T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4234
Karar No : 2023/2391
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2017 yılına ait kurumlar vergisi alacağının 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan 2016-2017 yıllarına ilişkin matrah artırımından doğan vergi borçlarına mahsup edilmemesi ve bu döneme ilişkin borçların vadesinde ödenmediğinden bahisle matrah artırımına ait hükümlerin ihlal edilmiş sayılmasına dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından 03/07/2018 tarihinde yapılan başvuru ile 2017 yılında doğan vergi alacağının 7143 sayılı Kanun ile ilgili borçlara ve 6183 sayılı Kanunun 48. maddesi uyarınca taksitlendirilmiş borçlara mahsubu talebinde bulunulduktan sonra verilen, 04/07/2018 tarihli bildirimler ile kurumlar vergisi ve KDV yönünden 2'şer aylık vadeler ile 6 eşit taksitle ödenmek üzere matrah ve vergi artırımında bulunulduğu, davalı idarece mahsup talebi kabul edilerek 7143 sayılı Kanun kapsamında arttırılan matrahlara ilişkin vergi borçlarına da mahsup yapıldıktan sonra 22/10/2019 tarihinde tesis edilen … sayılı işlemle, davacının 2017 yılına ait vergi alacağının 6183 sayılı Kanun'dan ve 7143 sayılı Kanun'un 2. maddesinden doğan borçlara mahsup edildiği, 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılan 2016 ve 2017 yıllarına ait matrah artırımından doğan borçlara ise mahsup edilmediği ve bu borçlara vadesinde ödeme yapılmadığından matrah artırımına ilişkin hükümlerin ihlal edilmiş olduğunun belirtilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı, yasal düzenleme uyarınca matrah arttırımında bulunan mükelleflerin daha önce tevkif yoluyla ödemiş oldukları vergileri, artırılan matrah üzerinden hesaplanan vergilerden mahsup imkanı tanınmadığından, dava konusu işlemin mahsup talebinin reddine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu işlemin matrah artırımına ilişkin hükümlerin ihlal edilmiş sayılmasına ilişkin kısmının ise davacının mahsup talebinde bulunması üzerine, mahsup talebini gerçekleştiren davalı idarece mahsup talebinin uygun görülmediğinin davacıya bildirilerek mahsup yoluyla ödeyemediği vergi borcunu ödemesi için süre verilip verilmediğinin Mahkemelerinin 24/11/2020 tarihli ara kararı ile idareden sorulduğu, davalı idarece cevaben gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının mahsup talebi üzerine bu talebin kabul edilmediğinin davacıya bildirilerek borcunu ödemesi için herhangi bir süre verilmediğinin görüldüğü, bu durumda, davalı idarece davacının mahsup talebi yerine getirildikten sonra mahsup talebinin uygun görülmediğinin, vergi borcunu ödemesi gerektiğinin, aksi taktirde matrah artırımına ilişkin hükümlerden yararlanılamayacağının bildirilmesi gerekirken borcun taksit süresi dolduktan sonra mahsup talebinin yerine getirilemeyeceği bildirilerek borcun vadesinde ödenmediğinden bahisle matrah artırımının ihlal edilmiş sayılmasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından, kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.