T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4753
Karar No:2023/378
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ilişkin 16/12/2020 tarihli ihale işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ilgili mevzuat hükümleri ile dava konusu İhaleye ait Şartname'nin 8. maddesinin birlikte değerlendirilmesinden, Belediyede arsa satışı ihalesine girip taşınmaz kendisine ihale edildiği hâlde ihale sonrası yükümlülüklerini yerine getirmediği için ihalenin feshine ve teminatlarının irat kaydedilmesine sebebiyet veren kişilerin yapılacak ihalelere katılamayacağının, ihale sırasında hazır bulunmayan isteklilerin de ihalenin yapılış tarzına ve sonucuna itiraz edemeyeceğinin açıkça kurala bağlandığı, ihaleye konu olan taşınmaz hakkında yapılan ilk üç ihale sonradan ihale bedelinin ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğinden, davalı idarenin takdir yetkisi çerçevesinde ihalenin en elverişli koşullarla sonuçlandırılmasını sağlamak amacıyla isteklilerde bu şartı aramasının kabul edilebilir olduğu; bu durumda, davacının daha önce aynı taşınmazın ihalesini iki kez kazanıp, ihale sonrası yükümlülüklerini yerine getirmeyerek ihalenin bozulmasına ve teminatlarının irat kaydedilmesine sebebiyet verdiği, davacının davalı idarece tesis edilen ihalenin bozulmasına ve teminatlarının irat kaydedilmesine ilişkin her iki işleme karşı dava açmadığının dava dosyasına sunulan bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinde yapılan sorgulamadan anlaşıldığı, ihale şartnamesinde belirtilen kural gereği davacının 16/12/2020 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye katılmasının mümkün olmadığı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğünün aksine ihalenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 17. maddesine uygun olarak İstanbul'da çıkan günlük gazetede 02/12/2020 ve 09/12/2020 tarihlerinde ilan verilmek suretiyle duyurulduğu, dolayısıyla dava konusu ihalenin 2886 Kanun'daki usule uygun bir şekilde yapıldığı, dava konusu ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece davacının 16/12/2020 tarihli ihaleye katılımının engellenmesinin objektif hiçbir haklı sebebinin bulunmadığı, ihalenin açık teklif usulüyle yapıldığı belirtilmesine rağmen yapılmadığı, 07/06/2018 tarihinde yapılan ihaleyi kendisinin kazandığı, Belediyece bu ihale sonucunda taşınmazın tüm takyidalarından ari olarak teslim edilmesi gerektiği, ihalenin onaylandığına dair meclis kararı sürüncemede iken davalı idarenin keyfi tasarrufları sonucu taşınmazın davacı adına tescil edilmediği, davalı idarenin davacının başvurularını taaşınmaz üzerinde haciz bulunduğu, hacizli hâliyle taşınmazın kendisine devredilemeyeceği gerekçesiyle reddettiği, ihaleye ilişkin bakiye bedel yatırılmak istendiğinde İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün bazı icra dosyalarında taşınmaz üzerinde hacizler bulunduğunun belediye tarafından bu eksikliğin giderileceğinin ve şimdilik ödeme yapmaması gerektiğinin belirtildiği, kendisine bilgi verileceği söylenerek bekletildiği, çeşitli bahanelerle tescil işlemlerinin idare tarafından ertelendiği ve kendisine ihaleye ilişkin bir bildirim yapılmaksızın yeniden ihaleye çıkıldığı, Mahkemece taşınmaz üzerinde haciz olup olmadığı belirtilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği, ihalenin açık ihale usulüne uygun gerçekleştirilmediği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu taşınmazın 14/12/2017 ve 07/06/2018 tarihlerinde 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi gereğince satılmak üzere ihale edildiği ve her iki ihaleyi kazanan davacının süresi içerisinde ihale bedelini yatırmadığı, her iki ihalenin 2886 sayılı Kanun'un 57. maddesi gereğince iptal edildiği, davacının ihaleye katılmak için yatırdığı geçici teminat bedelinin belediyeye irat kaydedildiği, taşınmazın Belediyece yeniden ihaleye çıkarılmasının önünde herhangi bir engel olmadığı, dava konusu edilen taşınmazın ihalesinin 16/12/2020 tarihinde yine 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi gereğince açık ihale yöntemiyle yapıldığı, 2886 sayılı Kanunun 17. maddesine uygun olarak İstanbul'da çıkan günlük gazetede 02/12/2020 ve 09/12/2020 tarihlerinde ilan verilmek suretiyle duyurulduğu, dava dışı … ve …'in müracaat süresi içerisinde geçici teminatlarını yatırarak ihaleye katılmak için resmi müracaatlarını yaptığı, ihale sonucunda … tarih ve … sayılı Encümen Kararı ile katılımcı …'in 1.304.000,00-TL bedel teklif ederek ihaleyi kazandığı, ihale bedelinin süresi içerisinde tahsil edilerek taşınmazın alıcı ... adına tapuda tescil edildiği, davacının müracaat süresi içerisinde ihaleye katılmak için herhangi bir girişimde bulunmadığı, İhale Şartnamesi'nin 8. maddesi uyarınca da ihaleye katılmasının mümkün olmadığı, davacının iddialarının yersiz olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 26/01/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi