T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4840
Karar No:2023/542
TEMYİZ EDENLER(DAVACILAR):
1- …
2- …
…
23- …
24- …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi'nde bulunan, … Vakfına ait olan, … Caddesi'ndeki, … pafta, … Ada, … parsel sayılı, 1.051,28 m² yüzölçümlü, "Ahşap ve Kagir İki Ahırı Olan Arsa” vasıflı taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı İstanbul Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü'nce 14/09/2021 tarihinde gerçekleştirilen "Restorasyon Karşılığı Uzun Süreli Kiralama ve İşletme İşi" ihalesinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Kanuni süresi içinde temyiz isteminde bulunulmadığından, istemin süre yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye …'ın; "2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hâllerde dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak karar verileceği kuralı uyarınca, kesin olarak temyiz süre ret kararı verilmesi hâlinde temyiz eden tarafın temyiz talebinin süresinde olduğunu savunma imkânı kalmamaktadır. Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen hak arama hürriyetinin tesisi için herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olması, adil yargılanma hakkı kapsamında tarafların aleyhine olan durumlara ilişkin görüş ve itirazlarının alınarak yeterli tartışma imkânının tanınması gerektiği dikkate alındığında, temyiz istemi süre yönünden reddedilen tarafa itiraz imkânının tanınmaması Anayasa’da öngörülen adil yargılanma hakkına aykırı olduğundan, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 7. fıkrasının "temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı" ibaresi yönünden iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği" yolundaki görüşüne karşılık, söz konusu düzenleme Anayasa'ya aykırı görülmeyerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İvedi yargılama usulü'' başlıklı 20/A maddesinin birinci fıkrasında ivedi yargılama usulü uygulanacak uyuşmazlıklar sayılmış, (a) bendinde, ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağı kurala bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında, ivedi yargılama usulünde uygulanacak süreler belirtilmiş, (g) bendinde, verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği, (h) bendinde, temyiz dilekçelerinin üç gün içinde inceleneceği ve tebliğe çıkarılacağı, bu Kanun'un 48. maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümlerinin kıyasen uygulanacağı kural altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâlinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşılması hâlinde, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Elektronik tebligat:" başlıklı 7/a maddesinde, "Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
1. 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar.
2. 5018 sayılı Kanunda tanımlanan mahallî idareler.
3. Özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan fonlar ve kefalet sandıkları.
4. Kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların bağlı ortaklıkları, müessese ve işletmeleri.
5. Sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıklar.
6. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları.
7. Kanunla kurulanlar da dahil olmak üzere tüm özel hukuk tüzel kişileri.
8. Noterler.
9. Baro levhasına yazılı avukatlar.
10. Sicile kayıtlı arabulucular ve bilirkişiler.
11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim.
Birinci fıkra kapsamı dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, talepleri hâlinde elektronik tebligat adresi verilir. Bu durumda bu kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.
Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanunda belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.
Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu Kanun uyarınca yapılan elektronik tebligat işlemleri, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi tarafından kurulan ve işletilen Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden yürütülür. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi, sistemin güvenliğini ve bu sistemde kayıtlı verilerin muhafazasını sağlayacak her türlü tedbiri alır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir."; anılan Kanun'un 11. maddesinde, “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. (...)" kurallarına yer verilmiştir.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in "Elektronik tebligat" başlıklı 12. maddesinde, "Tebligatlar, elektronik yolla yapılabilir, zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Yönetmelikte belirtilen usullerle tebligat yapılır. Elektronik yolla tebligata ilişkin usul ve esaslar buna ilişkin yönetmelikle düzenlenir." kuralı yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi ile getirilen düzenleme gereği, ihaleden yasaklama hariç ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulü uygulanacağından, temyiz yoluna başvurma süresi 15 (on beş) gündür. Diğer taraftan, Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesinin 3. fıkrası ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 12. maddesi uyarınca, elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde anılan Kanun ve Yönetmelikte belirtilen diğer usullerle tebligatın yapılacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, temyize konu Mahkeme kararının hüküm fıkrasında, "2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay'a temyiz kanun yolu açık olmak üzere" ifadesi belirtilmek suretiyle kanun yolu ve süresinin açıkça gösterildiği, elektronik tebligat adresi bulunmaması nedeniyle anılan Mahkeme kararının davacılar vekilinin kendisine 03/11/2022 tarihinde usûlüne uygun olarak tebliğ edildiği, söz konusu karara karşı en geç 18/11/2022 tarihinde Danıştay'a temyiz yoluna başvurulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 02/12/2022 tarihinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kaydına giren dilekçe ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne hitaben istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Mahkeme tarafından dava dosyasının Danıştay'a gönderildiği görülmektedir.
Bu itibarla, sürelerin kamu düzenine ilişkin ve usul hukukunu ilgilendiren bir nitelik taşıdığı dikkate alındığında sürelerin geçirilip geçirilmediği hususunun idari yargı mercilerince re'sen araştırılması zorunluluğu bulunduğundan, Mahkeme kararında belirtilen 15 günlük süre içinde davacıların kanun yoluna başvurmadığı anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin incelenmesi mümkün değildir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMLERİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacılara iadesine,
4. Dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi ve 48. maddesinin 7. fıkrası uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 09/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.