T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4917
Karar No : 2023/317
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. …
Huk. Müş. Av. …
DİĞER DAVALI : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Demiroğlu Bilim Üniversitesinde görev yapmakta olup, iç hastalıkları alanında ana dal, hematoloji alanında yan dal uzmanlığı bulunan davacı tarafından, Özel … Hastanesinde ana dalı olan iç hastalıkları uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle anılan hastanece yapılan başvurunun Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemine dayanılarak reddine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 19. maddesi uyarınca davacının isteminin reddine karar verilmiş ise de, her bir yan dal uzmanlık alanında ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde Bakanlıkça belirlenmiş bir sayının bulunmaması nedeniyle, davacının kanunla tanınan ve sahip olduğu uzmanlık dalında çalışma hakkını ortadan kaldıran dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davalı Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı … Bakanlığı tarafından, planlama hükümleri ve kamu ihtiyacı göz önünde bulundurularak Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararları ile belirlenmiş tarihler baz alınarak özel sağlık kuruluşlarında çalışmak isteyen hekimlerin taleplerinin değerlendirildiği, davacının talebinin anılan kararların kapsamına girmemesi sebebiyle ve kamu hastanelerinin eğitimci ihtiyacı dikkate alınarak reddedildiği, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Üye …'in, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, maddede sayılan davalar hakkında verilen kararların Danıştayda temyiz edilebileceğinin kurala bağlandığı, yan dal uzmanlığı bulunan davacının bir hastanede ana dalında çalışması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan iş bu davada verilen kararın 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi kapsamında olmadığı, bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesinin temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu ve temyizen incelenmesine hukukî olanak bulunmadığı oyuna karşılık, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğuna oy çokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı Sağlık Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY :
Davacı, Demiroğlu Bilim Üniversitesinde görev yapmakta olup, iç hastalıkları alanında ana dal, hematoloji alanında yan dal uzmanlığı bulunmaktadır.
Özel ... Hastanesi Mesul Müdürlüğünce, davacının anılan hastanede ana dalı olan iç hastalıkları uzmanlığı kadrosunda çalıştırılması istemiyle İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne başvuruda bulunulmuş, İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce, davacının ana dalında çalıştırılma talebinin Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 19. maddesi kapsamında değerlendirilmesi için başvuru dilekçesi Sağlık Bakanlığına iletilmiş, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile, "Özel Hastaneler Yönetmeliğinin 19. maddesi hükmü ile 25/04/2017 tarih ve 1168 sayılı Bakanlık Oluru ile yürürlüğe giren Kapasite Değerlendirme Komisyonu (KDK/2) toplantısı Prensip Kararları A/1/c 'Kamu Hastaneleri ve Üniversitelerden (Devlet veya Vakıf) 21/03/2014-17/09/2016 tarihleri arasında kurumu ile ilişiği kalmayan yan dal uzmanlarının bir defaya mahsus olmak üzere planlama kapsamındaki özel sağlık kuruluşlarının ana dal uzmanlık kadrolarında meri mevzuata uygun olmak kaydı ile çalışabilir.' kararı alındığı, talebin bu çerçevede değerlendirildiği, Kapasite Değerlendirme Komisyonu kararına göre 21/03/2014 tarihinden önce kamudan istifa eden hekimlerin ana dalında sürekli çalışabileceğine, 21/03/2014-17/09/2016 tarihleri arasında kamudan istifa eden hekimlerin bir defaya mahsus olmak üzere çalışabileceğine, 17/09/2016 tarihinden sonra kamudan istifa eden hekimlerin ana dalında çalışamayacaklarına karar verildiği, Bakanlığın SKYS kayıtları incelendiğinde Uzm. Dr. Deniz Gören Şahin'in 21/06/2017 tarihinde Sağlık Bakanlığı Eskişehir Devlet Hastanesinden ayrıldığı ve Demiroğlu Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalıştığının tespit edildiği, söz konusu hekimin ana dal uzmanlığında çalışma talebi KDK kararına göre değerlendirildiğinde; Özel ... Hastanesinin boş olan iç hastalıkları kadrosunda çalışma talebinin uygun bulunmadığı" hususunun İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, söz konusu başvurunun reddine yönelik İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi tesis edilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle görülen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 12. maddesi 2. fıkrasında; tabipler, diş tabipleri ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olanların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28. maddesi, 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu'nun ek 27. maddesi, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi ile 2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanunu'nun 32. maddesi saklı kalmak kaydıyla, maddede sayılan sağlık kurum ve kuruluşlarında mesleklerini icra edebilecekleri düzenlenmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36. maddesi 7. fıkrasında ise; "Tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanları, kanunlarda belirtilen hâller dışında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 28 inci maddesi hükmüne tabidir. Ancak bunlardan profesör ve doçent kadrosunda olanlar, her bir anabilim dalındaki kadrolu profesör ve doçent sayısının yüzde 50’sini geçmemek, bir yıla kadar kurumsal sözleşme yapılmak ve geliri üniversite döner sermayesi hesabına kaydedilmek şartıyla ve ilgilinin muvafakati ile mesai dışında özel hastaneler veya vakıf üniversitesi hastanelerinde çalıştırılabilir. Bu şekilde çalıştırılabileceklerin hesabında küsurat dikkate alınmaz ve çalıştırılacak öğretim üyeleri, Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek yüzde 50’si uygulama, yüzde 50’si de akademik faaliyetlerinden oluşacak önceki yılın performans kriterlerine göre belirlenir. Bu fıkra kapsamında çalıştırılan öğretim üyeleri;
a) Aynı anda birden fazla sözleşme ile çalıştırılamaz.
