T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4853
Karar No:2023/365
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. (şirket) portföyünün girişim sermayesi yatırımlarından oluşan kısmının yönetimi için herhangi bir personelin istihdam edilmemesinin ve halka açık anonim ortaklık olan şirket bünyesinde asgari olarak muhasebe, kayıt, bilgi ve belge sistemi ile düzenli iş akışı ve haberleşmeyi sağlayacak yeterli sayıda personelin istihdam edilmemiş olmasının III-48.3 sayılı Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği'nin (Tebliğ) 9. maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları ile 19. maddesinin birinci fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle ilgili tarihte şirkette yönetim kurulu başkanı olan davacı hakkında 2019 yılı için geçerli alt limit olan 38.308,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi'nce (tek hâkimle) verilen … tarih ve E:…. K:… sayılı kararda; davacının yönetim kurulu başkanı olduğu şirketin Sermaye Piyasası Kanunu'na tâbi bir yatırım ortaklığı olduğu, dolayısıyla faaliyet esasları ile yönetim ilkeleri yönünden Kurulca belirlenen usul ve esaslara tâbi olduğu, şirketin 2019 yılına ait finansal tablolarının Abaküs Bağımsız Denetim ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik A.Ş. tarafından denetlenmesi neticesinde elde edilen bulgular ile davalı idarece yürütülen inceleme kapsamında yapılan tespitler göz önüne alındığında, Kurulca belirlenen esaslara aykırı olarak şirket portföyünün girişim sermayesi yatırımlarından oluşan kısmının yönetimi için herhangi bir personelin istihdam edilmediği, halka açık anonim ortaklık olan şirket bünyesinde asgari olarak muhasebe, kayıt, bilgi ve belge sistemi ile düzenli iş akışı ve haberleşmeyi sağlayacak sayıda personelin dahi istihdam edilmemiş olduğu, şirketin mevzuatta yer alan düzenlemelere uygun şekilde faaliyet göstermesinin sağlanmasının yönetim kurulunun sorumluluğunda olduğu, esasen Kurulca yapılan düzenlemelerin amacının halka açık anonim ortaklık olan şirketin sağlıklı bir şekilde yönetilmesinin sağlanmasına yönelik olduğu, ilgili düzenlemelere uygun şekilde bir faaliyet ve yönetim organizasyonu oluşturulmadığı, para cezasının tesisine dayanak alınan hususun bağımsız denetim şirketi tarafından görüş vermekten kaçınılması olmadığı, para cezasının ilgili Tebliğ hükümlerine aykırı şekilde istihdam edilmesi gereken yeterli sayıda personelin istihdam edilmemesi sebebiyle uygulandığı, yeni bir bağımsız denetçi raporu hazırlatılmasının ilk bağımsız denetim raporunda yer verilen personel istihdamının bulunmadığı tespitini ortadan kaldırmayacağı, ayrıca ilgili dönemde personel istihdamının olmadığının davalı idarece yürütülen soruşturma kapsamında da tespit edilmiş olduğu, şirket yöneticileri tarafından verilen savunmalarda da bu hususun ikrar edildiği, 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmeden önce uyarı vb. bir yaptırım uygulanmasını zorunlu kılan bir düzenleme olmadığı anlaşıldığından davacının iddialarının yerinde olmadığı, bu itibarla, davacının yönetim kurulu üyesi olduğu şirkette Tebliğe uygun şekilde yeterli sayıda personel istihdam edilmediği hususunun usulüne uygun şekilde yürütülen inceleme neticesinde açıkça tespit edilmesi üzerine, şirketin içinde bulunduğu durum da gözetilmek suretiyle davacı hakkında 2019 yılı için geçerli alt sınır olan 38.308,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 31/12/2019 tarihinde sona eren hesap dönemine ait finansal tablolar hakkında görüş vermekten kaçınılmış olması sebebiyle Türk Ticaret Kanunu’nun 403. maddesi uyarınca 28/08/2020 tarihinde genel kurulun toplandığı, seçilen yeni yönetim kurulunun finansal tabloları yeniden hazırlattığı ve hazırlanan finansal tabloların başka bir bağımsız denetim şirketi tarafından denetlenerek “sınırlı olumlu görüş” verildiği, bu nedenle idarî para cezasına esas alınan bağımsız denetim raporunun geçerli olmadığı, olumsuz gelişmeler sebebiyle şirketin nakit açısından sıkıntıya girdiği, yönetim kurulu üyelerinin huzur hakları ve personelin maaşlarının dahi ödenemediği, mevcut çalışanların 31/08/2019 tarihinde işten ayrıldığı, şirketin içinde bulunduğu finansal sıkıntılı durum nedeniyle yeni personel alımı gerçekleştirilemediği, şirketin icracı yönetim kurulu üyeleri ve sektördeki tecrübeleri ile bütün olumsuz gelişmelere rağmen faaliyetlerinin kesintisiz olarak yürümesinin sağlandığı, davalı idarenin şirket ve yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı idarî para cezası uygulamak suretiyle tahsilde tekerrüre sebep olduğu, uygulanan toplam para cezası tutarının fahiş olduğu, şirketin organizasyonel yapısındaki eksiklikler nedeniyle idarî para cezası uygulanmadan önce söz konusu durumun düzeltilmesi istenerek bir uyarı yapılmamasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, söz konusu dönemde portföyün girişim sermayesi yatırımlarından oluşan kısmının yönetiminde ve şirketin muhasebe, kayıt, bilgi ve belge sistemi ile düzenli iş akışı ve haberleşmede herhangi bir sıkıntı yaşanmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi Hâkiminin kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın Ankara 18. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 26/01/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.