T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4521
Karar No:2023/2790
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av.
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacıya ait akaryakıt istasyonunda 26/07/2007 tarihinde gerçekleştirilen denetimde, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek bayilik kapsamında aldığı akaryakıtı … sayılı bayilik lisansı ile faaliyet gösteren Hasan Korkmaz isimli bayiye satmış olduğunun tespit edildiği ve bu fiilin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı olduğundan bahisle, anılan Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası hükümleri uyarınca 50.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/12/2018 tarih ve E:2018/1428, K:2018/6108 sayılı kararında, 26/07/2007 tarihinde yapılan denetim neticesinde davacının, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarını ihlâl ettiği tespitine yer verilerek, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "İdarî para cezaları" başlıklı 19. maddesinin dava konusu Kurul'un … tarih ve … sayılı kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan hâlinin 2. fıkrasının (b) bendinde, 4. madde hükümlerinin ihlâli durumunda 250.000,00-TL idarî para cezası verileceği, maddenin devamında ise; bayiler için cezaların beşte birinin uygulanacağı, bu kapsamda 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının yanında Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38. maddesinin (g) bendine aykırı davrandığından bahisle 50.000,00-TL idarî para cezası uygulandığı, Kurul kararından sonra, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesi 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yapılan değişiklikle, 4. maddenin dördüncü fıkrasına aykırılık hâlinde uygulanacak para cezalarına ilişkin düzenleme getirildiği; Kanun'un 4. maddesine ilişkin olarak başka herhangi bir özellikli cezanın öngörülmediği, aynı maddenin 7. fıkrasında ise, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir." hükmüne yer verildiği, lehe düzenleme göz önünde bulundurularak işlem tesis edilmesi gerektiği gerekçelerine yer verildiği anlaşıldığından, davacının 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarını ihlâl ettiği, ancak bu fiillere aykırılığın Kanun'da yaptırımının açıkça düzenlenmediği, Kanun'da getirilen yükümlülüklere uymama hâlinin idarî para cezasına bağlandığı, bunun cezasının da bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası olduğu, Mahkeme kararının uygulanması kapsamında davalı idarece davacının eylemine istinaden 50.000,00-TL idarî para cezası ile cezalandırılmasına yönelik tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; Dairemizin 24/02/2022 tarih ve E:2021/5158, K:2022/660 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/12/2018 tarih ve E:2018/1428, K:2018/6108 sayılı kararında; "Dava konusu Kurul kararından sonra, 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6455 sayılı Kanun'un 44. maddesi ile 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi değiştirilmiş; yapılan bu değişiklikle 4. maddenin 4. fıkrasının; (l) bendinin ihlâli hâlinde 1.000.000,00-TL, (f) bendinin bir takvim yılı içinde Kurumca yapılan uyarıya rağmen ihlâli , aynı fıkranın (l) bendi haricindeki bentlerin ihlâli hâlinde de 350.000,00-TL idarî para cezası verileceği kurala bağlanmış; Kanun'un 4. maddesine ilişkin olarak başka herhangi bir özellikli ceza öngörülmemiş, maddenin 7. fıkrasında, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.'' hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda davalı idare tarafından, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarını ihlâl ettiği açık olan davacı hakkında, temyize konu Daire kararında da belirtildiği gibi 6455 sayılı Kanunla getirilen lehe düzenleme göz önünde bulundurularak işlem tesis edilmesi gerektiği tabiidir.'' gerekçesine yer verildiği, söz konusu karara rağmen davacıya 4. maddenin 1. ve 2. fıkrasının ihlâli nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca idarî para cezası verilmesi gerekirken, anılan maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı Kanun'un 45. Maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yeniden satış amaçlı akaryakıt ikmal etmemeye ilişkin yükümlülüğün piyasa bozucu etkilerin önüne geçilmesini teminen yerine getirilmesi gereken önemli bir yükümlülük olduğu, Kurulca takdir edilen idarî para cezasının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu Mahkeme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 31/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.