T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4864
Karar No : 2023/1798
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : … Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim dalında doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, üniversitedeki görevinin yanında özel muayenehane açma ve çalıştırma izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E:… sayılı … Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; serbest mesleki faaliyetini kendisine ait bir muayenehanede sürdürebilmesinin önünde hiçbir yasal engel bulunmadığı, 2547 sayılı Kanun'un Geçici 64. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte muayenehanesi olan öğretim üyeleri ile aynı statüde bulunduğu, kendisi ile aynı statüde olan öğretim üyeleri serbest meslek faaliyetlerini yürütürken kendisinin bu hakkının engellenmesinin eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına aykırılık oluşturduğu, dava konusu işlemin Anayasa'nın 2., 10., 49. ve 130. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesin'nin 14. maddesine aykırı olduğu, tıp fakültelerinde görevli öğretim üyelerinin serbest mesleki faaliyette bulunmalarının görevleriyle bağdaştığı, aynı konuda davanın reddi yolunda verilen kararların bozulmasına ilişkin birçok Danıştay kararı bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 36. maddesinde, öğretim elemanlarının çalışma esasları kısmi ve tam zamanlı çalışma esasına göre belirlenmişken, yaşanan hukuki süreç sonucunda 18/01/2014 tarih ve 28886 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6514 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yapılan değişiklikle, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarının, maddede belirtilen ve profesör ve doçent kadrosunda olan öğretim üyeleri için getirilen bazı istisnalar hariç, mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmaları ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmaları yasaklanmış, bu kural Anayasa Mahkemesince Anayasaya uygun bulunmuştur.
Diğer taraftan, aynı Kanun'un 14. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 64. maddede, bu maddenin yürürlüğe girdiği (18/01/2014) tarih itibarıyla mesai saatleri dışında serbest meslek faaliyetinde bulunmakta veya özel kuruluşlarda çalışmakta olan öğretim üyelerinin, bu maddenin yayımı tarihinden itibaren üç ay içinde bu faaliyetlerini sona erdirmeleri gerektiği, bu süre içinde faaliyetlerini sona erdirmeyen öğretim üyelerinin üniversiteyle ilişiklerinin kesileceği yönünde düzenlemeye yer verilmiştir. Bu maddenin Anayasa Mahkemesinin 09/04/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/6 sayılı kararı ile esas hakkında karar verilinceye kadar yürürlüğü durdurulmuş ve akabinde Anayasa Mahkemesinin 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararı ile de iptaline karar verilmiştir.
Anılan karar; yargı kararları sonrası tam zamanlı çalışan öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilecekleri yönünde oluşan kanaat ve beklenti nedeniyle üniversite dışındaki serbest çalışmalarını planladıkları, ekonomik ve sosyal hayatlarını bu koşulları öngörmek suretiyle belirledikleri, var olan durumun devam edeceğine dair oluşan beklenti ve kanaate göre planladıkları faaliyet ve çalışmaları ile bunlar gereğince yaratılan hukuki durumlarını dava konusu kurallar gereğince sona erdirmek zorunda olmalarının hakkaniyete aykırı olduğu, öğretim üyelerinin bu statülerinin belli bir süre devam edeceğine ilişkin meşru bir beklentilerinin oluştuğu ve bu beklentinin hukuki güvenlik ilkesi gereğince korunması gerektiği, ayrıca kanun koyucunun aynı konuyla ilgili pek çok kanun çıkarmış olmasının da söz konusu öğretim üyelerinin hukuki durumları bakımından belirsizlik yarattığı, duraksamalara neden olduğu gerekçesine dayanmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihi öncesi dönemde açılmış ve muayenehane uygunluk belgesi alınarak serbest meslek faaliyetinde bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışanlara Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının gerekçesi bakımından hukuki güvenlik ilkesi uyarınca korunması gereken meşru bir beklentisi bulunduğundan muayenehane açma izni verilmesi gerektiği, bu haktan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinde yapılan ilk değişikliğin yayımlandığı tarih olan 30/01/2010 tarihinden 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihine kadar olan zaman aralığında mevzuatta yapılan değişiklikler sonucu yasal engel bulunduğundan dolayı muayenehanesini kapatarak faaliyetine son verenlerin veya çalıştığı özel sağlık kuruluşlarından ayrılanların yararlanabileceği, 30/01/2010 tarihinden önce kendi isteği ile muayenehanesini kapatan veya bu tarihten önce özel sağlık kuruluşlarında çalışması olanların yararlanmasının mümkün olmadığı, özel muayenehanesi bulunan varken veya özel sağlık kuruluşunda çalışırken 30/01/2010 tarihinden 18/01/2014 tarihine kadar yasal düzenlemeler sebebi ile bu çalışmasını sonlandıran veya muayenehanesini kapatanların Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının gerekçesi bakımından hukuki güvenlik ilkesi uyarınca korunması gereken meşru bir beklentisi bulunduğundan muayenehane açmalarına izin verilmesi gerektiği değerlendirmelerine de yer verilerek, öğretim üyesi olarak görev yapan ve 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi itibarıyla usulüne uygun olarak açılmış bir muayenehanesi bulunmayan davacının muayenehane işletmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmakla birlikte; Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsi geçen 07/11/2014 tarih ve E:2014/61, K:2014/166 sayılı kararının gerekçesi ile birlikte tüm hukuksal süreç değerlendirildiğinde; 2547 sayılı Kanun'un Anayasa Mahkemesince iptal edilen Geçici 64. maddesi, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerine ilişkin olduğundan, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihi itibarıyla meri mevzuata/usulüne uygun olarak muayenehane işletmekte olan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışan öğretim üyelerinin, Geçici 64. maddenin Anayasa Mahkemesince yürürlüğünün durdurulması ve akabinde iptali üzerine bu faaliyetlerine devam edebilecekleri sonucuna varılmaktadır.
