T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/4755
Karar No : 2023/4229
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... İmalat Nakliyat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği asıl borçlu şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrine isabet eden amme alacaklarına münhasır hale gelen uyuşmazlıkta, söz konusu amme alacaklarının asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleştirildiği ve yapılan mal varlığı araştırması sonucunda da şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinin belirtilen amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlgili dönemlerde şirket ortağı olmadığı, amme alacağının usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği ve zamanaşımına uğradığı, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan haliyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 54. maddesinde, ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı; 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir "ödeme emri" ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği belirtilmiştir.
6183 sayılı Kanun'un "Tahsil zamanaşımı" başlıklı 102. maddesinde, amme alacağının, vadesinin rasladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı; "Zamanaşımının kesilmesi" başlıklı 103. maddesinde ise, ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, belirtilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi, amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması zamanaşımını kesen haller arasında sayılmış ve maddenin devamında, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı öngörülmüştür.
Dava dosyası ve asıl borçlu şirketin ortağı ... adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2019/2023 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; 2006, 2007, 2009 ve 2010 yıllarına ilişkin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrinin 20/07/2010 tarihinde tebliğ edildiği, borçların vadesinde ödenmemesi üzerine şirket hakkında yürütülen mal varlığı araştırması kapsamında herhangi bir mal varlığına rastlanmadığı, şirketin banka hesaplarına e-haciz bildirilerinin gönderildiği, ancak şirket hesaplarında para bulunmadığı, amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla 26/01/2016 tarihinde dava konusu ödeme emrinin düzenlenerek 05/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, vadesinde ödenmeyen vergi borçları nedeniyle asıl borçlu şirkete ödeme emrinin tebliğ edildiği 2010 yılını izleyen takvim yılı başından itibaren yeniden işlemeye başlayan 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde 6183 sayılı Kanun'un 103. maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen hallerden birinin oluşmadığı, şirketin banka hesaplarına e-haciz bildirileri gönderilmiş ise de, herhangi bir aktif değer bulunmaması nedeniyle söz konusu e-haczin de tahsil zamanaşımını kesmeyeceği, bu haliyle 31/12/2015 tarihinde dolan tahsil zamanaşımı süresi geçirildikten sonra davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin asıl borçlu şirket adına düzenlenen … sayılı ödeme emrine isabet eden amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, aksi yöndeki Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/06/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyoruz.