezi ve YG güç kabloları yönünden ortalama bedel yönteminin benimsendiği, enerji nakil hatları yönünden ise TEİAŞ ihalelerindeki en düşük bedelin emsal olarak esas alındığı görülmektedir.
TEİAŞ'ın 4734 sayılı Kanun kapsamında ihale ettiği işler, kullanıcıların inşa veya finanse ettiği iletim varlıklarıyla ilgili işlemlere benzer mahiyette olup, bu ihaleler sonucunda TEİAŞ'ın en uygun bedelle sözleşme imzalayacağı dikkate alındığında geri ödemeye esas yatırımın gerçek maliyet tutarının tespitinde TEİAŞ ihaleleri esas alınmıştır.
Öte yandan, tesislerin inşa edileceği araziden veya coğrafi konumdan doğrudan etkilenen maliyet kaleminin galvanizli demir direk ağırlığı olduğu, farklı coğrafi ve iklim bölgelerinde kullanılacak galvanizli demir direk ağırlığı için düzeltme katsayısı hesaplandığı, bu unsurun nakliye, montaj ve işgücü maliyet kalemlerini de içerdiği, dolayısıyla coğrafi ve iklim farklılıklarından kaynaklanan maliyet kalemlerinin gerçekleşen yatırım tutarına yansıtıldığı anlaşılmaktadır.
İletim varlıklarına ilişkin trafo merkezi ve YG güç kabloları yönünden, en düşük birim bedel uygulaması terk edilerek ortalama bedel yöntemi benimsenmiş, enerji nakil hatları yönünden hat bedelleri ayrı bir maliyet kalemi olduğundan ve diğer ihalelerdeki gibi iş kalemi bazında fiyatı belirlenmediğinden dolayı en düşük kilometrik birim fiyatın esas alınmasına devam edilmiştir.
Her ne kadar davacı tarafından, yargı kararının gereklerinin tam olarak uygulanmadığı ileri sürülmüş ise de, Metodoloji'de yeni bir hesaplama yöntemine yer verilmek suretiyle objektif kriterler geliştirilerek gerçek yatırım tutarının kullanıcılara geri ödenmesi amaçlanmıştır.
Bununla birlikte, gerek 2536 sayılı Kurul kararıyla kabul edilen metodolojide gerekse dava konusu Metodoloji'de yer verilen "karakteristik" kavramının içeriğinde tesislerin inşa edileceği araziden veya coğrafi konumdan kaynaklanan maliyet farklılıklarının görülebileceği değerlendirildiğinde, bu durumun ancak uygulama işleminde dava konusu edilebileceği açıktır.
Bu itibarla, yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, yargı kararının gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.