T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4643
Karar No:2023/430
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrolcülük A.Ş.
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 20. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca, kanuna karşı hile veya yalan beyanda bulunulduğunun tespit edildiğinden bahisle davacının ... tarih ve DAĞ/... sayılı dağıtıcı lisansının iptal edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; olayda, gerçekleştirilen denetimler neticesinde davacı şirketin …, … ve … firmalarından aldığı faturalar ile satışlarının %99'luk kısmını gerçekleştirdiğinin tespit edildiği, ancak bu firmaların ithalat yapmayan ve rafineriden de alımı olmayan firmalar oldukları, belgelerden davacı şirketin bu firmalardan 112.742,044 litre motorin alışı olduğunun anlaşıldığı, oysa ki ithalat verileri ile rafineri alımları dikkate alındığında bu miktardaki akaryakıtın bu firmalardan temininin fiziken mümkün olmadığı, başka firmalar tarafından tanzim edildiği anlaşılan 7.582.389.550,00-TL tutarındaki faturaların 749.571,209-TL'lik kısmının …, … ve … firmaları üzerinden davacı şirkete ulaştırıldığı, söz konusu firmaların birbirlerine plaka, miktar ve şoför adı gibi bilgileri aynı olan sahte belgeleri düzenledikleri, davacı şirketin motorini diğer dağıtım firmalarının bayilerinden yasa dışı yollarla ve faturasız biçimde temin ettiği, ürünlerin sonradan tanzim edilen belgelerle temin edilmiş ve bayilere satılmış gibi gösterildiği, gerçekte davacının akaryakıt dağıtımı yapmadığı, OPET, PO gibi dağıtıcıların kendi bayilerine gönderdiği akaryakıtın usulsüz yollarla davacı şirketin 3 bayisine gittiğinin tespit edildiği, davacı şirketin 2020 yılının ilk 5 ayında A-3 bildiriminde belirttiği miktardaki ürünün depodan çıkışının olmadığı, zaten hem depolama lisansı sahibi firma beyanına hem de akaryakıt satın alındığı belirtilen firma beyanına göre belirtilen miktarda ürünün depoda bulunmadığının anlaşıldığı, davacı şirketin işlemlerini … ve … aracılığı ile yaptığını söylediği, ancak yapılan teknik analizlerde bu beyanın da gerçeği yansıtmadığının verilerle ortaya konulduğu,
Bu durumda, davacı şirketin akaryakıt alımı ve bayilerine satışı sırasında, akaryakıtın kimden, nasıl ve hangi bedel karşılığında temin edildiği, hangi bayilerine ne surette ve ne miktarda satış yapıldığı hususlarında gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunduğu hususunun davalı idarece yapılan denetim ve incelemeler sonucunda somut biçimde ortaya konulduğu anlaşıldığından; 5015 sayılı Kanun'un 4/1-2 ve 20/2-e maddesi uyarınca 'Kanuna karşı hile, yalan beyanda bulunma' fiili sebebiyle davacının dağıtıcı lisansının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, lisanslarının soyut iddialar sonucu ve haksız yere iptal edildiği, kendileri hakkında somut bir tespit bulunmadığı, bayilerinin yaptığı usulsüz işlemlerden kendilerinin sorumlu tutulamayacağı, haklarında düzenlenmiş bir Vergi İnceleme Raporu (VİR) bulunmadığı, akaryakıt dağıtımı işini fiilen yaptıkları, eğer kendileri dağıtım yapmıyorsa bayilerinin yaptıkları satışın kaynağının açıklanamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 07/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.