T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4226
Karar No:2023/1930
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Petrolcülük Taşımacılık Ticaret Sanayi İthalat ve İhracat A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … sayılı dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, ulusal markeri, Ulusal Marker Talep Formu'nda kullanılacağı belirtilen dönemden iki gün önce kullandığı (2016 yılı Ekim ayı için aldığı ulusal markeri 2016 yılı Eylül ayında kullanarak), bu durumun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 18'nci maddesinin 1. ve 2. fıkrasına aykırılık oluşturduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca 1.208.229-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ulusal markerin düzenlendiği mevzuatta, akaryakıt kaçakçılığıyla etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi için, akaryakıta, rafineri çıkışında veya gümrük girişinde ulusal marker eklenmesi ve bu şekilde akaryakıtın yasal yollardan dolaşıma girdiğinin tespit edilmesinin amaçlandığı; dağıtıcıların, rafineriden ulusal marker eklenmiş şekilde temin ettiği veya ithal ederek ulusal marker eklediği akaryakıtı bayilerine satması, akaryakıt bayilerinin de, bağlı bulundukları dağıtıcılardan temin ettikleri akaryakıtı piyasa faaliyetine konu ederek, sistemde açık bırakılmamasının öngörüldüğü; … tarihli ve … sayılı Ulusal Marker Uygulama Faaliyetleri ve Ulusal Marker Teslimine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Kurul Kararının "Ulusal marker eklenmesi" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, ulusal markerin akaryakıta rafineri çıkışında, gümrük girişinde, bunun dışında kalan uygulama kapsamındaki ürüne ticari faaliyete konu edilmeden önce Kurumun belirleyeceği şart ve özellikte ulusal marker ekleneceğinin anlaşıldığı; olayda, davacı şirketin, 2 gün önceden yapılan marker ekleme eyleminin kapasiteden kaynaklı zorunluluktan doğduğu ve ulusal marker eklenen akaryakıtın satışa sunulmadığı iddiasının, ticari hayatta makûl bir mazeret olup olmadığının Kurul tarafından değerlendirilmediği, kaldı ki Ekim ayı içi alınan markerin yine Ekim ayı içerisinde satışı yapılan motorinde kullanıldığına ilişkin yazılı savunma ekinde yer alan 2016 Eylül-Ekim ayları stok çizelgelerinin bulunduğu, dolayısıyla ulusal marker ekleme eyleminin ticari faaliyete konu edilmeden önce gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun irdelenmediği, bunun aksini ispat eder şekilde davalı idare tarafından bir inceleme ve tespit yapılmadığı, davalı idarece, davacının sorumlu olduğu eylemin bu açılardan irdelenerek, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası kapsamında ve ölçülülük ilkesi de dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi ve buna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, ölçülülük (suç ve ceza arasındaki orantılılık - adil denge) ilkesi ve 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7.fıkrası hükümleri dikkate alınmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Mahkeme kararının, davacının eyleminin yaptırımsız kalması anlamına gelmediği, davacının Kurul'a sunduğu mazereti, anılı eylemin ticari faaliyete konu edilmeden önce gerçekleşip gerçeklemediği ve 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca yapılacak değerlendirmelerden sonra yeniden bir işlem tesis edilebileceği yönünde olduğu ifade edilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 13/01/2022 tarih ve E:2019/1689, K:2022/68 sayılı kararına uyularak verilen kararda; davalı idarece, davacı tarafından ulusal marker ekleme işleminin Ulusal Marker Talep Formu'nda kullanılacağı belirtilen dönemden 2 gün önce kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlemin tesis edildiği; İdare Mahkemesi'nce, ölçülülük ilkesi dikkate alınmadan ve ulusal marker ekleme fiilinin ticari faaliyete konu edilmeden önce gerçekleşip gerçekleşmediği hususu irdelenmeden ve bu durumun aksini ispat eder şekilde davalı idare tarafından bir tespit yapılmadan işlem tesis edildiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, 5015 sayılı Kanun'un 18. maddesinin ihlâli hâlinde verilecek idari para cezasının, "Cezada kanunilik" ilkesi doğrultusunda 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasında maktu olarak düzenlendiği, Mahkeme tarafından, nispi olmayan bir cezaya dönük olarak ölçülülük ilkesi muvacehesinde değerlendirme yapılmasında hukukî isabet bulunmadığı, öte yandan, dava konusu fiili düzenleyen Kurul kararı tetkik edildiğinde, düzenlemenin, ulusal marker ekleme eyleminin talep formunda belirtilen süreden önce kullanılmaması ile ilgili olduğu, dolayısıyla akaryakıtın ticari faaliyete arz edildiği zaman dilimiyle ilgili bir düzenleme olmadığı, uyuşmazlıkta, dava konusu fiilin yapılan tespitler ışığında sabit olduğu, davacının ikrarıyla da bu durumu teyit ettiği, mezkûr Kurul kararının da sarih biçimde ihlâle konu fiili tanzim ettiği, Kanun'un ilgili maddesinde cezasının maktu olarak düzenlendiği ve davalı idarenin de söz konusu mevzuatı tatbik ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın reddine karar vermiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, marker ekleme işleminin erken yapılmasının nedeninin kapasite kaynaklı olduğu, hafta sonuna denk gelmesi nedeniyle davalı idareden izin alınamadığı, uygulamada davalı idarece başvuru yapılması hâlinde izin verildiği, markerın denetçi firmanın nezaretinde eklendiği, akaryakıtın piyasaya arz edilmediği, cezanın, hüküm bulunmayan hâllerden alt sınırdan uygulanması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, fiilin hafta içinde meydana geldiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin 13/01/2022 tarih ve E:2019/1689, K:2022/68 sayılı bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ve davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 17/04/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.