b) Aylık sözleşme ücretleri, mesai dışı toplam tavan ek ödeme brüt tutarından az olamaz.
c) Altıncı fıkrada sayılan idari görevlerde bulunamaz.
ç) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde ilave ücret alınmak suretiyle hizmet veremez.
d) İlgili mevzuata ve sözleşme hükümlerine aykırı davranmaları hâlinde, idari ve disiplin sorumlulukları saklı kalmak kaydıyla bir yıl, üç yıl içinde tekerrüründe beş yıl süreyle bu kapsamda çalıştırılamaz." hükmü yer almaktadır.
27/03/2002 tarih ve 24708 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin (dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle) 19. maddesinin 2. fıkrasında, "Çalışanların işten ayrılışları, en geç beş iş günü içinde müdürlüğe bildirilir ve çalışma belgesi iptal edilir. Ayrılanın yerine aynı uzmanlık dalında hekim başlatılabilir, ancak yan dal uzmanlığı bulunanlar Bakanlığın uygun görüşü ile anadalda başlatılabilir. Bakanlık yan dal değerlendirmesini her bir yan dal uzmanlık alanında, ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde yan dal uzmanı bulunup bulunmadığı çerçevesinde yapar. Başlatılacak personel için mesul müdür tarafından personel çalışma belgesi düzenlenerek müdürlüğe en geç beş iş günü içinde onaylatılır. Ayrılanın yerine başlayış dışındaki her türlü personel başlayışlarında ise, öncelikle mesul müdür tarafından başlayacak personele çalışma belgesi düzenlenerek müdürlüğe onaylatılır ve çalışma belgesi onaylandığı tarihten itibaren personel hastanede çalışabilir." yönünde; Ek 5. maddesi 1. fıkrası (e) bendi (4) numaralı alt bendinde, "(Değişik:RG-28/9/2019-30902) Özel hastaneler, tabip ve diş tabibi kadro sayıları için ayrı ayrı hesaplanmak şartıyla ve bu kadro sayılarının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentleri 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 36 ncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamında üniversite ile sözleşme yaparak özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunda çalıştırabilir." yönünde; aynı fıkranın (o) bendinde, "(Ek:RG-21/3/2014-28948) (Değişik:RG-28/9/2019-30902) Vakıf üniversitesi kadrosunda bulunan tıp ve diş hekimliği fakülteleri öğretim üyelerinin üniversite hastanesi ve işbirliği yapılan özel hastane dışında görev alması, 1219 sayılı Kanunun 12 nci maddesi ve 2547 sayılı Kanunun 36 ncı maddesi hükümlerine tabidir. Ancak bu maddede düzenlenen istisnai çalışma halleri hariç hangi usulle olursa olsun özel hastaneler ruhsatlarında belirtilen uzman hekim kadrosu dışında uzman hekim çalıştıramaz." yönünde düzenlemeye yer verilmiştir.
Ayrıca, vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerin işbirliğine yönelik olarak 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun ek 15. maddesinde, "Tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri; tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir. İlgili üniversite ve özel hastanenin yetkili makamları arasında işbirliği protokolü imzalanır ve Sağlık Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulunun onayıyla uygulamaya konulur.
İşbirliği yapılan özel hastane, üniversite için sağlık uygulama ve araştırma merkezi kabul edilir. Burada fiilen görev yapacak olan üniversite öğretim elemanları, ilgili dekan ve hastane yöneticisinin talebi üzerine rektör tarafından görevlendirilir. Görevlendirilen üniversite personeline kendi mevzuatı uygulanır. İşbirliği yapılan özel hastane, öğretim üyelerinin faaliyetleri ve üniversitenin eğitim ve araştırma işlevleri dışında kendi mevzuatına tabi olmaya devam eder.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı hususa yönelik olarak Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin "Vakıf üniversitelerine ait hastaneler ve vakıf üniversiteleri ile özel hastane işbirliği" başlıklı Ek 8. maddesinde de, " ... Tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler; tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak hastanesi bulunmayan veya hastanesinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversiteleri ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilir.
Vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapan özel hastanelere üniversiteden görevlendirilecek doçent ve profesör unvanlı öğretim üyeleri için hastanenin ruhsatında kayıtlı mevcut uzman hekim kadroları kullanılmak zorundadır. Hastane uzman hekim kadrosunun YÖK tarafından belirlenen asgari eğitim standardı için yetersiz olması halinde hastane, kendi kadrosunda bulunan başka bir uzmanlık dalı kadrosunu Bakanlık ile becayiş yoluyla değiştirerek asgari eğitim standardını sağlayabilir. İşbirliği protokolü kapsamında hastaneye planlamadan istisna uzman hekim kadrosu, tıbbi hizmet birimi ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz verilmez. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten önce vakıf üniversitesi ile işbirliği protokolü bulunan hastanelere Bakanlıkça planlamadan istisna olarak verilmiş bulunan uzman hekim kadroları ve uzmanlık dallarının gerektirdiği tıbbi hizmet birimleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihazlar protokol süresinin bitiş tarihinde herhangi bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Ancak, protokolün bitmesine iki yıldan az süre kalmış hastanelerin iptal işlemleri bu Yönetmeliğin yayımlandığı tarihten itibaren ikinci yılın sonunda uygulanır.
..." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi 7. fıkrası ile, tabip, diş tabibi ve tıpta uzmanlık mevzuatına göre uzman olan öğretim elemanlarından profesör ve doçent kadrosunda olanların, maddede belirlenen kriterler çerçevesinde muvafakatleri ile kurumsal sözleşme yapılarak mesai saatleri dışında özel hastanelerde çalıştırılabilmelerine; 3359 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesiyle de, tıp ve/veya diş hekimliği fakültesi bulunan ancak sağlık uygulama ve araştırma merkezi bulunmayan veya sağlık uygulama ve araştırma merkezinde yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunmayan vakıf üniversitelerinin, tıp ve diş hekimliğinde lisans eğitimi, tıp, diş hekimliği ve eczacılıkta uzmanlık eğitimi ile araştırma faaliyetleri için yeterli kapasite ve eğitim altyapısı bulunan özel hastaneler ile bütçeleri ayrı olmak şartıyla işbirliği yapabilmelerine ve vakıf üniversitesindeki öğretim elemanlarının işbirliği kapsamında özel hastanelerde görevlendirilmelerine olanak sağlanmıştır.
Yine, Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 2. fıkrasında, yan dal uzmanlığı bulunan hekimlerin Bakanlığın uygun görüşü ile ana dallarında çalışabileceği, Bakanlığın yan dal değerlendirmesini "her bir yan dal uzmanlık alanında, ülkedeki ve ildeki eğitim kurumlarının tıpta uzmanlık eğitimini sağlayacak şekilde yan dal uzmanı bulunup bulunmadığı" çerçevesinde yapacağı belirtilmiş; Ek 5. maddesi 1. fıkrası (e) bendi (4) numaralı alt bendinde, özel hastanenin kadro sayısının yüzde yirmisini geçmemek üzere belirlenen sayıda profesör ve doçentin 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesinin 7. fıkrası kapsamında üniversite ile yapılacak kurumsal sözleşme çerçevesinde özel hastanelerde çalıştırılabilmeleri, özel hastanenin boş uzman hekim kadrosunun bulunması şartına bağlanmış; aynı fıkranın (o) bendinde, vakıf üniversitesi kadrosunda bulunan tıp ve diş hekimliği fakülteleri öğretim üyelerinin üniversite hastanesi ve işbirliği yapılan özel hastane dışında görev almasının, 1219 sayılı Kanun'un 12. maddesi ile 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi hükümlerine tabi olduğu, anılan maddede düzenlenen istisnai çalışma halleri hariç olmak üzere hangi usulle olursa olsun özel hastanelerin ruhsatlarında belirtilen uzman hekim kadrosu dışında uzman hekim çalıştıramayacağı belirtilmiş; Ek 8. maddesinde de, vakıf üniversiteleri ile işbirliği yapan özel hastanelere üniversiteden görevlendirilecek doçent ve profesör unvanlı öğretim üyeleri için hastanenin ruhsatında kayıtlı mevcut uzman hekim kadrolarının kullanılmasının zorunlu olduğu, hastane uzman hekim kadrosunun eğitim standardı için yetersiz olması halinde hastanenin, kendi kadrosunda bulunan başka bir uzmanlık dalı kadrosunu Bakanlık ile becayiş yoluyla değiştirerek asgari eğitim standardını sağlayabileceği kuralına yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, yan dal uzmanlığı bulunan bir hekimin ana dalında çalışmasına ilişkin yapılacak değerlendirmenin yanı sıra, vakıf üniversitesinin tıp ve/veya diş hekimliği fakültesinde görev yapan profesör ve doçent unvanlı öğretim üyelerinin, bir özel hastanede çalışabilmesi, 2547 sayılı Kanun'un 36. maddesi 7. fıkrası kapsamında, üniversite ile özel hastane arasında yapılacak kurumsal sözleşme ile ya da 3359 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesi kapsamında, vakıf üniversitesi ile özel hastane arasındaki işbirliği kapsamında özel hastanede görevlendirilmeleri suretiyle mümkündür.