T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5003
Karar No : 2023/6423
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı - ANKARA
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Dilovası İlçesi, ... Kısım, … Mahallesi, … caddesi, No:… adresindeki işletmede bulunan vidanjörlerin DOSB atıksu bacasına tehlikeli atık bıraktığı, ve vidanjörlerin tehlikeli atık taşıma belgesinin olmadığından bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi ve ikinci fıkrası uyarınca 902.568,00-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve E…. sayılı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kararı ile bu kararın tebliğine ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, kamera kayıtları, fotoğraflar ve 16/10/2019 tarihinde yapılan denetim neticesinde düzenlenen tutanakta yer verilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait işyerinde bulunan vidanjörlerdeki tehlikeli atıkların DOSB atık su bacasına döküldüğü, bu hususun usulüne uygun yapılan denetimde tespit edildiği görüldüğünden, davacıya para cezası verilmesine ilişkin işlem ile bu işlemin tebliğine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, işletmelerinde atık toplama dışında büyük araçların bakım onarım gibi işlemlerinin de yapıldığı, ... plakalı vidanjörün ... Kimya isimli işletmede temizlik yaptıktan sonra geri döndüğü, vidanjörlerde temizlik yapılsa dahi dalgakıran denilen bölümlerde yaklaşık 50 kg civarında atık kaldığı, numunelerin de bu bölümden alındığı, tehlikeli atık taşıma yapılmadığı, ayrıca bütün Dilovası İlçesini kaplayan yoğun kokunun boş bir vidanjörden kaynaklanmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Kocaeli İli, Dilovası İlçesi, … Kısım, … Mahallesi, … caddesi, No:… adresindeki işletmede bulunan vidanjörlerin DOSB atıksu bacasına tehlikeli atık bıraktığı, ve vidanjörlerin tehlikeli atık taşıma belgesinin olmadığından bahisle 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi ve ikinci fıkrası uyarınca 902.568,00-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve E.... sayılı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kararı ile bu kararın tebliğine ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; ''Atık: Herhangi bir faaliyet sonucunda oluşan, çevreye atılan veya bırakılan her türlü maddeyi'' "Tehlikeli Atık" ise; Fiziksel, kimyasal ve/veya biyolojik yönden olumsuz etki yaparak ekolojik denge ile insan ve diğer canlıların doğal yapılarının bozulmasına neden olan atıklar ve bu atıklarla kirlenmiş maddeleri ifade edeceği, "Kirletme Yasağı" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında; ''Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, ilgili yönetmeliklerde belirlenen standartlara ve yöntemlere aykırı olarak doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.'' tanımına, ''İdari nitelikli para cezaları'' başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasının (v) bendinde de; ''Bu Kanunda ve yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak tehlikeli atıkları toplayan, ayıran, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, yeniden kullanan, taşıyan, ambalajlayan, etiketleyen, bertaraf eden ve ömrü dolan tehlikeli atık bertaraf tesislerini kurallara uygun olarak kapatmayanlara 100.000 Türk Lirasından 1.000.000 Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir." hükmüne, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, ''Bu maddenin (k), (l), (r), (s), (t), (u), (v) ve (y) bentlerinde öngörülen idarî para cezaları kurum, kuruluş ve işletmelere üç katı olarak verilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, 2872 sayılı Çevre Kanununda ve yönetmeliklerde öngörülen yasaklara veya sınırlamalara aykırı olarak tehlikeli atıkları toplayan, ayıran, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, yeniden kullanan, taşıyan, ambalajlayan, etiketleyen, bertaraf eden ve ömrü dolan tehlikeli atık bertaraf tesislerini kurallara uygun olarak kapatmayanların "Kurum, kuruluş ve işletme olmaları halinde" verilecek para cezasının 3 katı olarak uygulanacağı hükmü getirilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Dilovası İlçesi genelinde hissedilen ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne intikal eden koku şikayeti üzerine 16/10/2019 tarihinde Kocaeli İli, Dilovası İlçesi, ... Kısım … Mahallesi, … caddesi, No:… adresindeki kanalizasyon faaliyetlerinde bulunan iş yerinde yapılan denetimde; davacıya ait işyerinde park halinde bulunan ... ve ... plakalı vidanjörlerin içinde sıvı olduğu, söz konusu vidanjörlerden ve tesise ait ve tesis sahası içinde yer alan DOSB atık su bacasından numuneler alındığı, alınan numunelerin TÜBİTAK-MAM'a gönderildiği, söz konusu araçların atık taşıma lisanslarının olmadığı, vidanjörlerin davacıya ait olduğu ve işletmenin ... Taşımacılık İnş. San. Ltd. Şti tarafından davacıya kiralandığı hususlarının tutanak altına alındığı, 16/10/2019 tarihli tutanakta denetlenen kişinin ve tesis yetkilisinin ... olduğunun belirtildiği, yapılan analizler sonucunda ... plakalı vidanjörden alınan numune ile DOSB atık su bacasından alınan numunenin tehlikeli atık olduğunun tespit edilmesi üzerine de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün … tarih ve E.... sayılı kararı ile 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (v) bendi ve ikinci fıkrası uyarınca 902.568,00-TL para cezası verildiği, idari yaptırım karar tutanağında; "kabahati işleyen gerçek kişi" olarak davacı ... belirtilmesine rağmen, yine aynı tutanakta "... unvanlı işletme" değerlendirilmesi yapılarak 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında idari para cezasının gerekçelendirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, "..." unvanlı bir işletme olup olmadığı, para cezasının gerçek kişiye verilip verilmediği, gerçek kişiye verilmesi halinde üç katı uygulamasının mevzuata aykırı olacağı hususlarının yapılacak araştırma sonucuna göre değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Davacı tarafından temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının aynen onanması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyoruz.