T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4634
Karar No : 2023/663
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
2- … Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av…
3- … Sulama Birliği / …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_KONUSU : … ili, … ilçesi, … köyü ve civarındaki köylerde yapılan sulama kanalı çalışmalarında, sulama kanallarının yanına tahliye amaçlı drenaj kanallarının yapılmaması nedeniyle komşu tarlalarda kullanılan suyun … parsel sayılı tarlanın zemininde birikmesi ve balçık oluşturması sonucu ürünü hasat edememesi nedeniyle 2012 ve 2013 yıllarında oluştuğu iddia edilen zararlara karşılık 48.488,27 TL tazminatın ve söz konusu zararların tespiti için adli yargıda açılan delil tespiti davasında yapılan 585,85 TL masrafın toplamı olan 49.074,12 TL'nin davanın açıldığı 08/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, … İdare Mahkemesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/10/2020 tarih ve E:2015/1725, K:2020/4083 sayılı bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararın davalı idareler tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, idarelerinin hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, dava konusu zarardan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğu; davalı Sulama Birliği tarafından; davacının taahütname imzaladığı, dava konusu zarardan davacının sorumlu olduğu; davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu zarardan Sulama Birliği ve davacının sorumlu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFINSAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı Tarım ve Orman Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın kabule ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/02/2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Kayacık Sulama Projesi kapsamında yapılan sulama tesislerinin (bu arada sulama ve drenaj kanallarının), inşası kısmen tamamlanmasına rağmen yerel su kullanıcılarının talebi üzerine Kayacık Sulama Birliğince işletmeye açıldığı, su kullanıcıları ile sulama beyanı sözleşmeleri imzalandığı, taşınmaz sahibi ile Kayacık Sulama Birliği arasında imzalanan "Sulama Beyanı Sözleşmesinin" 4. maddesinde taşınmaz sahibinin "... Kayacık Sulama Sahasının inşaat aşamasında olması nedeniyle tahliye kanallarının tamamlanmamış olmasından dolayı doğabilecek zarar ve ziyanlardan ... Sulama Birliğini ve diğer kurumları sorumlu tutmayacağını beyan ve taahhüt ettiği..." kurala bağlanmıştır.
Buna göre, drenaj kanallarının tamamlanmamış olması nedeniyle tarlasındaki ürünlerin zarara uğrayabileceğini bilen ve buna rağmen şayet Sulama Birliğinden su talebinde bulunmuş ise davacı, drenaj kanalı yetersizliğine bağlı dava konusu zarardan sorumlu bulunmaktadır.
Dava dosyasındaki belgelerin incelenmesinden, davacının Sulama Birliğinden su talebinde bulunarak Sulama Beyanı Sözleşmesi imzaladığı anlaşılmış olup, drenaj kanallarının tamamlanmamış olması nedeniyle tarlasındaki ürünlerin zarara uğrayabileceğini bilen, buna rağmen Sulama Birliğinden su talebinde bulunan ve sulama beyanı sözleşmesindeki taahhüdüyle oluşacak zararlarda sorumluluğu üstlenen davacının, drenaj kanalı yetersizliğine bağlı dava konusu zarardan tamamiyle kendisinin sorumlu olduğu ve bu durumun davalı idarelerin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı düşüncesiyle Daire kararına katılmıyorum.