T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4010
Karar No : 2023/6213
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …
Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. …
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Anayasa'ya aykırı olarak savunma hakkı tanınmadan, soruşturma yürütülmeden, somut hiçbir delil gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, çıkarılma gerekçesinin tarafına tebliğ edilmediği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Bank Asya’da talimatla hesap açmadığı, para yatırmadığı, Bank Asya’nın faaliyetlerinin yasal olduğu, sendikal hakkını, ekonomik, sosyal, kültürel, mesleki hak ve menfaatlerini koruyabilmek düşüncesi ile sendikaya üye olduğu, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin, adil yargılanma hakkının ve tüm alt güvencelerinin, savunma hakkının, özel hayata saygı hakkının, eğitim hakkının, mülkiyet hakkının, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin, masumiyet karinesinin, ayrımcılık yasağının ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi görülmeyerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar, Bölge İdare Mahkemesi kararında, "...Bunun yanında, İdare Mahkemesi kararında, "… Ağır Ceza Mahkemesi'nce davacının, "PKK/KCK örgüt propagandası yapmak" suçundan dolayı 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezasına çarptırıldığı ve söz konusu cezanın kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun ise … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına ve davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dolayı 1 yıl 16 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün onandığı ve kesinleştiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının PKK/KCK ile irtibat ve iltisakının sabit olduğu görülmektedir." gerekçesine yer verilmişse de UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile esastan kesin olarak reddedildiği, ancak 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 29. maddesi uyarınca söz konusu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına karşı temyiz yolunun açılması üzerine, anılan Kanun'un 31. maddesi ile 5271 sayılı Kanuna eklenen geçici 5. maddenin 1/(f) bendi uyarıca dosya Yargıtay'a gönderildiğinden, davacı hakkındaki mahkumiyet hükmünün henüz kesinleşmediği görülmekte olup, Mahkeme kararındaki davacı hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğuna dair ifade davacı aleyhine bir durum olarak dikkate alınmamıştır.
.." hususuna yer verilmiş ise de; UYAP kayıtları incelendiğinde, davacı hakkında PKK/KCK silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle soruşturma ya da kovuşturmaya rastlanılmadığı, Bölge İdare Mahkemesince bu hususun sehven yazıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, dava dosyasında yer alan belgeler ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden; "silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme" suçunu işlediği gerekçesiyle davacı hakkında hapis cezası verildiği ve anılan cezanın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının 16/03/2022 tarihinde tahliye edildiği, bu nedenle hali hazırda kısıtlılık halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/05/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.