T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/489
Karar No:2023/3256
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından,... Petrol unvanı ile işletilen LPG otogaz istasyonunda 20/10/2014 tarihinde yapılan denetimde mevzuatta aranılan nitelikleri haiz sorumlu müdür çalıştırılmadığının tespit edildiğinden bahisle, 76.142,00-TL idarî para cezası verilmesi ve otogaz bayilik lisansı kapsamındaki faaliyetlerinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararda; dava konusu Kurul kararının davacıya 76.142,00-TL idarî para cezası verilmesine yönelik kısmı bakımından yapılan incelemede; denetim tarihinde davacı tarafından sorumlu müdür çalıştırılmadığı ve sözleşme sunulamadığı hususlarının sabit ve ihtilâfsız olduğu, bu hususun 30/11/2017 tarihinde davalı idareye savunmasını sunan davacının da kabulünde olduğu, mevzuatta belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmediği anlaşıldığından, davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Dava konusu Kurul kararının davacının otogaz bayilik lisansı kapsamındaki faaliyetlerinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına yönelik kısmı bakımından yapılan incelemede; davacı tarafından denetim tarihi olan 20/10/2014 tarihinden sonra ve aykırı durumun otuz gün içinde giderilmesi gerektiğine ilişkin 23/10/2017 tarihli işlemin bildiriminden önce 24/10/2014 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle ve 12/11/2015 tarihinden itibaren 5 yıl süreyle geçerli olmak üzere akdedilmiş sorumlu müdür sözleşmelerinin sunulduğu, dolayısıyla denetimden sonra yapılan ihbara uygun şekil ve sürede bu husustaki mevzuata aykırılığı giderdiği görülmüş olup faaliyetin durdurulması yaptırımının uygulanabilmesi için bu husustaki aykırılığın giderilmesine yönelik ihbarda bulunulması mecburiyetine uyulması gerektiği, geçici durdurma yaptırımının esas amacı mevzuata aykırılığın giderilmesi olduğundan ve bu aykırılık da giderilmiş olduğundan denetim tarihinden önceki döneme ilişkin aykırılık gerekçesiyle faaliyetin durdurulamayacağı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının davacının otogaz bayilik lisansı kapsamındaki faaliyetlerinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin idarî para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, faaliyetin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin kısmı yönünden ise iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; Dairemizin 26/05/2021 tarih ve E:2020/3014, K:2021/1868 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda;
Dava konusu işlem davacının piyasa faaliyetinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; davalı idare tarafından davacıya gönderilen ... tarih ve ... sayılı savunma istem yazısında, mevzuata aykırılığın giderilip giderilmediği, soruşturmanın lehe sonuçlanması için yazılı savunma ile birlikte denetim tarihinden önceki bir tarihe ait meslek odasından alınan geçerli bir sorumlu müdür belgesinin, sorumlu müdür sertifikasının, sorumlu müdür sözleşmesinin ve varsa SGK dokümanlarının davalı idareye gönderilmesinin istendiği, denetim tarihinde yürürlükte olan Kanun kapsamında aykırılıkların giderilmemesi hâlinde geçici durdurma yaptırımı uygulanacak ise, bu yaptırım uygulanmadan önce ihbar yapılması gerektiği, ancak davacıya gönderilen savunma istem yazısında geçici durdurma yaptırımına yönelik herhangi bir bilgilendirme yapılmadığı, bu durumda, geçici durdurma yaptırımı uygulanmadan önce ihbar yapılması gerektiği açık olup, ihbar yapılmadan geçici durdurma yaptırımı uygulanmasının hukuka aykırı olduğu;
Dava konusu işlem idarî para cezasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde ise; 5307 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca alınan düzenleyici Kurul kararıyla niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiiller arasında sayılan sorumlu müdür belgesine sahip sorumlu müdür çalıştırılmaması fiili nedeniyle ihtarda bulunma şartının yerine getirilmesi ve lehe kanun niteliği taşıyan söz konusu kuralın davacıya da uygulanması zorunluluğu karşısında, dava konusu işlemin idarî para cezasına ilişkin kısmının da hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dava konusu işlemin davacının piyasa faaliyetinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, dava konusu işlemin idarî para cezasına ilişkin kısmı yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin bu kısım yönünden iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 7164 sayılı Kanun ile getirilen ihtar müessesesinin, Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce Kurul tarafından verilen kararlarda uygulanamayacağı, ilgili düzenlemenin davacı lehine bir durum yaratmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereği takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin birinci fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 330. maddesinde, vekil ile takip edilen davalarda mahkemece kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedileceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği kural altına alınmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddî hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının esası incelendiğinde;
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Bölge İdare Mahkemesi kararının vekâlet ücretine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Dosyanın incelenmesinden, ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin kısmen iptaline, davanın kısmen reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.075,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 2.075,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verildiği; davacı ve davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge İdare Mahkemesi'nce, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin davacının piyasa faaliyetinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına ve davanın reddine karar verildiği; söz konusu karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 26/05/2021 tarih ve E:2020/3014, K:2021/1868 sayılı kararıyla anılan kararın bozulduğu; Bölge İdare Mahkemesi'nce bozma kararına uyularak dava konusu işlemin davacının piyasa faaliyetinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, dava konusu işlemin idarî para cezasına ilişkin kısmı yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin bu kısım yönünden iptaline karar verildiği; ancak, bozma üzerine verilen kararda yeniden davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 3.110,00-TL vekâlet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Bölge İdare Mahkemesi'nce, bozma kararına uyularak verilen kararda davacı lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, mükerrer vekâlet ücreti ödenmesine sebep olacak şekilde davacı lehine ikinci defa vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Ancak, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "mahkeme, istinaf ve temyiz safhasına ait davacı tarafından yapılan toplam 888,75-TL yargılama giderlerinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL avukatlık ücretinin ise davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine," kısmının, "mahkeme, istinaf ve temyiz safhasına ait davacı tarafından yapılan toplam 888,75-TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, İdare Mahkemesi kararında davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddi, dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik dava konusu işlemin davacının piyasa faaliyetinin 30 gün süreyle geçici olarak durdurulmasına ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine, dava konusu işlemin idarî para cezasına ilişkin kısmı yönünden davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin bu kısım yönünden iptaline ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "mahkeme, istinaf ve temyiz safhasına ait davacı tarafından yapılan toplam 888,75-TL yargılama giderlerinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı işler için belirlenen 3.110,00-TL avukatlık ücretinin ise davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine," kısmının, "mahkeme, istinaf ve temyiz safhasına ait davacı tarafından yapılan toplam 888,75-TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, İdare Mahkemesi kararında davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekâlet ücretine hükmedilmemesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırılan toplam ...-TL harcın istemi hâlinde davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.