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının, Demiroğlu Bilim Üniversitesinde görev yaptığı ve iç hastalıkları alanında ana dal, hematoloji alanında yan dal uzmanlığının bulunduğu, dava konusu işleme esas başvuru dilekçesi dosya kapsamında bulunmamakla birlikte, dava konusu işleme anılan Üniversite ile kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolü imzalandığına yönelik herhangi bir hususun belirtilmediği, dava dilekçesinde ise Üniversite ile işbirliği bulunan özel hastanede davacının çalışmasına izin verilmediği iddiasına yer verildiği, dilekçeye özel hastane ile davacı arasında imzalanan "Asgari Süreli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi"nin eklendiği, bu sözleşmede de, Üniversite ile işbirliği yapılmış ve yapılacak hastanelerde çalışmaya yönelik maddelerin bulunduğu, ayrıca davacının görev yaptığı Demiroğlu Bilim Üniversitesinin resmi internet sitesine bakıldığında, davacının Tıp Fakültesinin Hematoji Bilim Dalında doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yaptığı görülmektedir.
Bu haliyle, davacının Vakıf Üniversitesinde hangi statüde ve hangi unvanla (profesör, doçent, uzman tabip gibi) çalıştığı, görev yaptığı Vakıf Üniversitesi ile Özel ... Hastanesi arasında kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolü imzalanıp imzalanmadığı ve özel hastanede hangi kapsamda (kurumsal sözleşme, işbirliği, bireysel sözleşme gibi) çalıştırılmak istendiği hususu dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle bu hususların açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Zira, davacının başvuru tarihi itibarıyla vakıf üniversitesi tıp fakültesinde doçent veya profesörün unvanı ile öğretim üyesi olarak çalıştığının kabulü halinde; hekimin, tıp ve/veya diş hekimliği fakültesinde profesör veya doçent unvanlı öğretim üyesi olup, anılan özel hastanede çalışma isteminin temelinde, kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolünün bulunması halinde, vakıf üniversitesinde profesör ve doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan uzman tabibe Kanun ve Yönetmelik ile verilmiş olan kurumsal sözleşme ve/veya işbirliği protokolü ile çalışma hakkını, Kapasite Değerlendirme Komisyonu Prensip Kararları çerçevesinde belli bir tarih aralığında istifa etmiş olma şartına bağlayan, böylece de tabibin çalışma hakkını 2547 sayılı Kanun ve Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin yukarıda yer verilen hükümlerindeki sınırlamaların ötesinde engelleyen dava konusu işlem, hukuka aykırı olacaktır. Hekimin, tıp ve/veya diş hekimliği fakültesinde profesör veya doçent unvanlı öğretim üyesi olup, uyuşmazlık konusu istemin temelinde kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolünün bulunmaması halinde, vakıf üniversitesinde profesör veya doçent unvanı ile öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan ve bu görevinden ayrılarak özel hastanede çalıştırılmak istendiği yönünde bir beyanı da olmadığı anlaşılan hekimin, bireysel sözleşme ile özel hastanede çalışması mümkün olmadığından dava konusu işlem hukuka uygun olacaktır.
Bu nedenle, Bölge İdare Mahkemesince, öncelikle hekimin Vakıf Üniversitesi bünyesinde hangi statüde hangi unvanla çalıştığının, profesör veya doçent unvanı ile öğretim üyesi olması halinde görev yaptığı Üniversite ile ... Hastanesi arasında kurumsal sözleşme veya işbirliği protokolü bulunup bulunmadığının ve hangi kapsamda özel hastanede çalıştırılmak istendiğinin araştırılması ve sonucuna göre ilgili mevzuatı çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, eksik inceleme sonucu verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı … Bakanlığının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davalı … Bakanlığı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 08/02/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.