T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4821
Karar No:2023/500
TEMYİZ EDENLER:
1- … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
2- (DAVACI) … Odası (… Şubesi)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı Oda tarafından, Orman Genel Müdürlüğü Ankara Orman İşletme Müdürlüğü'nce 07/07/2022 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen … İKN'li Ankara Orman İşletme Müdürlüğü Beştepe Millet Ormanı Sosyal Donatılar İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi Yapım İşi'' ihalesinin ve dayanağı ihaleye çıkış kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyetinin bulunduğu, nitekim konuyla ilgili yasal düzenlemelerde de bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacaklarının açık bir biçimde yer aldığı, bu bağlamda kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bireysel işlemlere karşı kuruluşları adına dava açma ehliyetlerinin tayininde dava konusu işlemle doğrudan tüzel kişilik menfaatinin ihlal edilmiş olması kriterinden hareket edilmesi gerektiğinin anlaşıldığı, bu durumda, iptali talep edilen işlemlerin davacı meslek kuruluşunun kuruluş amaçlarıyla bir ilgisinin bulunmadığı, davacı meslek kuruluşunun dava konusu işlemlerle ile ilgili olarak tüzel kişiliklerinin hukuken korunan hangi menfaatinin ihlal edildiği hususunda herhangi bir somut iddia öne sürmedikleri gibi dosyaya bu yönde bir bilgi ve belge sunmadıkları, bu işlem ile davacı oda arasında ciddi ve makul bir menfaat ilişkisinin olmadığının anlaşıldığı, dava konusu olayda olduğu gibi menfaat ihlalinin bu kadar geniş yorumlanmasına hukuken olanak bulunmadığı, dolayısıyla davacının söz konusu işlemin iptalini istemede kişisel menfaatinin bulunduğunun kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından, davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi gözetilmeksizin karar verildiği, Mahkemece önce husumet incelemesi yapılıp sonrasında davanın ehliyet yönünden reddine karar verildiği, lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davacı tarafından, ihale konusu alanın imar planında ağaçlandırma alanı olduğu, ayrıca ihale edilen alanın Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü'nün mülkiyetinde olup birinci derece doğal ve tarihi sit alanı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği, davacı meslek kuruluşunun dava konusu işlemler ile ilgili olarak tüzel kişiliklerinin hukuken korunan hangi menfaatinin ihlal edildiği hususunda herhangi bir somut iddia öne süremediği gibi dosyaya bu yönde bir bilgi ve belge de sunamadığı, imar planına aykırı hareket edilmediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarım ve Orman Bakanlığı ile davacının temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın Tarım ve Orman Bakanlığı ile davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 09/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
İptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukukî nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkasının varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması da gerekmektedir.
Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde, "... kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla konulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişileridir..." kuralı yer almış; 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, birliğin kuruluş amaçları arasında "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak" ve "Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" sayılmış; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nin 3. maddesinde ise "b) ...kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak" da birliğin ve bağlı odaların amaçları arasında düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı Oda tarafından, "ihale konusu alanın imar planında ağaçlandırma alanı olduğu, ayrıca ihale edilen alanın Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü'nün mülkiyetinde olup birinci derece doğal ve tarihi sit alanı olduğu" beyanlarıyla ihalenin ve ihaleye çıkma kararının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmakta olup, ihale konusu yapım işine ait projenin Mesire Yerleri ve Eko Turizmin Geliştirilmesi kapsamında hazırlanmış olması, davacı oda tarafından ihale konusu işin yapılacağı alan ile ilgili olarak ileri sürülen iddiaların meslekî faaliyete ilişkin bulunması nedeniyle dava konusu işlemlerle mâkûl menfaat ilgisinin ve dolayısıyla dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davanın esası incelenmek üzere Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.