T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4599
Karar No:2023/470
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı
VEKİLİ : Av…
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, … ili, … ilçesi, … ada, … parsel sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazın, Sınırlı Sorumlu Bir Dünya Üreten Kadın Girişimi ve Üretim Kooperatifi'ne 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 51/g maddesi uyarınca pazarlık usulüyle 10 yıl süre ile kiraya verilmesine ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; anılan taşınmazın tıbbi ve aromatik bitkiler ile süs bitkileri yetiştiriciliği amacıyla kiralanmasına ilişkin ilan metninin, Milli Emlak Genel Müdürlüğü'nün … tarih ve E… sayılı yazısı ile Mardin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü internet sitesinde yayımlanmak üzere Bilgi Teknolojileri, İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetlerinden Sorumlu Şube Müdürlüğü'ne gönderildiği, söz konusu ilan metninin 19/08/2020 tarihinden 18/09/2020 tarihi mesai bitimine kadar (30 gün süreyle) mardin.csb.gov.tr resmi internet sitesinin duyurular kısmında yayımlandığı, ilan süresinin bitimiyle birlikte ilandan kaldırıldığının 19/09/2020 tarihinde tanzim edilen tutunakla imza altına alındığı, ilan süresi içerisinde S.S...Kooperatifi ve C.U adlı şahıs tarafından kiralama talebinde bulunulduğu, Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı onayı ile 2886 sayılı Kanun'un 51/g maddesi uyarınca S.S ... Kooperatifi adına ihale edildiği ve kararın kesinleşmesini müteakip 04/11/2020 tarihinde kiralama sözleşmesinin düzenlendiği, davacı tarafından Mardin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne sunulan 01/12/2020 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın tarafına tahsis edilmesi ya da kiralanması talebiyle başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvurunun Mardin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemiyle reddedildiği; bu durumda, dava konusu ihalenin ilan metninin 19/08/2020 tarihinden 18/09/2020 tarihi mesai bitimine kadar (30 gün süreyle) mardin.csb.gov.tr resmi internet sitesinin duyurular kısmında yayımlandığı dikkate alındığında, davacı tarafından işlemin en geç davalı idareye dava konusu taşınmazın tarafına tahsis edilmesi ya da kiralanması talebiyle başvuruda bulunduğu 01/12/2020 tarihinde öğrenildiği, 01/12/2020 tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde en geç 31/12/2020 tarihinde dava açılması gerektiğinden, bu süre geçirildikten sonra 02/02/2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, taşınmaz ihale ile kiraya verildiğinden idareye yaptıkları başvurunun reddine ilişkin işlemle ihaleden haberdar oldukları, ihale ilanının usulüne uygun olarak yapılmadığı, ilandan haberdar olunmadığı, idarenin ilana ilişkin belgeleri sunmaktan kaçındığı, yapılacak ilanın Devlet İhale Kanunu’ndaki ilan usullerine uygun olarak yapılması gerektiği, bulundukları köy sınırları içinde ilan yapılmadığı gibi muhtarlıklara da bildirim yapılmadığı, bu şekilde ön alım haklarının ellerinden alındığı, taşınmazın 379 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca kiraya verilecek taşınmazlardan olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, temyize konu kararın bozulmasını gerektiren herhangi bir husus bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı Mardin Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı yönünden reddi yolundaki …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5.Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 08/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası hükmü ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye, işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir. Anayasa'nın 125. maddesinde de, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin "yazılı bildirim" tarihinden başlayacağı belirtilmiştir.
20/01/1982 tarihinde yürürlüğe giren 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda idari yargıda uygulanan “genel yargılama usulü” ve 7. maddesi ile devamı maddelerde de “genel dava açma süreleri” düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan 7. maddesinde, özel süre gösterilmeyen hâllerde idare mahkemelerinde idari işlemlere karşı dava açma süresinin "altmış gün" olduğu ve bu sürenin yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 18. maddesiyle eklenen 20/A maddesiyle, bir kısım işlemlere karşı açılan davalarda, genel yargılama usulünden farklı olarak, gerek dava, gerekse temyiz aşamasında uygulanacak “ivedi yargılama usulü” getirilmiş; ayrıca, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin "otuz gün" olduğu ve bu Kanun'un 11. maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı öngörülmüştür. Anılan maddede, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı işlemler arasında sayılmıştır.
Genel yargılama usulünün uygulandığı uyuşmazlıklarda, ilgililere dava açmadan önce, 2577 sayılı Kanun’un 10, 11, 12 ve 13. maddeleriyle “idari başvuru” seçeneği getirilmişken, ivedi yargılama usulünün uygulandığı işlemlere karşı doğrudan dava açma zorunluluğu getirilmiş ve 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca yapılacak idari başvurunun dava açma süresini durdurmayacağı kurala bağlanmıştır.
Düzenleyici işlemler dışında kalan bireysel nitelikteki idarî işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, dava açma süresinin işlemeye başlaması için öncelikle usulüne uygun bir yazılı bildirimin varlığı ve dava açma sürelerinin hesabında idarî işlemin ilgilisine tebliğ edildiği tarihin esas alınması gerekmekle birlikte; idarece tesis edilen işlemin doğrudan tarafı olmayan ve bu nedenle kendisine yazılı bildirim yapılması zorunluluğu bulunmayan kişilerin açacakları davalarda, bu kişilerin idarî işlemi öğrenme tarihinin belirlenebildiği durumlarda, yazılı bildirim tarihi yerine geçmek üzere öğrenme tarihinin esas alınması gerektiği Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmektedir. Ancak, bu istisnai durumun kabulü ile bilgi edinmenin dava açma süresine başlangıç alınması da, idarî işlemin niteliği ve doğurduğu hukukî sonuç itibarıyla davacılar tarafından öğrenildiğinin kanıtlanması şartına bağlı olup, bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediğinin açılan idarî davada idarî yargı merciince değerlendirilerek karara bağlanması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından … ili, … ilçesi … ada, … parsel sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazın tarafına kiralanması için 01/12/2020 tarihinde Mardin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne başvuruda bulunduğu, anılan İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemiyle taşınmazın … tarihli, … sayılı Onay ile dava dışı bir kooperatife ihale edildiğinin bildirilmesi üzerine söz konusu ihale işleminin iptali istemiyle 02/02/2021 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla davacının söz konusu ihaleye katılan bir kişi olmadığı, dava açma süresinin başlangıç tarihinin ihalenin yapıldığı tarih olarak hesaplanamayacağı, idareye yaptığı başvurudan da uyuşmazlık konusu taşınmazın daha önce ihale edildiğini bildiğine dair bir çıkarımda bulunulamayacağı, başvuru dilekçesinde ihaleden haberdar olduğuna dair bir bilginin yer almadığı, dolayısıyla idareye başvurduğu tarihte uyuşmazlık konusu taşınmazın ihale edildiğinden haberinin olmadığı, idarenin başvurusuna verdiği 05/01/2021 tarihli cevaptan uyuşmazlık konusu taşınmazın dava dışı kooperatife ihale edildiğini öğrendiği ve kendisinin ihaleye katılmayan üçüncü kişi olması nedeniyle öğrenme tarihinden itibaren otuz günlük dava açma süresi içerisinde 02/02/2021 tarihinde dava açtığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.