T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4126
Karar No : 2023/7588
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 25/11/2021 tarih ve E:2019/6627, K:2021/5855 sayılı kararının; taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 14/12/2012 tarihinde Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi otoparkındaki 2 metre yükseklikten düşerek belinin kırılmasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranılan zararlara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırım ile 37.778,44 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararıyla, davanın kabulü ile 37.778,44 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesince, davacı tarafından, bilirkişi raporu uyarınca, 06/07/2015 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile maddi tazminat miktarının 36.778,44 TL artırıldığı, bu dilekçenin davalı idareye 13/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla artırılan tazminat miktarı bakımından, idarenin temerrüde düştüğü tarih olan 13/07/2015 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının faiz yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
KARAR_DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, usul yönünden, davanın süresinde açılmadığı; esas yönünden ise, dava konusu olayda tazminat ödeme yükümlülüğünün doğması için gereken hizmet kusuru ve uygun illiyet bağı ile meydana geldiği iddia olunan ve tazmini istenilen zararın gerçek ve muayyen olması ve zarar
görenin müterafik kusurunun bulunmaması şartlarının gerçekleşmediği ileri sürülmektedir.
Davacılar tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince miktar artırımına ilişkin faiz başlangıcının idareye başvuru tarihinden değil de miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren işletilmesine yönelik verilen düzelterek onama kararının açıkça hatalı ve hukuka aykırı olduğu, İdare Mahkemesi kararının faiz başlangıcına ilişkin kısmının usule ve yasaya uygun olduğu, Danıştay Onuncu Dairesince verilen temyiz kararının kaldırılarak İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Davalı İdarenin Karar Düzeltme İsteminin İncelenmesi;
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Davalı idarenin kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Davacıların Karar Düzeltme İsteminin Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi;
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, Danıştay Onuncu Dairesinin 25/11/2021 tarih ve E:2019/6627, K:2021/5855 sayılı kararı maddi tazminatın artırılan kısmına yürütülecek faiz başlangıç tarihi yönünden kaldırılarak, bu kısıma ilişkin olarak temyiz istemi yeniden incelendi;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
1. Davacıların KARAR DÜZELTME İSTEMLERİNİN KABULÜNE,
2. Davalı idarenin KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN REDDİNE,
3. Davanın kabulüne ilişkin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 29/11/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Bakılan dava, davacının, 14/12/2012 tarihinde Eskişehir Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi otoparkındaki 2 metre yükseklikten düşerek belinin kırılması neticesinde %9 oranında sürekli engelli hale geldiğinden bahisle uğranıldığı belirtilen zarara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırım ile 37.778,44 TL) maddî, 50.000,00 TL manevî tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasında bulunan bilgi belgeler ile fotoğrafların incelenmesinden, olayın gerçekleştiği yerde (olay tarihi itibarıyla demir korkuluk bulunmamakta ise de) duvar yüksekliğinin 164 cm olduğu, iç istinat duvarının yüksekliğinin 35 cm olduğu, aydınlatma direğinin yer aldığı göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu inşaatın yapımından kaynaklanan bir kusurun bulunmadığı, davacının söz konusu yerden geçerken dikkat etmemesi suretiyle kusurlu olduğu, meydana gelen zarar ile idarenin eylemi/eylemsizliği arasında illiyet bağının, dolayısıyla dava konusu olayda davalı idareye atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, olayda davalı idareye atfedilebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığından, davanın reddi gerekirken davanın kabulü yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı düşüncesi ile, aksi yöndeki Daire kararına katılmıyoruz.