T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4903
Karar No:2023/864
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLLERİ: Av. … Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği (… İl Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İzmir ili, Güzelbahçe ilçesi, … Mahallesi'nde bulunan … ada, … parsel numaralı taşınmaz üzerinde yer alan kamu konutu niteliğindeki … Blok, … numaralı bağımsız bölümünün satışına ilişkin ihalenin davacı üzerinde bırakılmasına rağmen, kamu konutunda oturan müdahil tarafından öncelikli alım hakkı kullanıldığından bahisle, satışın davacı adına yapılmamasına dair İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 4. maddesi ile 385 sıra no'lu Milli Emlak Genel Tebliği'ne göre, kamu konutunda oturanların öncelikli hakkına sahip olabilmeleri için ihalenin yapıldığı tarihte kamu konutunun görev, sıra ve hizmet tahsisli ve kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş olması gerektiği, satış ihalesinin, varsa öncelikli alım hakkı ve sahibi belirtilmek suretiyle on beş iş günü içinde onaylanacağı, öncelikli alım hakkı bulunanlara, ihalenin onaylandığı tarihten itibaren beş iş günü içinde ihale bedelini ve ödeme koşullarını gösteren tebligat yapılacağı, tebligattan itibaren on beş gün içerisinde öncelikli alım hakkı sahibinin kamu konutunu satın almak istemesi ve süresi içerisinde satış bedelini peşin olarak ödemesi veya peşinatı ödeyerek taksitli satış sözleşmesini imzalaması hâlinde bu durumun en yüksek teklif veren istekliye bildirileceği, öncelikli alım hakkı sahibinin oturduğu kamu konutunun ihalesine katılması ve ihalenin başkası üzerinde kalması hâlinde satış işlemlerine yukarıda bahsedilen şekilde devam edileceği, başka bir anlatımla satışı yapılan kamu konutunda oturanların konutun ihalesine katılmış olmalarının öncelikli alım haklarını kullanmasına engel olmayacağı;
Uyuşmazlığa konu taşınmazda bulunan toplam 19 adet bağımsız bölümün satışının … tarih ve … sayılı Olur ile uygun görüldüğü, müdahilin oturduğu … Blok … numaralı bağımsız bölümün ihalesinin 4.300.000,00-TL bedelle davacının uhdesinde kaldığı, konutta oturan müdahilin öncelikli alım hakkına sahip olduğu noktasında ihtilaf bulunmadığı, ihalenin davacı üzerinde kalmasının akabinde 4706 sayılı Kanun ve anılan Tebliğ uyarınca davalı idarece konutun aynı şartlarda satın alınıp alınmayacağının öncelikli alım hakkı sahibi olan müdahile sorulduğu, ilgilinin öncelikli alım hakkını kullanması nedeniyle konutun 1.462.000,00-TL'lik kısmı peşin, geri kalan 2.838.000,00-TL'lik kısmı taksit olmak üzere satıldığı anlaşıldığından, dava konusu kamu konutunun öncelikli alım hakkını kullanması nedeniyle konutta oturan müdahile satılması nedeniyle konutun davacı adına satışının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ihale esnasında müdahilin ihaleden çekildiğini bildirdiği, bu bildirimden sonra 20'den fazla isteklinin teklif vermeye devam ettiği, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 47. maddesi uyarınca daha önce ihaleden çekilen müdahilin tekrar teklifte bulunamayacağı gibi, konutta oturması sebebine dayanarak öncelikli alım hakkına da sahip olmadığı, zira ihale esnasında salondan ayrılarak hem sözlü ve hem de fiili hareketiyle konutu almama iradesinin kullanıldığı, aksinin kabulü Kanun'un ruhuna ve özüne aykırılık teşkil edeceği, dolayısıyla usulüne uygun olarak yapılan ve en yüksek teklifi veren kendisi lehine sonuçlanan ihalenin konutta oturan müdahile tebliğ edilerek konutu alıp almayacağının sorulması ve kendileri adına tescilin yapılmamasının hukuka aykırı olduğu, 385 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'nin ihalenin yasal dayanağını oluşturan 2886 sayılı Kanun‘un 45. maddesine aykırılık teşkil ettiği, dava konusu işlemin "düzenli idare ilkesi", “hukuki istikrar ve güven ilkesi" ve "hukuki belirlilik ilkesi"ne aykırı olduğu, kamu konutunun konutta oturan kişiye zaten satılacağı ve ihalenin göstermelik yapıldığı izlenimi doğduğu ve bu nedenle idari işlemin sebep, konu, maksat ve şekil yönlerinden sakat olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, 385 sıra no'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 9. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca öncelikli alım hakkı sahibinin ikâmet ettiği kamu konutunun ihalesine girmesinde ve ihaleden çekilmesinde herhangi bir sakınca olmadığı, anılan Tebliğ'in 2. ve 3. maddeleri gereğince usul ve yasaya uygun olarak işlemin tesis edildiği, öncelikli alım hakkı sahibi müdahile yapılan satış işleminin yürürlükteki mevzuat çerçevesinde yapıldığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.