Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4052 E. , 2023/4046 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4052
Karar No : 2023/4046
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mühendislik İklimlendirme Beyaz Eşya İnşaat Taahhüt Kimya Ticaret ve Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına
... Gümrük Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından işletilen ... kod numaralı özel antrepoda yapılan sayım sonucunda 2020 yılında tescilli 6 adet antrepo beyannamesi/beyanname kalemleri muhteviyatı eşyanın antrepoda olması gerekenden fazla bulunduğunun tespit edildiğinden bahisle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 236. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ilave gümrük, gümrük, katma değer ve özel tüketim vergisi ile dampinge karşı vergi üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, yapılan denetim sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı cevaplı raporla, antrepoda fiilen fazla olduğu tespit edilen eşyaların, gerek davacı şirket tarafından tutulan antrepo stok defteri, gerek yetkilendirilmiş gümrük müşavirliği stok kayıtları ve gerekse de BİLGE antrepo içeriği takip defteri kayıtları uyarınca antrepoda yapılan denetim tarihinden önceki bir tarihte antrepodan çıkartıldığının saptandığı, davacı şirket tarafından fazla çıkan eşyanın daha önceden serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithalatının yapıldığı ve gümrük vergilerinin ödendiği, yaşanan salgın hastalık nedeniyle antrepodan çıkışının yapılamadığı ileri sürülmüş ise de; söz konusu fazla eşya ile davacı şirket tarafından sunulan serbest dolaşıma giriş beyannameleri içeriği eşyaların aynı eşya olduğunu teyit ve tevsik eder mahiyette herhangi bir destekleyici bilgi ve belge sunulmadığı anlaşıldığından, davalı idarece davacı şirket tarafından işletilmekte olan antrepoda yapılan incelemeler sonucu tespit edilen fazla eşyaya ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 21/06/2022 tarihli ara kararıyla taraflardan istenilen antrepo beyannameleri ile ekleri, antrepo stok defteri, sayım tutanakları, serbest dolaşıma giriş beyannameleri ve eklerinin birlikte incelenmesinden; fiziki ortamda tutulan antrepo stok defteri ile eşyanın antrepoya girişi sırasında tutulan sayım tutanaklarına göre eleştiri konusu antrepo beyannameleri muhteviyatı eşyaların her birinin önceki beyannameleri de ilişkilendirilmek suretiyle beyan edilen kap adedi kadar miktar ile antrepoya alındığı, girişteki kap adedi ile antrepodan çıkan ve antrepoda kalan eşyanın kap adedinin deftere kaydedildiği, yine antrepodan çıkan eşyaların hangi rejime tabi tutulduğuna dair ilgili beyannamenin tarih ve sayısının deftere kaydedildiği, aynı şekilde yetkili gümrük müşavirince tutulan kayıtların da antrepo stok defteri ile uyumlu olduğu, dolayısıyla antrepoda yapılan fiili tespitlere göre fazlalık tespit edilen eşyaların antrepo stok kayıtlarında bulunması gereken eşyaya dahil olmadığı, diğer ifadeyle antrepo beyannameleri ile girişi yapılan eşyalardan çıkışı yapılanlar düşüldüğünde stok kayıtlarında kalan eşya olarak beyan edilenden daha fazla eşya bulunduğunun yetkili gümrük memurlarınca tespit edilerek tutanağa bağlandığı, davacı şirketin fiili tespitler sonucu antrepoda mevcut bulunan eşya miktarına veya sayım sonuçlarına herhangi bir itirazının bulunmadığı; öte yandan, gerek ilk derece yargılaması sırasında gerekse istinaf aşamasında fazla çıktığı iddia edilen eşyaların, daha önce serbest dolaşıma giriş beyannameleri ile ithalatının yapılarak gümrük işlemlerinin tamamlandığı yolundaki davacı şirket iddiasına ilişkin olarak, uyuşmazlık konusu beyannamelerin "özet beyan/ önceki beyanname" bölümünde yazılı ilgili antrepo beyanname numaralarına göre antrepo stok defterinin kontrolünde bu eşyaların antrepodan çıkan eşya olarak zaten dikkate alındığı, antrepo stok defterinde ve yetkili gümrük müşaviri beyanlarında her bir serbest dolaşıma giriş beyannamesinin tarih ve sayısı belirtilmek suretiyle antrepodan çıkış kaydının yapıldığı, ayrıca davacı şirketin iddia ettiğinin aksine serbest dolaşıma giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaların kap adetleri ile bu beyannamelerin ilişkili olduğu antrepo beyannameleri ile ilgili stok defter kayıtlarında kalan eşya olarak beyan edilen kap adedinin de örtüşmediği görülmüş olup, tespit edilen fazla eşyanın antrepo kayıtlarında "kalan eşya" olarak beyan edilen miktara dahil olmadığı anlaşıldığından, bu yöndeki iddiaya itibar edilmediği, bu durumda beyanname bazında stok kaydı ile davacı şirketçe iddia edilen beyannamelere konu eşya miktarının farklı olması ve davacı şirketin stok kayıtlarına göre tespit edilen fazlalığın makul sebeplerle izah edilememesi karşısında, antrepo beyannameleri muhteviyatı eşyalardan fazlalık tespit edilen kısımla ilgili olarak 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 236. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gümrük, ilave gümrük ve özel tüketim vergileri ile bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi üzerinden alınan ceza kararında hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer yandan, dampinge karşı verginin, yalnızca 4458 sayılı Kanun'un usul ve şekle müteallik hükümlerinin uygulanması bakımından, anılan Kanun'da tanımlanan "ithalat vergileri" niteliğinde değerlendirilmesinin gerektiği, bu verginin dayanağını oluşturan 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un, dampinge karşı verginin noksan ödenmesi suretiyle gerçekleştirilen ithalatlara yönelik olarak ceza uygulanacağı yolunda herhangi bir hüküm içermediği, anılan Kanun'un 15. maddesinde Gümrük Kanunu'nun uygulanacağı durumların tadadi olarak belirtildiği, bu durumların usul ve şekle bağlı olarak sınırlandırıldığı, cezalar yönünden ise herhangi bir atıfta bulunulmadığı, dampinge karşı verginin "ithalat vergileri" tanımı içerisinde olduğu değerlendirilmekle birlikte, özel kanun olan 3577 sayılı Kanun'un sınırlayıcı ve yasaklayıcı düzenlemeler içermesi nedeniyle, dampinge karşı verginin ithalat vergileri kapsamında değerlendirilmesi suretiyle, anılan vergi tutarı üzerinden ceza kararı alınmasının, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesine aykırılık oluşturduğu, bu nedenle davaya konu işlemin dampinge karşı vergi ile bu verginin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi üzerinden karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak davacının istinaf talebinin dampinge karşı vergi ile bu verginin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi üzerinden karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmı yönünden istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının buna ilişkin kısmının kaldırılmasından sonra dava konusu işlemin dampinge karşı vergi ile bu verginin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi üzerinden karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmının iptaline; gümrük, ilave gümrük ve özel tüketim vergileri ile bu vergilerin matraha ilavesi suretiyle hesaplanan katma değer vergisi üzerinden karara bağlanan para cezasına isabet eden kısmı yönünden ise istinaf isteminin açıklanan gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Fazla olduğu tespit edilen eşyaların, ithalatı tamamlanan ve vergileri ödenen ancak pandemi nedeniyle antrepodan çıkarılmayan eşyalar olduğu, bu eşyaların fazlalık olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın redde ilişkin hüküm fıkrasının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri anılan hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. ... TL maktu harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 24/10/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.