T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4667
Karar No:2023/390
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "…" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 20/01/2021 tarihinde saat 20:11'de yayınlanan "…" isimli programda 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlâl edildiğinden bahisle 28.238,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan 20 no.lu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce (tek hâkimle) verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; programda kullanılan "- Bütün dünyada, özellikle Orta Doğu savaşından sonra, Orta Doğudan dışarı çıkan nüfusun yarattığı bir korku ve İslami terörün Avrupa'yı vurmasının bu korkuyu pekiştirmesiyle yükselen bir faşizm, bir ırkçılık eğilimi bütün dünyada hâkim. - Hocam, ona İslami terör değil de İslamcı terör diyelim. - İslamcı terör tabii, dinci terör. ... İltica edenlere ek olarak İslamcıların Avrupa'da yaptıkları terör bütün dünyada bir ırkçı otoriterliğin egemenliğine, yükselişine sebep oldu." şeklindeki ifadeler sebebiyle davacı şirkete yaptırım uygulandığı, bu ifadelerin sahibi olan sunucunun sosyoloji alanında profesör unvanına sahip olduğu, Ortadoğu'da meydana gelen savaşlardan kaynaklı gerçekleşen göç hareketleri sonucunda İslami terörün, Avrupa'da faşizm ve ırkçılığın yükselmesinde etkili olduğuna yönelik ifadeler kullandığı, bu esnada diğer sunucu tarafından İslami terör ifadesi yerine İslamcı, yani dinci terör ifadesi kullanımının daha doğru olduğunun önerilmesi üzerine ifadenin düzeltildiği, konuşmanın devamında iltica kavramına değinildiği, dolayısıyla, yayında kullanılan ifadelerin toplumun manevi değerlerine yönelik olmadığı, Avrupa'daki terör hareketlerinin otoriter yönetimlere etkisine yönelik bir durum değerlendirmesine ilişkin olduğu anlaşıldığından, dava şirkete idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu yayında 6112 sayılı Kanun’un 8/1-f maddesinin ihlâl edildiğinin açık olduğu, "İslamî terör" ifadesinin İslam'ı terörle ilişkilendiren bir ifade olduğu, sosyoloji alanında profesör olan ifade sahibinin bu kavramın ne anlama geldiğinin bilincinde olması gerektiği, akademisyen kimliğinin yanı sıra bir medya mensubu sorumluluğuyla da hareket etmesi gerektiği, düzeltme adı altında ifadelere yer vermek suretiyle yayıncıların cezai sorumluluktan kaçınmasının mümkün olmadığı, yayıncıların kullandıkları her türlü dil ve üsluptan sorumlu oldukları, sarf edilen sözlerin ifade ve basın özgürlüğü kapsamında kalmadığı, AİHM’nin Norwood/Birleşik Krallık kararında bir dini grubun, vahim bir terör eylemiyle bağlantılı olarak gösterilmesinin, Sözleşme ile güvence altına alınan hoşgörü, toplumsal barış ve ayrımcılık yasağı gibi değerlerle bağdaşmadığı tespitlerine yer verildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işleme esas alınan ifadelerde İslam dininin aşağılanmadığı, konuşmanın tamamının anlam bütünlüğü gözetilmeksizin yaptırım uygulandığı, yayının iddia edilen sonucu doğurmaya elverişli olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Düşünceyi açıklama özgürlüğüne yönelik sınırlamalar konusunda devletin ve kamu makamlarının sahip olduğu takdir yetkisi bakımından, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluk, ölçülülük ve öze dokunmama kriterleri çerçevesinde yapılacak denetimde genel ya da soyut bir değerlendirme yerine, ifadenin türü, şekli, içeriği, açıklandığı zaman, sınırlama sebeplerinin niteliği gibi çeşitli unsurlara göre farklılaşan ayrıntılı bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmaktadır (AYM kararları, Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/07/2014, § 33; Emin Aydın, B. No: 2013/2602, 23/01/2014, § 48).
Anayasa Mahkemesi kararlarında, kullanılan söz ve ifadelerin içinde geçtiği konuşmanın bütünü ile birlikte ve söylendiği bağlamdan kopartılmaksızın, olayın bütünselliği içerisinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır (AYM kararları, Durmuş Fikri Sağlar [GK], B. No: 2015/2769, 30/05/2019, § 25; Nilgün Halloran, B. No: 2012/1184, 16/7/2014, § 52).
Uyuşmazlık konusu yayında, sosyolog olan E.K. tarafından, ABD Başkanı seçilen …'ın aynı gün yemin töreninde gerçekleştirdiği konuşmaya ilişkin değerlendirmeler yapıldığı, bu değerlendirmeleri içeren sözlere başlanırken, …'ın konuşmasında demokratik irade ve demokrasi kavramlarına yapılan vurgudan hareketle, son yıllarda dünya genelinde ve özellikle Batıda aşırı sağ hareketlerin ve otoriter yönetimlerin güçlenmesi olgusu üzerinde durulduğu, bu durumun sebeplerini açıklamak adına, Orta Doğu'dan yaşanan göç ve terör hareketlerinin Avrupa'da ve dünyada ırkçılığın yükselmesindeki etkenler arasında olduğu değerlendirmelerine yer verildiği ve "Bütün Dünyada, özellikle Orta Doğu savaşından sonra dışarı verilen, Orta Doğu'dan dışarı çıkan nüfusun yarattığı bir korku ve İslami terörün Avrupa'yı vurmasının bu korkuyu pekiştirmesiyle yükselen bir faşizm, bir ırkçılık eğilimi bütün dünyada hâkim." şeklindeki ifadelerin kullanıldığı, bu esnada diğer program sunucu M.Y. tarafından "Hocam, ona İslami terör değil de İslamcı terör diyelim." şeklinde müdahalede bulunulması üzerine, E.K. tarafından söz konusu ifadelerin "İslamcı terör tabii, dinci terör." olarak düzeltildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlık konusu programda E.K. tarafından kullanılan ifadeler, konuşmanın bütünü ile birlikte ve söylendiği bağlamdan kopartılmaksızın, olayın bütünselliği içerisinde değerlendirildiğinde, İslam dinini hedef alan ve toplumun millî ve manevî değerlerine aykırılık teşkil eden bir söylemin bulunmadığı, bu hâliyle yayında geçen söz konusu ifadelerin, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen yayın ilkesini ihlâl etmediği sonucuna ulaşıldığından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi Hâkiminin kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:… K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/01/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.