Bununla birlikte, anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla muayenehanesi bulunmayan ya da özel bir sağlık kuruluşunda çalışmayan öğretim üyesi tabipler ise, Geçici 64. maddenin kapsamında olmadıklarından, bu alanda yapılan yeni düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olacaklardır. Buna göre de, anılan kişilerin 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihinden sonra serbest meslek icralarına hukuki olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan; davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan hizmet cetveli ile birlikte dava dosyasının incelenmesinden, davacının 30/10/2002 tarihinde … Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak göreve başladığı, 14/11/2007 tarihinde bu görevinden istifa ederek ayrıldığı, 06/02/2008 tarihinde uzman tabip olarak … Devlet Hastanesine açıktan atandığı, istifa ettiği 15/01/2014 tarihine kadar çeşitli devlet hastanelerinde uzman tabip olarak görev yaptığı, 24/01/2014 tarihinde … Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzman kadrosuna açıktan atandığı, 19/02/2015 tarihinde anılan fakültede yardımcı doçent kadrosuna, 04/09/2019 tarihinde doçent kadrosuna atandığı anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacı 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihine kadar geçen süreçte yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmamış, belli bir süre araştırma görevlisi olarak görev yaptıktan sonra açıktan atama yoluyla kamu hastanelerinde çalışmış, öğretim üyesi olarak çalışmaya 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra 19/02/2015 tarihinde başlamıştır.
Bu haliyle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan; 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihi öncesi dönemde açılmış ve muayenehane uygunluk belgesi alınarak serbest meslek faaliyetinde bulunan veya özel sağlık kuruluşlarında çalışanlara Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının gerekçesi bakımından hukuki güvenlik ilkesi uyarınca korunması gereken meşru bir beklentisi bulunduğundan muayenehane açma izni verilmesi gerektiği, bu haktan 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesinde yapılan ilk değişikliğin yayımlandığı tarih olan 30/01/2010 tarihinden 6514 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 18/01/2014 tarihine kadar olan zaman aralığında mevzuatta yapılan değişiklikler sonucu yasal engel bulunduğundan dolayı muayenehanesini kapatarak faaliyetine son verenlerin veya çalıştığı özel sağlık kuruluşlarından ayrılanların yararlanabileceği, 30/01/2010 tarihinden önce kendi isteği ile muayenehanesini kapatan veya bu tarihten önce özel sağlık kuruluşlarında çalışması olanların yararlanmasının mümkün olmadığı, özel muayenehanesi bulunan varken veya özel sağlık kuruluşunda çalışırken 30/01/2010 tarihinden 18/01/2014 tarihine kadar yasal düzenlemeler sebebi ile bu çalışmasını sonlandıran veya muayenehanesini kapatanların Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararının gerekçesi bakımından hukuki güvenlik ilkesi uyarınca korunması gereken meşru bir beklentisi bulunduğundan muayenehane açmalarına izin verilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme yerinde olmadığı gibi, 6514 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 18/01/2014 tarihine kadar ve anılan tarih itibarıyla yükseköğretim kurumunda öğretim üyesi olarak görev yapmayan, serbest meslek icra edebilmek bakımından öğretim üyesi olarak çalışmaya başladığı 19/02/2015 tarihinde yürürlükte olan düzenlemelere, yani 2547 sayılı Kanun'un 6514 sayılı Kanun'la değişik 36. maddesi hükmüne tabi olan davacının, muayenehane açmak suretiyle serbest meslek icra etmesine mevcut yasal düzenlemeler karşısında olanak bulunmadığından, davacının üniversitedeki görevinin yanında özel muayenehane açma ve çalıştırma izni verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davanın reddine ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2. Davanın reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.