T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4334
Karar No : 2023/1988
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Hurda Demir Kömür Nakliyat ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: Davacı adına, sahte fatura kullandığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2010/Nisan ilâ Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunu; 2010 vergilendirme dönemi için beş yıllık zaman aşımı süresi geçirildikten sonra düzenlenen rapora dayanan vergi ve ceza ihbarnamelerinin 13/04/2016 tarihinde tebliğ edilmiş olması karşısında, tarh zamanaşımı nedeniyle Mahkemece verilen istinafa konu kararda sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesi kararının Danıştay Üçüncü Dairesince, Bölge İdare Mahkemelerince istinaf incelemesine konu kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemekle birlikte, gerekçesinin hukuka uygun bulunmadığı hallerde, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek istinaf isteminin reddine karar verilemeyeceği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uymayıp … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin kararında ısrar eden … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan temyiz başvurusunu ısrar hükmü yönünden reddeden Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 26/10/2022 tarih ve E:2022/892, K:2022/1247 sayılı kararıyla; dosyanın diğer yönlerden temyizen incelemesi yapılmak üzere Danıştay Dokuzuncu Dairesine gönderilmesi nedeniyle davalının temyiz başvurusunun incelenmesine ilişkindir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tarh ve tebliğ işlemlerinde zaman aşımının söz konusu olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İleri sürülen iddialar temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 25/05/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30. maddesinde re'sen tarhiyatın, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması olarak tanımlanmıştır. Kanunun 74. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde, "yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak" takdir komisyonunun görevleri arasında sayılmış, komisyonun yetkilerini düzenleyen 75. maddenin 1. fıkrasında ise "72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonu 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisini haizdir." kuralına yer verilmiştir.
213 sayılı Kanun'un 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmış, 114. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı" hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, 30/12/2015 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, yapılan inceleme sonucunda takdir komisyonunca 06/04/2016 tarihli karar ile matrah takdirinde bulunulduğu ve söz konusu takdir komisyonu kararının aynı gün vergi dairesine tevdi edilmesi üzerine 2010/Nisan ilâ Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile bu vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin, 13/04/2016 tarihinde davacıya tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı Kanunun 30. maddesi karşısında, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği tartışmasız olup, bu durumdaki bir mükellefin vergi incelemesine başlamadan önce veya vergi incelemesi devam ederken takdire sevk edilmesine ve düzenlenen vergi tekniği raporlarının takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Zamanaşımı süresi içinde takdire sevk edilmekle işlemekte olan zamanaşımı süresinin duracağı 213 sayılı Yasanın 114. maddesi gereğidir.
Olayda her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, sırf zamanaşımını durdurmak amacıyla yapılan takdire sevk işlemi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 114. maddesinde belirtilen zamanaşımı süresini durdurmayacağından, davacı hakkında uyuşmazlık konusu husus ile ilgili olarak inceleme yapılmadan inceleme sonucu ortaya çıkacak vergi ve cezaların zaman aşımına uğramaması için takdir komisyonuna sevki üzerine, takdir işlemlerine esas teşkil etmek üzere zaman aşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınarak takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden yapılan dava konusu cezalı tarhiyata hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; 2010 yılına ilişkin olarak 31/12/2015 tarihinde dolacak olan tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce 30/12/2015 tarihinde yapılan takdire sevk işlemi ile zamanaşımı süresinin durduğunun kabulü gerekmektedir.
Öte yandan inceleme devam ederken mükellefin takdir komisyonuna sevk edilmesinde ve takdir komisyonu sevk tarihinden sonra zamanaşımı süresi içerisinde düzenlenen vergi tekniği raporundaki verilerin takdir komisyonunca done olarak kullanılmasında bir engel bulunmamaktadır.
Ancak; 2010 yılına ilişkin olarak 31/12/2015 tarihinde dolacak olan tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce 30/12/2015 tarihinde yapılan takdire sevk işlemi ile duran zamanaşımının; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 114/2. maddesi uyarınca, mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam edeceği, davalı idare tarafından verilen savunma dilekçesinde ise takdir komisyonu kararının 06/04/2016 tarihinde vergi dairesine tevdi edildiğinin belirtildiği ve davacı adına düzenlenen 13/04/2016 tarihli ihbarnamelerin davacıya aynı gün tebliğ edildiği dikkate alındığında söz konusu ihbarnamelerin vergi dairesine tevdi tarihinden itibaren işlemeye devam eden zamanaşımı süresinin dolmasından sonra tebliğ edildiği anlaşıldığından, davalı idare temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.