T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4404
Karar No : 2023/1639
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Kurulu
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda “üst kurul uzmanı” olarak görev yapmakta iken, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun uyarınca 07/04/2011 tarihinde “uzman” kadrosuna atanan davacı tarafından, eski kadrosuna ait 5200 ek göstergeden 2200 ek göstergeli uzman kadrosuna atanması nedeniyle Nisan 2011 - Eylül 2011 maaş dönemleri için eski kadrosu ile yeni kadrosu arasındaki ek gösterge farkından kaynaklanan kesenek ve karşılık tutarlarının kişi borcu olarak çıkarılarak, Ekim 2011 maaşından kesilmeye başlanması sonrasında yapılan itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, davanın reddine ilişkin kararın Danıştay Onikinci Dairesinin 12/11/2019 tarih ve E:2018/8384, K:2019/8613 sayılı kararı ile kısmen onanarak, kısmen kısmen bozulması üzerine, bozulan kısım yönünden bozma kararına uyulmak suretiyle; Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 22/12/1973 tarih ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararı uyarınca, idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının ise, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği; idarece hatalı ek gösterge rakamı üzerinden yapılan ödemenin açık hata kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi, davacının gerçek dışı beyanı ya da hilesinin de bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin; 10/11/2011 tarihinden önceki 60 gün dışında kalan dönem için ek gösterge farkından kaynaklanan kesenek ve karşılık tutarlarının kişi borcu çıkartılmasına ilişkin kısmının iptaline, bu kısma ilişkin parasal hak kayıplarının dava tarihinden (26/01/2012) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkındaki işlemin Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan yazılar doğrultusunda tesis edildiği, maaşından yapılan kesintide hukuka ve usule aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin iptali yolunda hüküm kurularak, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de, davacının, davayı vekili aracılığıyla takip etmediği görüldüğünden, lehine avukatlık ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında olduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin, "davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin 10/11/2011 tarihinden önceki 60 gün dışında kalan dönem için ek gösterge farkından kaynaklanan kesenek ve karşılık tutarlarının kişi borcu çıkartılmasına ilişkin kısmının iptali, bu kısma ilişkin parasal hak kayıplarının dava tarihinden (26/01/2012) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasında yer alan "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin "davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03/04/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.