T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4613
Karar No : 2023/1928
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN MÜDAHİL
(DAVALI YANINDA) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 24/03/2017 tarihinde düşme nedeniyle Beypazarı Devlet Hastanesi acil servisine başvurması akabinde sol kalça bölgesinde kırık olmasına rağmen doktorların görevini özenle ve layıkıyla yapmayıp tedaviyi gerektiren bir bulgunun ve kırığın olmadığı söylenerek aynı gün reçete verilerek taburcu edilmesi sebebiyle çalışma gücü kaybına uğramasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla 10.000,00 TL (25/01/2022 tarihinde yapılan miktar artırım ile 455.174,03 TL) maddi tazminat ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 24/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının meslekten kazanma gücü kaybına ilişkin maddi zararının tazmin edilmesi isteminin kabulüne, 455.174,03 TL tazminatın davacının bu zararlarının tazmini istemiyle başvuru yaptığı 01/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 01/02/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin (30.000,00 TL) manevi tazminat ödenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... İdare Mahkemesince verilen kararın, davacının meslekten kazanma gücü kaybına ilişkin maddi zararının tazmin edilmesi isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 01/02/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin (30.000,00 TL) manevi tazminat ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısımları yönünden onanmasına, anılan kararın 455.174,03 TL maddi tazminatın davacının bu zararlarının tazmini istemiyle başvuru yaptığı 01/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının faiz başlangıç yönünden kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/4. maddesi uyarınca faiz başlangıç yönünden yeniden incelenen davada; 455.174,03 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 01/02/2018 tarihinden, kalan 445.174,03 TL'lik kısmının miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 31/01/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, hükmedilen tazminata yürütülen yasal faizin başlangıç tarihinin hukuk aykırı olduğu, davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
Temyiz istemine konu kararın, maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına yönelik kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, maddi ve manevi tazminat istemlerinin esasına yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz istemine konu kararın, hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan 445.174,03 TL'lik kısmına miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 31/01/2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat tutarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurulan 01/02/2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan " 1- Davalı idare ve müdahilin istinaf istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
2- ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın, davacının meslekten kazanma gücü kaybına ilişkin maddi zararının tazmin edilmesi isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 01/02/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin (30.000,00 TL) manevi tazminat ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısımları yönünden ONAMASINA,
3- Anılan kararın 455.174,03 TL maddi tazminatın davacının bu zararlarının tazmini istemiyle başvuru yaptığı 01/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin kısmının faiz başlangıç yönünden KALDIRILMASINA,
4- 2577 sayılı İdari ve Yargılama Usulü Kanunu'nun değişik 45/4. maddesi uyarınca faiz başlangıç yönünden yeniden incelenen davada; 455.174,03 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 01/02/2018 tarihinden kalan 445.174,03 TL'lik kısmının ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 31/01/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ibaresinin "Davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin istinaf başvurularının reddine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının yasal faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idare ve davalı idare yanında müdahilin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda yer alan AÇIKLAMA ile belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve davalı idare yanında müdahile tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/04/2023 tarihinde esas yönünden oy birliği, hükmedilen maddi tazminata ilişkin faizin başlangıç tarihi yönünden oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Davacı lehine hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarih olarak belirlenmesi hukuka aykırıdır. Ancak bu husus, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasını gerektiren, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hata ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlık kapsamında bulunmayıp, anılan maddenin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca kararın bozulmasını gerektiren, hukuka aykırılık teşkil ettiğinden; Bölge İdare Mahkemesi kararının, bu hususta yeniden bir karar verilmek üzere bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyoruz.